Son Mühür / Akdeniz’in sıcaklığı İzmir’i kucakladı; Ege’nin incisi İtalya’nın 80’inci kuruluş yıldönümünü kutladı. İtalya’nın kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen resepsiyona katılmak üzere İzmir’e gelen İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Son Mühür TV ekranlarına konuk oldu. Ocak ayında göreve başlayan Manzo, Türkiye’deki ilk kapsamlı röportajında Akdeniz’in iki yakasını aynı cümlede buluşturan mesajlar verdi. Son Mühür TV ekranlarında yayınlanan “Sıcak Bakış” programında usta gazeteci Hasan Çölmekçi’nin sorularını yanıtlayan Manzo, Türkiye–İtalya ilişkilerine yönelik dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu.
“İzmir limanı Akdeniz'e açılan kapı..."
Beş ay önce göreve başlayan İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Türkiye ve Türk toplumu hakkındaki izlenimlerine ilişkin soruyu yanıtlayarak, iki ülke arasındaki ortak Akdeniz kimliğine ve kültürel yakınlığa dikkati çekti. Manzo, İzmir’i de bu ortaklığın önemli bir parçası olarak gördüğünü vurguladı. Manzo, “Hep beraber büyük bir Akdeniz cemiyetiyiz. Bunda da İzmir’in başkent olarak büyük bir rolü var. Ben de Napoli’den geliyorum, orası da Akdeniz kenti. Arjantin, Belgrat, ABD gibi farklı yerlerde büyükelçilikler yaptım. En sonunda burada kendimi evimde gibi hissettim. Türkiye’ye geldiğim gibi bu duygulara kapıldım, benim için çok önemli. İtalya ve Türkiye arasındaki bağların ne denli güçlü olduğunu fark etmemek mümkün değil. Onun için burada kendimi her zaman iyi hissediyorum. Bulunduğumuz coğrafya sebebiyle kara ve denizlerle çevrili olduğumuz bu yerde, farklı milliyetlere ve kültürlere sahibiz. O yüzden diyalog içinde olmaktan başka şansımız yok. O nedenle siz Türkler olsun, biz İtalyanlar olalım hepimiz diyalogda bulunmaktan hoşlanan milletleriz. Bu doğrultuda da karşılıklı anlayışla birbirimize yaklaşıyoruz. İzmir’in limanı Napoli limanında, Marsilya limanından, Trieste limanından çok farklı bir limanından çok da farklı değil. Aynen oralarda olduğu gibi İzmir limanı da karaya açılan, karadan denize yani Akdeniz’e açılan bir kapı şeklinde. Bundan dolayı da ben de burada aynı hisleri taşıyorum” dedi.
30 milyar dolarlık ekonomik hacim!
Usta kalem Çölmekçi’nin İtalya ve Türkiye arasındaki tarihsel bağların geçmişinin çok eskilere dayandığını hatırlatması ve iki ülke arasındaki beş yıldaki ilişkilerin nasıl şekilleneceğini sorması üzerine Büyükelçi Manzo, “Cumhuriyetimizin 80’inci kuruluş yılını kutluyoruz. İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi’nin yapmış olduğu hazırlık ve önderliğinde çok güzel bir akşam geçirdik. Dostluğumuz hakkında çok şey söylendi, söyleniyor. Ekonomiyle ilgili birkaç rakamdan bahsetmekte fayda var. Bu rakamlar elbette Türkiye ve İtalya arasında bir fotoğraf oluşturacak ancak özellikle İzmir ve İtalya arasındaki ekonomik bağları da anlatacak. İtalya ve Türkiye arasında 2025 yılı içindeki ithalat ve ihracat hacmi 30 milyar dolar civarında. Bu 30 milyar doların sadece 5 milyar doları sadece İzmir kaynaklı” bilgisi verdi.
“170 senedir diplomatik ilişkilerimiz sürüyor”
“Uzay ve savunma sanayileri geleceğin sektörleri” ifadeleriyle devam eden İtalya Ankara Büyükelçisi Manzo, şunları söyledi: “Aynı şekilde Başkan Erdoğan ile de görüştüğümüzde kendisi de bu iki sektörün altını çizerek öneminden bahsetti. Bununla birlikte İstanbul’da Savunma Bakan Yardımcısı’nın açıklamalarını da gördüğümüz üzere iki ülke arasında savunma sanayi iş birlikleri çok önemli bir yer edinmiş vaziyette. Bunların da ileriye götürülmesi için çalışmalar yapılıyor. Kasım ayı içinde Türkiye uzay sanayisi konusunda bir ev sahipliği yapacak. Dünyada uzay teknolojileriyle ilgili çalışan birçok firma Antalya’ya gelecek. Aynı şekilde İtalya da bu buluşmada kendini tanıtmak ve sektör içindeki gücünü göstermek istiyor. Son bir rakam daha söylemek istiyorum: İtalya ve Türkiye arasındaki resmi ilişkiler her iki ülke de cumhuriyete geçmeden önceden bu yana devam etmekte. 170 senedir diplomatik ilişkilerimiz sürüyor. Aramızdaki arkadaşlık devletlerimizden daha eski.”
“Başbakanımız bir kadın!”
Cumhuriyet kazanımı olarak tam 80 yıl önce İtalyan kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının önemine de değinen Manzo, “Bu İtalyan tarihinin en önemli anlardan biri. Çok geç aslında… Bu nedenle de daha çok güç sarf ettik. Şu anda başbakanımız bir kadın. Türkiye’yi de çok seviyor. Bunu ilişkilerde de gösteriyor. Cinsiyet eşitliği anlamında yapılması gereken her şeyi büyük bir cesaretle yerine getirdik. Bu gerekliydi, olmalıydı ve oldu” dedi.
“Diplomat olmadan önce gazeteciydim”
Medya ve iletişim anlamında çalışmalarının da hatırlatılması “İletişim diplomasisi ve klasik diplomasi” arasındaki farkların sorulması üzerine Büyükelçi Manzo, “Diplomat olmadan önce gazeteciydim. Sonra diplomat oldum. Hatta Dışişleri Bakanlığı’nın sözcüsüydüm. Şu anda iletişim diplomaside çok farklı bir öneme sahip. Tek başına iletişim diplomasi değil. Daha önceleri gizli diplomasi ve arkası açık diplomasi olarak iki tür vardı. Bu nedenle şu anda halka açık diplomasi geleneksel diplomasiden daha fazla etki yaratma gücüne sahip ve daha da önemli. Artık diplomatlar, diplomat olarak pozisyonlarını koruyup iletişime geçme hakkına sahipler. Politikacı olmak ya da politik davranmak zorunda değiller. İletişim, diplomasinin olmazsa olmazı. Medyanın iletişim gücü temeldir. Bir zamanlar söylendiği gibi dördüncü güçtür. Hep bilgi sahibi olmak zorundadır. Şeffaflık ve açıklıkla gerçeği iletmeli” ifadelerini kullandı.
Türkiye ve İzmir’e seslenen Büyükelçi Manzo, “İzmir’de muhteşem bir İtalyan cemaati gördüm. Karşılaştığım insanlar arasında kim Türk kim İtalyan ayıramadım. Herkes aynı çatı altında kendisini evinde hissediyor. Bir büyükelçi olarak en önemli şey gittiğiniz ülkede o ülkede yaşayan İtalyanları evlerinde gibi hissettiklerini görebilmek. İtalyan burada kendilerini evlerinde hissediyor. İzmirlilere söylüyorum: İtalyan dostlarınıza kucak açtığınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu.