İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) son 7 yılda resmen proje yağdırdı. Araştırma temelli 364 projeye imza atan İEÜ’de yapay zeka, teknoloji ve üniversite-sanayi iş birliğini merkeze alan projelerin toplam bütçesi ise 2.7 milyar liraya ulaştı. Birçok farklı alanda 73 patent başvurusu yapılırken, TÜBİTAK desteğiyle kurulan teknogirişim şirketi sayısında ise İzmir’de 2, Türkiye çapında ise 12’nci oldu. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, "Üniversitemizin bölgesel ve ulusal inovasyon ekosistemindeki öncü rolünü daha da güçlendireceğiz" dedi.
Çeyrek asırdır başarısını sürdürüyor
Eğitim yolculuğunda 25 yılı geride bırakan ve Ege’nin ilk vakıf üniversitesi olarak 14 Nisan 2001’de kurulan İEÜ, İngiltere merkezli yükseköğretim değerlendirme platformlarından Times Higher Education verilerine göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve İklim Eylemi kategorilerinde dünyanın en iyi 300 üniversitesi arasında. Yükseköğretimin Oscar’ı olarak anılan THE Awards Asia’da ise, ‘Çevresel Liderliğe Üstün Katkı’ kategorisinde birinciliğe adını yazdıran Ekonomi, araştırma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla İzmir genelinde son bir yılda 27 etkinlik aracılığıyla bin 65 katılımcıya doğrudan erişim sağladı.
“Küreselde de dikkatle takip ediliyor”
Eğitimi, araştırmayı, girişimciliği ve toplumsal katkıyı, birbirini besleyen bütüncül bir gelişim modeli olarak gördüklerinin altını çizerek açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Biresselioğlu, "Üniversitemizde üretilen bilgi, laboratuvarlarda ya da akademik yayınlarda sınırlı kalmadı. Teknolojiye, sanayiye, ekonomiye ve toplumun ihtiyaç duyduğu çözüm alanlarına doğrudan yansıdı. Araştırma temelli projelerde elde ettiğimiz güçlü performans, patent başvurularımız, teknogirişim şirketlerimiz ve uluslararası değerlendirme kuruluşlarından aldığımız başarılı sonuçlar, üniversitemizin ulusal ve küresel ölçekte dikkatle takip edildiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
“Etki alanımızı genişleteceğiz”
“Araştırma kültürünü üniversitemizin tüm birimlerine yaymaya, öğrencilerimizin yenilikçi fikirlerini erken aşamadan itibaren desteklemeye ve akademisyenlerimizin bilimsel üretimlerini toplumsal faydaya dönüştürecek mekanizmaları güçlendirmeye büyük önem veriyoruz” mesajı da veren Biresselioğlu, “Üniversite olarak ürettiği bilgiyi girişime, patente, teknolojiye ve istihdama dönüştüren bir yapı inşa ediyoruz. Son yıllardaki hızlı yükselişimiz; doğru stratejik planlamanın, güçlü akademik kadronun, öğrencilerimizin dinamizminin, sektörle kurduğumuz yakın iş birliklerinin ve yenilikçiliği merkeze alan kurumsal kültürümüzün doğal bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu ivmeyi artırarak sürdüreceğiz. İzmir’den Türkiye’ye, Türkiye’den dünyaya uzanan etki alanımızı daha da genişleteceğiz” diye konuştu.