İZMİR HABERLERİ

İzmir'de betonun içinden orman fışkırıyor! Atıl alanları "Mikroforest"lar kurtaracak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin gri dokusunu 'Mikroforest' projesiyle yeşile boyuyor. Gaziemir ve Mavişehir’deki metruk alanları hedef alan vizyoner çalışma kapsamında, özel bir sık dikim tekniği kullanılarak binlerce ağaç ve çalı türü toprakla buluşturuldu.

Abone Ol

Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi, betonlaşmanın yoğun olduğu kent merkezinde doğayı yeniden canlandıracak vizyoner bir projeyi kararlılıkla sürdürüyor. Şehir genelindeki metruk ve kullanılmayan alanları hedef alan Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, bu noktaları "mikroforest" (mini orman) konseptiyle adeta birer yeşil vahaya dönüştürüyor. Yerel bitki türlerinin stratejik bir düzenle dikildiği bu alanlar, hem biyolojik çeşitliliği korumayı hem de küresel iklim krizinin etkilerini yerel ölçekte hafifletmeyi amaçlıyor. Kendi kendine yetebilen bu yeni nesil yeşil alanlar, İzmir’in ekolojik koridorlarını güçlendirirken kentin estetik dokusuna da doğal bir imza atıyor.

Mavişehir ve Gaziemir’de binlerce fidan toprakla buluştu

Projenin en taze adımları Gaziemir ve Karşıyaka ilçelerinde atılarak kentin yeşil envanterine önemli bir katkı sağlandı. Gaziemir'de Altan Aydın ile Akçay caddelerinin kesişim noktasında bulunan bin 100 metrekarelik atıl arazi, yürütülen çalışmalarla hayıt, ılgın, sandal ve defne gibi bölgeye uyumlu bin 140 bitkiyle donatıldı. Ayrıca bu alana sığla, keçiboynuzu ve badem gibi değerli türlerden oluşan 75 ağaç dikilerek bölgeye yeni bir kimlik kazandırıldı. Karşıyaka Mavişehir'de ise Atakent Lisesi önündeki 2 bin 500 metrekarelik boş alanın dönüşümü tamamlanarak bölge sakinlerinin kullanımına sunuldu. Burada 300’ü aşkın ağacın yanı sıra biberiye ve zakkum gibi yaklaşık 3 bin çalı türü kullanılarak yoğun bir bitki örtüsü oluşturuldu.

Sık dikim yöntemiyle gelen "Hızlı Orman" etkisi

Mikroforest projesinin teknik detayları, klasik park düzenlemelerinden farklı bir uzmanlık içeriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi bünyesinde görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Gökçe Işık, bu yöntemin en büyük avantajının "hızlı büyüme" olduğunu vurguluyor. Mikroforestlerin, ağaçların birbirine çok yakın dikilmesiyle oluşturulan özel ekosistemler olduğunu belirten Işık, bu sık dokunun ağaçlar arasında bir rekabet ve dayanışma yaratarak normalden çok daha kısa sürede gelişim sağladığını ifade ediyor. Belediyeye ait kullanılmayan alanların bu yöntemle rekreasyon alanlarına dönüştürülmesi, kentsel alanların verimliliğini de en üst seviyeye taşıyor.

İklim krizine karşı doğa temelli çözüm modeli

"Mikroforest" uygulamalarının temelinde, kentin ekolojik direncini artırma hedefi yatıyor. Gökçe Işık, projeyle birlikte sadece görsel bir güzellik değil, aynı zamanda canlı bir ekosistem inşa ettiklerini belirtiyor. Bitki çeşitliliğinin artmasıyla birlikte kuş türlerinin ve toprak altı canlı yaşamının da zenginleştiğini söyleyen Işık, bu minik ormanların iklim kriziyle mücadelede "doğa temelli" bir savunma mekanizması oluşturduğunu dile getiriyor. İzmir’in iklimine ve bitki örtüsüne en uygun türlerin seçildiği bu projeler, kentsel yaşam kalitesini artırırken geleceğin dirençli İzmir’i için de önemli bir veri kaynağı oluşturuyor.

Belediye atıklarıyla beslenen döngüsel yeşil sistem

Oluşturulan bu mini ormanların sürdürülebilirliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi tesislerinde ürettiği özel kompost gübrelerle sağlanıyor. Park ve bahçelerden toplanan budama artıkları, biçilen çimler ve atölyelerden gelen talaşlar, Bornova’daki yerleşkede işlenerek yüksek verimli gübreye dönüştürülüyor. İzmir Doğal Yaşam Parkı’ndan temin edilen hayvansal gübrelerle harmanlanan bu atıklar; nem, sıcaklık ve azot dengesi gözetilerek bitkiler için can suyuna dönüşüyor. Bu döngüsel sistem sayesinde kentin atıkları yine kentin ormanlarını büyütmek için kullanılırken, toprağın su tutma kapasitesi artırılıyor ve dışa bağımlı olmayan, sürdürülebilir bir tarımsal model hayata geçiriliyor.