Son Mühür- İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Madencilik’te sular durulmuyor. Fiba Holding’in işletme hisselerini Çinli Qitaihe Longcoal Mining şirketine devretmesinin ardından yaşanan belirsizlikler, işçi alacaklarının ödenmemesi ve iş güvenliği riskleriyle birleşince büyük bir direnişe dönüştü. Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde üretimi durduran madenciler, "kölelik düzenine boyun eğmeyeceklerini" ilan ederek kararlılık mesajı verdi.
Loading...
Hak kayıpları ve "Tasfiye" korkusu direnişi tetikledi
Maden sahasında yaşanan krizin perde arkasında, son altı ayda "küçülme" bahanesiyle 1700 işçinin işine son verilmesi yatıyor. Halihazırda yer altında alın teri döken 1243 işçi ise; geciken maaş ödemeleri, gasp edilen banka promosyonları ve Toplu İş Sözleşmesi’nden (TİS) doğan geriye dönük hakları için mücadele ediyor.
İşçiler, kıdem ve ihbar tazminatlarının güvence altına alınmamasını, geçmişteki acı maden tecrübelerine (Uyar Maden ve Soma Kömürleri) benzeterek, tazminatlarına "çökülmeye" çalışıldığını vurguladı.
Loading...
Genel Başkan Gökay Çakır: "Biz köle değiliz, alın terimizi istiyoruz"
Direniş alanında toplanan yüzlerce madenciye seslenen Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, işçi sınıfının bir avuç patron tarafından "böcek" gibi görülmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. 22 yıl madende çalışmış emekli bir madenci olarak kendi yaşadığı hak kayıplarından örnekler veren Çakır, konuşmasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Sendikacılığın ne olduğunu, işçinin nasıl satıldığını ve 1700 arkadaşınızın buradan nasıl gönderildiğini çok iyi biliyoruz. Bugün buradayız çünkü 1200 arkadaşımızın haklarına çökülmesine izin vermeyeceğiz. Sizleri süresiz izne çıkararak tazminatlarınızı buharlaştırmak istiyorlar. Ama biz şunu söylüyoruz: Bir olacağız, beraber olacağız! Patronun biri gidip diğeri gelebilir ama bizim ekmeğimizi çalarak patron olunmaz. Maaşlarımız hesaba yatmadan, hiçbirimiz ocağa inmiyoruz."
"Helalleşerek indiğimiz ocağa onurumuzla gireceğiz"
Konuşmasında madencilik mesleğinin kutsallığına ve risklerine değinen Çakır, 301 maden şehidini hatırlatarak iş sağlığı ve güvenliğinin pazarlık konusu edilemeyeceğini belirtti. Madencilerin yer altına her gün "helalleşerek" indiğini hatırlatan Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben kellemi torbaya, kefenimi cebime koyup 22 sene yer altında çalıştım. Biz yer altına 'geçmiş olsun' diyerek ineriz, bu sözün anlamı çok büyüktür. Bu ülkede bir avuç insan binlerce işçiyi köle yapmaya çalışıyor. Siz köle değilsiniz! Biz sadece alın terimizin karşılığını istiyoruz. Ben 24 saat buradayım, bu işçinin hakkını almak benim boynumun borcudur. Hep beraber başaracağız."
Direniş tüm vardiyalara yayılıyor
Paşa vardiyasında başlayan ve gece-gündüz vardiyalarının birleşmesiyle çığ gibi büyüyen üretim durdurma eylemi, maden yönetimini ve ilgili holdingleri köşeye sıkıştırmış durumda. Sendika; Fiba Grubu, Qitaihe yönetimi ve Polyak idaresini derhal sorumluluk almaya çağırırken, ödemeler eksiksiz yapılana ve çalışma koşulları İSİG kurallarına uygun hale getirilene kadar direnişin süreceğini bildirdi. Kınık'tan yükselen "direniş" sesi, bölgedeki diğer maden havzaları için de bir umut ışığı olmaya devam ediyor.