Son Mühür/ Beste Temel- İzmir’i işgal eden güçlere karşı ilk direnişi başlatan Gazeteci Hasan Tahsin, ölümünün 107. yılında Konak Meydanı’ndaki anıtı önünde anıldı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) tarafından düzenlenen törene, meslektaşlarının yanı sıra çok sayıda siyasi isim ve öğrenci katıldı.
15 Mayıs 1919 sabahı sıktığı o kurşunla Milli Mücadele’nin fitilini ateşleyen Hasan Tahsin için bugün yine aynı noktada bir araya gelindi. Tören, sabah saatlerinde saygı duruşu yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından İGC Başkanı Dilek Gappi ve yönetim kurulu üyeleri, anıta çelenk sunarak anma programını başlattı.
Protokol ve gençler bir aradaydı
Törene katılım yoğundu. İYİ Parti Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ve geçmiş dönem milletvekili Atila Sertel gibi isimler alandaydı. Siyasi partilerin il yöneticileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra, Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Ortaokulu öğrencileri de törende hazır bulundu.
Dilek Gappi: "Gazeteci kalemini satmaz"
Törende konuşan İGC Başkanı Dilek Gappi, Hasan Tahsin’in direnişçi kimliğine dikkat çekti. "Bir film senaryosu gibi gelse de yaşananların her anı gerçekti" diyen Gappi, Tahsin’in halkı uyandırmak için aylar öncesinden yazılar kaleme aldığını hatırlattı. Gappi, meslek onuruna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
"Gazeteci, toplumun derdiyle dertlenir; ona sırtını dönemez. Hasan Tahsin’den öğrendiğimiz tek bir şey var: Gerektiğinde özgürlüğün için canını verirsin ama o kalemi asla satmazsın."
Tutuklu gazeteciler gündemdeydi
Başkan Gappi, konuşmasında sadece geçmişi anmakla kalmadı, bugüne de bir parantez açtı. Halen cezaevinde bulunan 14 gazeteciyi hatırlatan Gappi; Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve İsmail Arı gibi isimlerin serbest kalması gerektiğini savundu. 107 yıl önce susturulmak istenen basın sesinin, bugün de farklı baskı ve soruşturmalarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
"Basın toplumun nefesidir"
Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ise Hasan Tahsin’in sadece bir direnişçi değil, aynı zamanda emekten ve kadın haklarından yana bir aydın olduğunu ifade etti. Basının bir toplumun nefesi olduğunu belirten Yıldır, yerel yönetimler olarak basın özgürlüğünü her şartta savunmaya devam edeceklerini vurguladı.
Anma töreni, katılımcıların anıt önünde verdiği hatıra fotoğrafıyla noktalandı.