Tire’de esnaf ve sanatkârlarla bir araya gelen Deniz Yücel, ekonomik tabloya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir ülkede ekonomik kriz varsa bütün toplum etkilenir ama sıkıntıyı ilk yaşayan her zaman esnaf ve sanatkârdır. Ekonomide orta kesimin büyük bölümünü oluşturan esnafımız, mevcut iktidardan hak ettiği desteği alamıyor. Esnafımızın dertlerini, sorunlarını ve taleplerini yerinde dinledik. Omuzlarındaki ağır yükün farkındayız. Dükkânlarında, işletmelerinde, ekmek teknelerinde bir günlerine tanıklık ettik, dertlerine ortak olduk.”
Genel kurulda esnaf vurgusu
Son Mühür - Tire Esnaf ve Sanatkârlar Odası Genel Kurulu’nda konuşan Yücel, esnafın ekonomideki belirleyici rolüne dikkat çekti: “Bir ülkede işlerin yolunda gidip gitmediğini anlamak istiyorsanız esnafla konuşacaksınız. Bakkalla, kasapla, berberle, lokantacıyla konuştuğunuzda tabloyu net görürsünüz. Çünkü esnaf vatandaşla iç içedir, sorunu da sıkıntıyı da ilk onlar yaşar.”
Yücel, küçük esnafın korunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Küçük esnafımızı sermaye güçleri karşısında, zincir marketler karşısında ezdirmemek için gerekli tedbirler alınmalıdır. Vergi yükü, sigorta primi, BAĞ-KUR ve uygun koşullarda krediye erişim konusunda esnafımızın desteklenmesi şarttır.”
Mahallelerde çiftçi isyanı
Kızılcahavlu, Gökçen ve Kahrat mahallelerinde yurttaşlarla bir araya gelen Yücel, tarımda yaşanan sorunları şu sözlerle dile getirdi: “Vatandaşlarımızın anlattıklarından anlıyoruz ki çiftçimiz de en az esnafımız kadar çaresizlik içinde. Gübre ve mazot fiyatları, üretim maliyetleri çiftçimize nefes aldırmıyor. Çiftçimiz devlet desteği alamıyor.”
Tarım politikalarına ilişkin eleştirilerini sürdüren Yücel, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye bir dönem tarımda kendi kendine yeten ülkelerden biriydi. Bugün kendi toprağımızda yetişen ürünleri ithal eder hale geldik. Bunun tek sorumlusu yanlış tarım politikalarıdır. Mevcut iktidar, çiftçimizi her geçen gün üretimden ve topraktan koparıyor.”
Sandık mesajı
Yücel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Traktörüne haciz gelen, tarlasındaki ürününü hasat edemeyen çiftçimiz günü geldiğinde sandıkta hesabını soracaktır.”