İzmir'de kampüse gitmek için her gün iki araç değiştirmek zorunda kalan ya da Bornova, Buca gibi öğrenci semtlerinde kiralık ev arayan bir gencin karşılaştığı rakamlar oldukça yüksektir. Mutfak alışverişinden faturalara, ders materyallerinden sosyal yaşama kadar her şey metropol ölçeğinde fiyatlandırılır. Ailesinden gelen kısıtlı harçlıkla ay sonunu getirmeye çalışan bir üniversiteli için her ayın son bir haftası adeta bir mucize yaratma çabasına dönüşür.
Aylık Düzenli Burslar Nefes Aldırıyor
Devletin yükseköğrenim öğrencilerine sağladığı burs ve kredi ödemeleri, İzmir gibi büyük şehirlerde yaşam savaşı veren gençler için tartışmasız bir dayanak noktasıdır. Bankamatik önünde oluşan kuyruklarda bekleyen öğrencilerin yüzündeki rahatlama, bu nakdi katkının ne kadar kritik bir işlev gördüğünü gözler önüne serer. Bu tutarlar sayesinde gençler, yol kartlarını yükleyebilmekte, vize haftasında ihtiyaç duydukları test ve kaynak kitaplara erişebilmektedir.
Kampüs Dışı Yaşamda Dayanışma Ağları
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, üniversitelilerin yükünü hafifletmek adına Türkiye'ye örnek gösterilebilecek uygulamaları hayata geçiriyor. Şehrin farklı noktalarında açılan çamaşırhaneler, akşam saatlerinde sunulan ücretsiz sıcak çorba ve yemek ikramları, gençlerin bütçesinde doğrudan tasarruf sağlıyor. Ayrıca İzmirli hayırseverlerin ve köklü vakıfların sağladığı karşılıksız eğitim bursları, dar gelirli ailelerin çocuklarına büyük şehirde ayakta kalma gücü veriyor.
Gençliğin Potansiyeline Yapılan En Değerli Yatırım
Bir kentin gelişmişliği, orada yaşayan gençlerin huzuru ve niteliğiyle doğrudan ilgilidir. İzmir'de üniversite öğrencilerine sunulan mali ve sosyal katkılar, gençlerin sadece geçim derdiyle boğuşan bireyler olmasını engelliyor. Bütçe kaygısını arka plana atabilen bir öğrenci, tiyatroya gidebiliyor, kütüphanede sabahlayabiliyor ve projesi üzerine kafa yorabiliyor. Bu dayanışma kültürü, yarının liderlerini ve bilim insanlarını yetiştiren en verimli toprağı oluşturuyor.




