Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’de kansere karşı ‘Güç Sende’ denildi, rahim ağzı kanseri için farkındalık çağrısı yapıldı. Acıbadem Kent Hastanesi ile Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin ortaklaşa hayata geçirdiği “Güç Sende” buluşmasında, rahim ağzı kanseriyle mücadelede erken tanının hayati rolü ele alındı. Söyleşinin ardından katılımcılar, Japon kökenli bir onarım ve iyileşme yaklaşımı olan Kintsugi atölyesinde bir araya gelerek farkındalığı sanatla buluşturdu.
Ocak ayının Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı, 4 Şubat’ın ise Dünya Kanser Günü olması dolayısıyla düzenlenen etkinlikte; aşılama, düzenli tarama ve bilinçlenmenin rahim ağzı kanserinin önlenmesindeki belirleyici etkisine vurgu yapıldı. Acıbadem Kent Hastanesi ve Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen söyleşide, uzmanlar korunma yolları ve mücadele stratejilerine ilişkin bilgilerini paylaştı. Sanatçı Berna Laçin’in moderatörlüğünde gerçekleşen program, Kintsugi atölyesiyle tamamlanırken, katılımcılar hem iyileşme temasını deneyimledi hem de toplumsal farkındalığa katkı sundu.
“Bu kanserin önüne geçmek mümkün”
Acıbadem Kent Hastanesi ile Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin iş birliğinde, ocak ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı ve 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında düzenlenen “Güç Sende” söyleşisi, rahim ağzı kanseriyle mücadelede erken tanı, aşılama ve düzenli taramanın önemini gündeme taşıdı. Oyuncu Berna Laçin’in moderatörlüğünü üstlendiği etkinlikte, “Rahim ağzı kanseri kader değil; aşı, tarama ve farkındalıkla önlenebilir” mesajı verildi.
Söyleşide konuşan Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Jinekolog Prof. Dr. İsmail Mete İtil, rahim ağzı kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekti. Hastalığın “sinsi” olarak tanımlanmasının kısmen doğru olduğunu belirten İtil, erken evrelerde ve öncül lezyon aşamasında herhangi bir bulgu görülmediğini, belirtiler ortaya çıktığında ise çoğunlukla geç kalınmış olunduğunu ifade etti. Prof. Dr. İtil, “Oysa HPV aşısı ve düzenli tarama testleriyle bu kanserin önüne geçmek mümkün. Jinekolojik kontrol kadın sağlığı için lüks değil, zorunluluktur. Hiçbir utanç, sağlıktan daha değerli değildir.” dedi.
Rahim ağzı ve rahim kanseri arasındaki farkı anlattı
Toplumda sıkça yapılan bir yanlışa da değinen Prof. Dr. İtil, rahim ağzı kanseri ile rahim (endometrium) kanserinin birbirinden tamamen farklı hastalıklar olduğunu vurguladı. Prof. Dr. İtil, “Rahim ağzı kanseri ile rahim (endometrium) kanseri birbirinden tamamen farklı hastalıklardır. Rahim ağzı kanseri serviksten başlar. Rahme yayılsa bile adı değişmez. Nedenleri ve tedavileri de farklıdır.” diye konuştu.
HPV gerçeği: Yaygın ama önlenebilir
Rahim ağzı kanserlerinin büyük bölümünün HPV kaynaklı olduğuna işaret eden İtil, vakaların yüzde 70-80’inden HPV tip 16 ve 18’in sorumlu olduğunu söyledi. Prezervatif kullanımının HPV’ye karşı tam koruma sağlamadığını, sigaranın ise riski 2-3 kat artırdığını belirten Prof. Dr. İtil, “HPV çok yaygın bir virüs. Bağışıklık güçlü değilse kalıcı hale gelip hücreleri kansere sürükleyebilir” dedi.
Aşı vurgusu: Erkek çocuklar da risk altında
HPV aşısının yalnızca kadınlar için değil, erkekler için de kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. İtil, “Aşı yüzde 90’ın üzerinde koruma sağlar. Erkek çocukların aşılanması hem virüsün yayılımını durdurur hem de onları ileride oluşabilecek kanserlerden korur. Erkek çocukları da mutlaka aşılanmalıdır. Hem virüsü yaymazlar hem de kendilerini penis, anüs ve boğaz kanserlerinden korurlar.” ifadelerini kullandı. Aşının ideal olarak 9-14 yaş aralığında yapılması gerektiğini, ancak 45 yaşına kadar uygulanabildiğini de hatırlattı.
“Utanç değil, ihmal öldürüyor”
Söyleşide, jinekolojik muayeneye yönelik toplumsal çekinceler de masaya yatırıldı. Erken tanının hayat kurtardığını vurgulayan Prof. Dr. İtil, “Jinekolojik muayene ‘mahrem ve korkutucu’ görülmemelidir. Bu muayene, bir diş kontrolünden farksız, hayat kurtaran bir rutin bakımdır. Jinekolojik kontrol bir lüks değil, zorunluluktur. Unutmayın; hiçbir utanç, sağlığınızdan daha değerli değildir” diyerek düzenli smear ve HPV DNA testlerinin hayati önemine vurgu yaptı.
Laçin: Utanıp çekinik kalmak iyi gelmiyor
Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen oyuncu Berna Laçin, “Bu çalışmaları çok önemsiyorum. Kadınlar uzun yıllardır sağlık alanında hep ötelendi. Kendi meselelerimizle ilgili de utanıp çekinik kaldık. Bu da sağlığımıza iyi gelmiyor. O yüzden daha çok konuşup daha çok anlatıp bunun sağlıkla ilgili bir sorun olup ayıp olmadığını bilip biraz da vücudumuz ile ilgili olduğunun farkına varmalıyız” dedi.
“Bu noktada bütün dünyada sorun var ama bizde biraz daha fazla” ifadelerini kullanan Laçin, şunları söyledi: “Malum kültürel kodlarımızla ilgili çok konuşmayı sevmiyoruz. Fakat bunlar sağlık, yaradılışımızla ilgili şeyler… Bunları bilip çok iyi tanıyıp önceden farkında olmamız gerekiyor. Meme kanseriyle ilgili çok güzel adımlar atıldı, aynı şeyi rahim, rahim ağzı kanseri ile ilgili de yapabiliriz. Malum bunun aşısı da var. Devletin bu aşılamaları üstleneceğine dair duyumlar alıyoruz, bu çalışmaların bir an önce hayata geçmesini umuyorum. Böylece gençlerimiz, henüz hastalıkla tanışmadan önlem alabilir. Bu toplum açısından da çok önemli. En başından önlemler alınırsa sağlıklı toplum bizi daha ileriye götürecektir. Kadın sağlığı çok önemli…”
Öztürk: Önlenebilir bir kanser
Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkan Yardımcısı Feyza Öztürk de “Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği kadınlarla ilgili kanser vakalarını aslında farkındalığı arttırmak, biz neler yapabiliriz, kadınların sağlığı için neler yapabiliriz diyerek yola çıktı. Dünyadaki ilk iki ölüm sebebinden biri kanser ve meme kanseri çok fazla konuşulan hepimizin aslında bu konuda çalıştığı bir proje ama rahim ağrı kanseri de benzer sıklık olması ve önlenebilir bir kanser olması için bu konuda kampanya yürütüyoruz. Özellikle çocukluk yaşından başlayarak bir aşının olması, bunun bir çaresinin olması ve koruyuculuğun olması çok önemli. Bu konuda da elimizden geldiği kadar herkese ulaşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Söyleşinin ardından katılımcılar Japon “iyileştirme sanatı “kintsugi” etkinliğine katıldı.