İzmir Haberleri

İzmir Barosu’ndan Gülistan Doku çıkışı!

Gülistan Doku soruşturmasındaki "karanlığı" hedef alan İzmir Barosu, dosyanın yeniden ve bağımsız bir şekilde ele alınması çağrısında bulunarak, "Ülkemizi kadın ve çocuk mezarlığına dönüştürenlerin karşısındayız" mesajını verdi.

Abone Ol

Son Mühür- Tam altı yıl... Gülistan Doku dosyası denince akla gelen ilk şey, çok üzücüdür ki senelerdir çözülemeyen o büyük belirsizlik ve toplum vicdanındaki derin yara oluyor. İzmir Barosu, bu kez konuyu klasik bir kayıp vakası olmanın ötesine taşıyarak dosyadaki "görünmeyen" ilişkilere dikkat çeken bir açıklama yayınladı.

Baro, adaletin sadece suçluları cezalandırarak sağlanamayacağını, asıl konun bu olayların üzerinin örtülmesine olanak tanıyan o karmaşık ilişki ağlarını çözmek olduğunu söyledi. "Sorumlu olan herkes hesap verene kadar buradayız" mesajını açık bir şekilde veren Baro'nun, sürece dair o dikkat çeken açıklaması şöyle:

"Yargısal skandalla örülü bir tablo"

“Gülistan Doku cinayeti ülkemizin, insanlarımızın, özellikle kadınların içinde bulunduğu şiddet sarmalını ve tutuklanan vali, valinin oğlu gibi kişilerin varlığı şartlarında Gülistan’ın kayboluşuna ilişkin soruşturmanın yıllardır neden sonuçsuz bırakıldığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bu süreçte ortaya çıkan bilgiler, yalnızca bir kayıp vakasıyla değil; devlet içindeki güç ilişkileri, nüfuz kullanımı ve yargısal skandalla örülü bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.

Dosya kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin kimlikleri, görevleri ve birbirleriyle olan ilişkileri, soruşturmanın en başından itibaren neden etkin ve tarafsız yürütülmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu ilişki ağlarının gereği gibi araştırılmaması, soruşturmanın dar bir çerçeveye hapsedilmesi ve kritik isimler hakkında gerekli adımların atılmaması, adaletin geciktirilmesi değil, fiilen doğrudan engellenmesidir. Bu tablo sırtını ‘sağlam’ yerlere yaslayanların dilediğince cinayet işleyip hiçbir hukuki sonuçla yüzleşmeyebileceğini gösterdiği gibi ülkede can güvenliği sorunu olduğunu da ortaya koymaktadır.

"Siyasi iktidarın etkisizliği bu dosyada kendini göstermektedir"

Tüm ülke Gülistan Doku cinayeti ve arkasındaki karanlığı konuşurken, şüphelilerin görevleri nedeniyle sahip oldukları nüfuzun soruşturma süreçlerini etkileyip etkilemediği yönünde halen tatmin edici bir inceleme ve açıklama da yapılmamıştır.

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle mücadelede siyasi iktidarın etkisizliği bu dosyada da kendini göstermektedir. Kadınların yaşam hakkını koruma konusunda somut ve kararlı politikalar üretmek yerine bunu daha da geriletmek ve dahası Gülistan Doku’ların ‘korunaklı kişilerce’ rahatlıkla öldürülebildiği bir ülkede yaşamak zorunda bırakılmak gibi bir sonucu kabul etmiyoruz.

Gülistan Doku dosyası, tüm yönleriyle, özellikle de şüphelilerin görevleri ve aralarındaki ilişki ağları bakımından yeniden ve bağımsız bir şekilde ele alınmalıdır. Soruşturmanın seyrini etkileyen ya da etkileme ihtimali bulunan tüm kamu görevlileri hakkında derhal işlem yapılmalı; hiçbir kişi ya da zümreye ayrıcalık tanınmadan etkili bir yargılama süreci işletilmelidir.

Adaletin tesisi, yalnızca faillerin cezalandırılmasıyla değil; aynı zamanda bu tür olayların üzerinin örtülmesine imkân tanıyan ilişkilerin deşifre edilmesiyle mümkündür. Gülistan Doku’nun akıbeti açıklığa kavuşana ve bu dosyada sorumluluğu bulunan herkes hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtir, ülkemizi bir kadın ve çocuk mezarlığına dönüştürmek isteyenlerin her zaman karşısında duracağımızı bir kez daha hatırlatırız.”