İZMİR HABERLERİ

İzmir'de Ramazan finalinde tarihi çıkış: Mescid-i Aksa İçin 81 İl tek ses oldu!

2026 Ramazan ayının son teravih namazı çıkışında İzmir Bilal Saygılı Camii'nde toplanan STK temsilcileri ve vatandaşlar, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasına karşı 81 ille eş zamanlı olarak dev bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Abone Ol

Son Mühür/ Beste Temel- 2026 yılı Ramazan ayının manevi iklimi uğurlanırken, İzmir anlamlı bir hak arayışına ev sahipliği yaptı. Bilal Saygılı Camii’nde eda edilen son teravihe müteakip, Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Mescid-i Aksa seferberliği kapsamında dev bir basın açıklaması düzenlendi. İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri ve çok sayıda duyarlı vatandaşın katılım gösterdiği buluşmada, ilk kıblemiz üzerindeki kısıtlamalar ve Gazze’deki insanlık dramı sert bir dille kınandı.

İzmir sivil toplum kuruluşlarından güçlü ittifak

Toplantının açılış konuşmasını İzmir İHH Teşkilat Başkanı Avukat Mustafa Halit Çelik gerçekleştirdi. Çelik, katılan herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasında, Kudüs davasının sadece Filistinlilerin değil, tüm insanlığın onur meselesi olduğunu vurguladı. Ardından kürsüye gelen İzmir Sivil Toplum Kuruluşları (İSTOK) Dönem Başkanı Profesör Doktor Mehmet Çevik, hazırlanan ortak metni kamuoyuyla paylaştı. Çevik, konuşmasına başlarken bugün burada sadece sembolik bir kınama için değil, inanç özgürlüğüne ve uluslararası hukuka vurulan darbeyi tüm dünyaya deşifre etmek amacıyla toplandıklarını belirtti.

1967’den bu yana en büyük ibadet engeli

Basın açıklamasında, işgalci İsrail rejiminin tam 18 gündür Mescid-i Aksa’nın kapılarını Müslümanlara tamamen kapattığı bilgisi paylaşıldı. 1967 yılından beri bu denli uzun süreli ve kapsamlı bir engellemenin ilk kez yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, Ramazan ayının zirve noktalarında Harem-i Şerif’in postallarla çiğnenmesi ve ibadet edenlerin darp edilmesi "inanç terörü" olarak nitelendirildi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’ne atıfta bulunulan metinde, ibadethanelerin savaşta dahi dokunulmaz olduğu hatırlatılarak, bu girişimin insanlık tarihine bir utanç vesikası olarak geçeceği ifade edildi.

Gazze’de sistematik "Açlık Soykırımı" yürütülüyor

Kudüs’teki ibadet hakkını gasp eden irade ile Gazze’de çocukların üzerine bomba yağdıran merkezin aynı olduğu vurgulanan açıklamada, bölgedeki insani krizin ulaştığı korkunç boyutlar gözler önüne serildi. Şehit sayısının 72 bini aştığı belirtilirken, İsrail’in sadece silahla değil; su, gıda ve ilaç yardımlarını keserek bilinçli bir "açlık soykırımı" yürüttüğü ifade edildi. Ameliyatların anestezi olmadan yapıldığı, bebeklerin açlıktan öldüğü bir dünyada bu vahşete sessiz kalan her gücün, işlenen bu savaş suçlarına ortak olduğu dile getirildi.

Bölgesel savaş tehdidi ve küresel şantaj dosyaları

Açıklamada, zulmün sadece Filistin topraklarıyla sınırlı kalmadığı, ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik doğrudan hava saldırılarıyla bölgeyi büyük bir felaketin eşiğine getirdiği hatırlatıldı. Batı dünyasının bu soykırım karşısındaki "sağır edici" sessizliğinin tesadüfi olmadığına değinen İSTOK Başkanı Çevik, küresel sistemin "Epstein Dosyaları" gibi kirli ilişkiler ağı ve şantaj sarmalıyla rehin alındığını savundu. Kirli dosyalarla iradesi teslim alınmış liderlerin mazlumların hakkını savunamayacağı, bu tezgahı ancak halkların ferasetinin bozacağı belirtildi.

Özgürlük Filosu yeniden Akdeniz’e açılıyor

Basın açıklamasının sonunda, Mescid-i Aksa özgürleşene ve Gazze’deki ablukalar kırılana kadar mücadelenin devam edeceği ilan edildi. 18 yılı aşkın süredir devam eden ambargoyu delmek adına sivil girişimlerin süreceği müjdelenirken, "Özgürlük ve Sumud Filosu"nun Nisan ayında yeniden Akdeniz’e açılmayı planladığı duyuruldu. "Yaşasın Özgür ve Bağımsız Filistin" sloganıyla sona eren buluşmada, Mescid-i Aksa’nın kapıları kayıtsız şartsız açılana dek geri adım atılmayacağı kararlılıkla vurgulandı.