İzmir Haberleri

İzmir Selçuk'daki höyük 8 bin yıllık tarihi gün yüzüne çıkardı

İzmir'in Selçuk ilçesi denilince akla ilk gelen Efes Antik Kenti ve Artemis Tapınağı oluyor. Ama bölgenin tarihi aslında bu meşhur yapıların çok daha gerisine, neredeyse 8 bin yıl öncesine uzanıyor. Bu hikayenin baş kahramanı ise sıradan bir mandalina bahçesinde tesadüfen keşfedilmiş bir höyük. Çukuriçi Höyüğü, sadece Selçuk'un değil tüm Batı Anadolu'nun en eski yerleşim alanlarından biri olarak biliniyor.

Abone Ol

Selçuk ilçesinde bulunan höyük, Çukuriçi Höyüğü adıyla anılıyor. Höyük, ilçe merkezinin yaklaşık 1 kilometre güneyinde, Efes Antik Kenti'nin Magnesia Kapısı'na ise sadece 500 metre uzaklıkta yer alıyor. Yanından Derbent Deresi akıyor. Selçuk-Aydın karayolunun Efes ayrımından sonra yolun 100 metre batısında, çevresi mandalina bahçeleriyle çevrili sade bir tepe görünümünde. Ama altından çıkanlar, Anadolu arkeolojisinin en kıymetli buluntuları arasında.

Çukuriçi Höyüğü nasıl keşfedildi?

Höyüğün hikayesi 3 Nisan 1995'te başlıyor. Efes Müzesi'nden bir grup araştırmacı, bir mandalina bahçesinde yapılacak tesviye çalışmasını kontrol etmek için bölgeye geliyor. Tamamen rastlantı eseri toprağın altındaki yerleşim izlerini fark ediyorlar. Bu küçük gözlem, sonraki yıllarda devam edecek büyük bir kazı sürecinin ilk adımı oluyor.

Arkeolog Adil Evren başkanlığında başlayan kazılarda taş ve bronz baltalar, iğneler, açkılı seramik parçaları, ağırşaklar gün yüzüne çıkıyor. Volkanik cam yani obsidiyen, çakmak taşı, deniz kabukları ve öğütme aletleri de bulunan eşyalar arasında. 2010'dan itibaren bu eserler Selçuk Müzesi'nde sergileniyor.

Çukuriçi Höyüğü kaç yıllık?

Sürdürülen kazılar, höyükteki yerleşimin yaklaşık MÖ 6000 yıllarına kadar gittiğini gösterdi. Yani bugünden bakarsak 8 bin yıl önceye. Yerleşim, MÖ 2500 dolaylarına kadar kesintisiz devam etmiş. Yaklaşık dört bin yıllık bir yaşam izi var altında. Neolitik Dönem'den başlayıp Erken Bronz Çağı'na kadar uzanan uzun bir süreçte, farklı topluluklar bu tepede hayatlarını sürdürmüş.

İlginç bir detay daha var: Höyüğün MÖ 3. binyılda deniz kenarında yer aldığı düşünülüyor. Bugün Selçuk ovasının ortasında kalmış olsa da kazılarda çıkan yoğun deniz kabuğu buluntuları, jeomorfolojik araştırmalarla birlikte bu tezi destekliyor. Ova, binlerce yıl içinde alüvyonların taşınmasıyla bugünkü halini almış.

Çukuriçi Höyüğü neden önemli?

Bölgedeki kazılar yapılmadan önce Efes'in MÖ 1050 yıllarında Yunanistan'dan gelen göçmenler tarafından kurulduğu sanılıyordu. Çukuriçi ve yakındaki Arvalya Höyüğü'ndeki bulgular bu bilgiyi tamamen değiştirdi. Efes'in yerli halkının çok daha eskilere dayandığı ortaya çıktı. Höyüğün adının Hitit kaynaklarında geçen Apasas olduğunu öne sürenler bile var.

Çukuriçi Höyüğü, 2015'te UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine giren Efes Dünya Miras Alanı'nın dört bileşeninden biri olarak kabul ediliyor. Diğer bileşenler ise Ayasuluk Tepesi, Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi. Selçuk'un bir başka önemli höyüğü olan Ayasuluk Tepesi de Erken Tunç Çağı'ndan Hellenistik Çağ'a kadar kesintisiz yerleşim göstermiş bir başka köklü alan.