Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ulaş Kırım, son dönemde yapılan denetim ve analizlerde taklit ve tağşiş vakalarının özellikle temel gıda ürünlerinde yoğunlaştığını belirterek tüketicileri açıkta ve etiketsiz satılan ürünlere karşı dikkatli olmaya çağırdı.
Baharat, zeytinyağı, bal, et ve süt ürünleri gibi günlük tüketimin merkezinde yer alan gıdalarda hileli üretimin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekildi.
Denetimler farkındalık oluşturdu, cezalar arttı
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaklaşık 1,5 yıldır sürdürdüğü taklit ve sağlığa zararlı gıdalar listesinin toplumda önemli bir bilinç oluşturduğunu belirten Kırım, farkındalığın artmasıyla birlikte cezaların da ağırlaştırıldığını söyledi.
Yeni düzenlemeler kapsamında taklit ve tağşiş yapan işletmelere verilen cezaların 4 milyon 740 bin TL’ye kadar çıkabildiğini ifade eden Kırım, yaptırımların para cezasının yanı sıra hapis, ticaretten men ve adli süreçlerle desteklenmesinin caydırıcılığı artıracağını vurguladı. Geçen yıl bu nedenle 500’ün üzerinde işletme hakkında suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.
Temel gıdalarda hile riski yüksek
Taklit ve tağşişin en çok baharat, zeytinyağı, bal, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerinde görüldüğünü belirten Kırım, tüketicilerin açıkta satılan ve etiketsiz ürünlerden uzak durmaları gerektiğini söyledi.
Güvenilir işletmelerden alışveriş yapılmasının önemine dikkat çeken Kırım, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın güvenilir gıda bilgi sisteminin takip edilmesini önerdi.
Kırım, bu tür hileli ürünlerin çoğunlukla temel besin maddeleri olduğunu belirterek, açıkta satılan ürünlerin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini ifade etti.
Taklit ve tağşişin laboratuvar testleri olmadan gözle tespit edilmesinin zor olduğunu belirten Kırım, bu ürünlerin ayırt edilmemesi için özellikle benzer görünümler oluşturulduğunu dile getirdi.
Baharatta boya, yoğurtta nişasta, kıymada risk
Gıda ürünlerinde karşılaşılan hile yöntemlerine değinen Kırım, baharatlarda gıda boyaları dışında tekstil boyalarına rastlanabildiğini, yoğurt gibi ürünlerde nişasta kullanımının görülebildiğini belirtti.
Parça et yerine kıyma, sucuk, pide ve lahmacun gibi işlenmiş ürünlerde tek tırnaklı hayvan eti karışımı riskinin bulunduğunu ifade eden Kırım, özellikle kasaplardan kıyma alırken ürünün tüketicinin gözü önünde çekilmesini tercih etmenin önemli bir önlem olduğunu söyledi.
İhraç edilen ürünlerde pestisit ve aflatoksin denetimi
Loading...
İhraç edilen yaş ve kuru gıda ürünlerinde pestisit ve aflatoksin tespiti yapılabildiğini belirten Kırım, sınırdan geri dönen ürünlerin tüketiciye sunulup sunulmadığının sıkça merak edildiğini söyledi.
Taze meyve ve sebzelerin raf ömrü kısa olduğu için geri dönüşlerinin zor olduğunu, kuru incir ve üzüm gibi ürünlerin ise çoğunlukla imha edildiğini belirtti.
Kusurun düşük seviyede olması durumunda ise yeniden işlenerek başka ülkelere gönderim yapılabildiğini aktardı.
Ancak ihraç ürünleri dışında benzer ürünlerin yeterli denetim olmadan pazarda satışa sunulabildiğini vurgulayan Kırım, pestisit analiz sonuçlarının da kamuoyuyla paylaşılmasının tüketici bilincini artıracağını ifade etti.