İZMİR HABERLERİ

İzmir'deki tahliye krizinde AK Partili Kırkpınar'dan açıklama: "Gerçekler nettir, sonuç uygulanmıştır"

AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, İzmir’deki tahliye krizine ilişkin yaptığı açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni kesinleşmiş mahkeme kararlarını yok saymakla ve "mağduriyet edebiyatı" yapmakla suçladı. Dört ayrı yargı kararıyla binanın hak sahibine teslim edildiğini belirten Kırkpınar, yerel yönetimin başarısızlıklarını örtmek için suni gündemler yarattığını ve İzmir'in trafik, su, altyapı gibi gerçek sorunlarının çözüm beklediğini vurguladı.

Abone Ol

Son Mühür- İzmir'de kamuoyunun gündemini meşgul eden tahliye süreciyle ilgili AK Parti cephesinden çok sert bir açıklama geldi. AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, yürütülen tartışmalara ve sergilenen tutumlara yönelik yaptığı değerlendirmede, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yargı kararlarını görmezden geldiğini ve suni bir mağduriyet algısı oluşturmaya çalıştığını savundu. Kırkpınar, hukuki sürecin kesinleştiğini vurgulayarak, "İzmir'in hakkı olan, yine İzmirliye teslim edilmiştir" ifadelerini kullandı.

"Yargı kararları işinize gelince hukuk, gelmeyince yok sayılıyor"

Milletvekili Yaşar Kırkpınar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yönetim anlayışını eleştirerek, tahliye süreci üzerinden bir manipülasyon yürütüldüğünü öne sürdü. Kırkpınar, yerel yönetimin yargı kararları karşısındaki tutarsızlığına dikkat çekerek, "Kararlar lehinize olduğunda 'hukuk işliyor' diyorsunuz, aleyhinize bir sonuç çıktığında ise yok saymaya kalkıyorsunuz. Böyle bir yönetim anlayışı kabul edilemez" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Tahliye sürecinin dört ayrı mahkeme kararıyla kesinleştiğinin altını çizen Kırkpınar, Anayasa’nın 138. maddesini hatırlatarak, mahkeme ilamlarının geciktirilmeksizin uygulanmak zorunda olduğunu, buna rağmen kamuoyunun kasten yanıltıldığını savundu.

"Bilinçli bir mağduriyet senaryosu kurgulandı"

Binaların tahliye süresinin dolmasına rağmen boşaltılmamasının siyasi bir tercih olduğunu ifade eden AK Partili Kırkpınar, belediyenin bu tabloyu bilerek oluşturduğunu iddia etti. Sürecin başından beri net olduğunu söyleyen Kırkpınar, "Binaların boşaltılması gerektiğini bildiğiniz halde beklediniz. Buradaki asıl amaç hizmet üretmek değil, demagoji yaparak bir mağduriyet algısı inşa etmektir. Ancak dün söylediklerinizle bugün yaptıklarınız arasındaki çelişkiyi tüm şehir görüyor. Bu tutarsız siyasetin artık kimseyi ikna etme gücü kalmamıştır" değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu yapının bugün itibarıyla mahkeme kararı doğrultusunda tahliye edilerek asıl hak sahibine devredildiğini belirten Kırkpınar, İstanbul merkezli bir vakıf üniversitesine devir girişimlerinin de bu sayede sonuçsuz kaldığını ifade etti.

"İzmir bahane değil, çözüm ve hizmet bekliyor"

Açıklamasında İzmir’in birikmiş sorunlarına da değinen Yaşar Kırkpınar, yerel yönetimi asıl gündemden kaçmakla suçladı. İzmir’in trafikten altyapıya, su sorunundan çöp dağlarına kadar pek çok kronik problemle boğuştuğunu hatırlatan Kırkpınar, "Devasa bütçeleri yönetmenize rağmen şehrin temel ihtiyaçlarını karşılayamadınız. Sahte tartışmalar ve algı operasyonlarıyla başarısızlıklarınızı örtbas edemezsiniz. İzmirli sizden mazeret üretmenizi değil, hizmet üretmenizi bekliyor" dedi. Sürece dahil olan CHP’li milletvekillerini de eleştiren Kırkpınar, gerçekleri bildikleri halde bu manipülasyona ortak olmalarının kabul edilemez olduğunu belirterek; kararın kesin, sonucun ise hukuka uygun şekilde uygulandığını vurguladı.