Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM), kentin kültürel mirasına ışık tutan çok özel bir projeyi daha İzmirlilerle buluşturuyor. “Cumhuriyet’in İlk Yıllarında İzmir’de Ramazan Kültürü” temasıyla hazırlanan sergi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hizmet Binası’nda 27 Şubat itibarıyla kapılarını açtı. Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü’nün titiz çalışmalarıyla şekillenen bu sergi, 23 Mart 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini kentin nostaljik maneviyatında ağırlamaya devam edecek. Osmanlı İmparatorluğu’ndan modern Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş evresindeki ramazan atmosferini merkezine alan organizasyon, İzmir’in toplumsal hafızasını yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Kemeraltı’ndan Basmane’ye uzanan eğlence ve kültür durakları
Serginin ana ekseni, eski İzmir’in iftar sonrası büründüğü o canlı ve çok sesli sosyal yaşamı yansıtıyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’ndan Basmane’ye uzanan sokakların ramazan heyecanı; Karagöz-Hacivat gösterileri, meddahların büyüleyici anlatıları ve ortaoyunlarının neşesiyle koleksiyonda hayat buluyor. Özellikle Tilkilik kahvehanelerindeki derin sohbetler ve sahur vaktine kadar kesilmeyen eğlenceler, kentin deniz kokan gecelerinin nasıl birer şölene dönüştüğünü belgeliyor. Bu bölüm, ziyaretçilere sadece bir takvim ayını değil, bir kentin yüzyıllar içinde harmanladığı özgün yaşam tarzını ve komşuluk hukukunu yeniden hatırlatıyor.
Cumhuriyet modernleşmesi ve dayanışmanın sosyal yüzü
Serginin bir diğer önemli odağını ise Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte ramazan geleneklerinin evrildiği modern toplumsal yapı oluşturuyor. Halkevleri bünyesinde gerçekleştirilen konserler, tiyatro oyunları ve geniş katılımlı bayram hazırlıkları, dönemin dayanışma ruhunu en saf haliyle gözler önüne seriyor. Mezarlıkbaşı, İkiçeşmelik ve At Pazarı gibi kentin ikonik meydanlarında kurulan bayram yerleri; macuncuların, helvacıların ve maniler eşliğinde coşan halkın görüntüleriyle adeta bir zaman makinesi etkisi yaratıyor. Dönemin tanıklarının ifadeleri ve gazete kupürleri, ramazanın o yıllarda sadece dini bir ibadet değil, aynı zamanda ulusal bir kenetlenme vesilesi olduğunu da kanıtlıyor.
Arşivlerin tozlu sayfalarından nadide tanıklıklar
Ziyaretçiler, sergi alanında sadece görsel bir anlatıyla değil, dokunsal ve yazılı tarihin en nadide örnekleriyle karşılaşıyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarından biri olan ve sadece bayram dönemlerinde okuyucuyla buluşan Hilal-i Ahmer gazetesinin 1935 yılı nüshası, dönemin basın tarihindeki yerini sergiliyor. Bununla birlikte APİKAM arşivlerinden çıkarılan resmi belgeler, özel hatıralar ve ilk elden anlatılar, İzmir’in ramazan kültürünü teknik bir tarih anlatısından çıkarıp yaşayan bir organizmaya dönüştürüyor. Kentin dokusuna işleyen bu kadim gelenekler, Mart ayının sonuna kadar meraklılarını bekliyor olacak.