İzmir’in Aliağa ilçesi sınırlarında yer alan Kyme Antik Kenti, Antik Çağ’da Gediz ve Bakırçay vadileri arasında kalan Aiolis Bölgesi’nin önemli merkezleri arasında bulunuyordu. Çandarlı Körfezi’nin güneyinde, Nemrut Limanı mevkiinde iki tepe arasına kurulan kent, Midilli Adası’nı da kapsayan geniş Aiolis coğrafyasında öne çıkan yerleşimler arasında gösteriliyor.
Aiol göçleri ve kentin kuruluş süreci dikkat çekiyor
Antik yazarlara göre Aioller, MÖ 1120–1050 yılları arasında Thessalia ve Boiotia’dan kuzeybatı Anadolu’ya göç etti. Strabon’un aktardığı bilgilere göre, Aiollerin Anadolu’da karaya ilk ayak bastığı nokta Kyme toprakları oldu. Göçler sırasında bölgede Pelasgların yaşadığı, Aiollerin Neonteikhos’ta kurdukları yerleşimle Larisa’ya hâkim olduktan sonra Kyme kentini oluşturduğu biliniyor.
Kentin adının Amazon Kyme’den geldiği kabul ediliyor
Strabon, Kyme’yi Aiol kentlerinin en büyüğü olarak tanımlıyor ve Lesbos ile birlikte yaklaşık otuz kentin metropolisi olduğunu belirtiyor. Kentin adının, kurucu olduğuna inanılan Amazon Kyme’den geldiği kabul ediliyor. Arkeolojik buluntular üzerinde Amazon figürlerinin sıkça yer alması bu görüşü destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Kyme, bazı kaynaklarda “Kyme Phrikonis” adıyla da anılıyor.
Arkaik dönemden Pers egemenliğine uzanan süreç
Bizans tarihçisi Eusebios, kentin kuruluşunu MÖ 1120 olarak aktarırken, arkeolojik veriler MÖ 8. yüzyıldan daha eskiye gitmiyor. MÖ 7. yüzyılda Lydia Kralı Ardys ile ilişkilendirilen Kyme, MÖ 6. yüzyıl ortalarında Pers egemenliği altına girdi. Herodotos, Paktyas olayı kapsamında Kyme’nin adını anıyor ve kentin bu süreçte yaşadığı ikilemleri aktarıyor.
Savaşlar, ittifaklar ve Roma dönemi
Kyme, Ionia Ayaklanması’na katıldıktan sonra Pers hâkimiyetini kabul etmek zorunda kaldı. Pers–Yunan Savaşları sırasında Pers donanmasına 15 gemi sağlayan kent, MÖ 478’de Attika Delos Birliği’ne üye oldu. Peloponnesos Savaşları döneminde Kyme kıyıları zaman zaman çatışmalara sahne oldu. MÖ 334’ten itibaren Makedon egemenliğine giren kent, MÖ 129’da Roma yönetimine geçti. MS 17 depreminden sonra Roma İmparatoru Tiberius’un Kyme’ye yardım ettiği biliniyor.
Kazılar ve günümüzdeki durum
Kyme’de ilk kazılar 1874’te Demostenes Baltazzi tarafından başlatıldı. Farklı dönemlerde yerli ve yabancı ekiplerin yürüttüğü çalışmalarla kentin tarihine ışık tutuldu. Antik yerleşim ve liman çevresinin 1. derece arkeolojik sit statüsü, 2019’da 3. dereceye düşürüldü. Günümüzde özellikle antik liman çevresi sanayi ve liman projelerinin baskısı altında bulunuyor ve alanın korunması tartışılmaya devam ediliyor.