İZMİR HABERLERİ

İzmir'in bu bölgesinde yaşayanlar dikkat: Sel riski en yüksek bölge belli oldu

Ege'nin incisi İzmir, çarpık kentleşme ve altyapı sorunları nedeniyle yağan her şiddetli yağmurda sel manzaralarına sahne olan bir şehir. Tarihi Kemeraltı Çarşısı veya Buca gibi bölgeler su baskınlarıyla anılsa da, iklim krizinin ve oşinografik (deniz bilimi) verilerin ışığında İzmir'in sel riskine en yatkın, en tehlikeli ve en karmaşık ilçesi Karşıyaka olarak öne çıkıyor. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Karşıyaka'yı, özellikle de Mavişehir ve Yalı mahallelerini bu listenin zirvesine taşıyan şey ise, ilçenin sadece gökyüzünden yağan yağmurla değil, aynı zamanda doğrudan deniz suyunun işgaliyle (kıyı taşkını) boğuşmak zorunda kalmasıdır.

LODOS FIRTINASI VE SAĞANAK YAĞIŞIN YARATTIĞI KORKUTUCU KOMBİNASYON

Karşıyaka'nın sahil şeridini bir felaket bölgesine çeviren asıl tehlike, Ege Denizi'nde kopan şiddetli Lodos fırtınaları ile kuvvetli sağanak yağışların aynı gün içerisine denk gelmesidir. İzmir Körfezi'nin yapısı gereği, saatte hızı 80-90 kilometreyi bulan Lodos rüzgarları tonlarca ağırlığındaki deniz suyunu adeta bir duvar gibi Karşıyaka sahiline doğru iter. Denizin kabarması (storm surge) sonucu su seviyesi bir metreden fazla yükselir. Tam bu esnada gökyüzünden yağan şiddetli yağmur sularının denize dökülmesi gereken drenaj kanalları, yükselen deniz seviyesinin altında kalır. Suyun denize deşarj olamaması bir yana, dev dalgalar rögarlardan ve kanallardan tersine bir basınç yaparak sokaklara, lüks sitelerin bahçelerine ve kapalı otoparklara tuzlu deniz suyu olarak fışkırır.

DOLGU ALANLAR ÜZERİNE KURULU LÜKS SİTELER DENİZE TESLİM OLUYOR

Mavişehir gibi bölgelerin deniz seviyesinde, hatta yer yer deniz seviyesinin sıfır noktasının dahi altında kalacak şekilde tamamen "dolgu zeminler" üzerine inşa edilmiş olması, Karşıyaka'nın en büyük kentleşme hatasıdır. Yıllar önce bataklık ve sazlık olan alanların kurutulup üzerine devasa gökdelenlerin dikilmesi, doğanın kendi sınırlarını geri almak istemesiyle sonuçlanıyor. Küresel ısınma nedeniyle deniz seviyelerindeki milimetrik ama istikrarlı yükseliş, Karşıyaka'daki kıyı taşkınlarını artık 10 yılda bir görülen bir afet olmaktan çıkarıp, her kış birkaç kez yaşanan rutin bir kabusa dönüştürmüştür. Deniz suyu araçları hurdaya çevirmekte, binaların temellerindeki demirleri paslandırarak (korozyon) yapı güvenliğini de uzun vadede tehdit etmektedir.

KÜRESEL ISINMA TEHDİDİNE KARŞI BÜYÜK BARİYER VE POMPA SİSTEMLERİ ŞART

İzmir için alarm zillerinin çok yüksek sesle çaldığını belirten bilim insanları, Karşıyaka sahilinin kaderine terk edilemeyeceğini söylüyor. Sadece yağmur suyu hatlarını yenilemenin bu kıyı taşkınlarını durdurmaya yetmeyeceği aşikar. Hollanda veya Venedik örneğinde olduğu gibi, sahil şeridi boyunca deniz suyunun karaya geçişini engelleyecek devasa ve estetik yeraltı bariyerlerinin (setlerin) inşa edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda, deniz kabardığında şehirde biriken yağmur suyunu zorla denize basacak dev kapasiteli terfi istasyonlarının ve dev pompaların acilen devreye sokulması, Karşıyaka'nın geleceği için hayati bir zorunluluk haline gelmiş durumda.