Türkiye'yi sarsan Eymen Sadık Durak cinayetinde yargı süreci, sanıkların karanlık yüzünü bir kez daha tescilledi. İzmir’in Bornova ilçesinde 5 yaşındaki küçük Eymen’in cansız bedeninin bir tandır kuyusunda bulunmasıyla başlayan hukuki süreçte, anne Mine Durak ve suç ortağı Serkan Elçetin hakkında verilen hapis cezalarının gerekçeli kararı kamuoyuyla paylaşıldı. "Müstehcen yayın üretiminde çocuk kullanmak" suçundan 8’er yıl ek hapis cezasına çarptırılan sanıkların, küçük çocuğu maruz bıraktıkları vahametin boyutları mahkeme tutanaklarına kan donduran detaylarla yansıdı.
Toplumda infial yaratan görüntülerin gerekçesi açıklandı
İzmir 32’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, ceza miktarının belirlenmesinde "alt sınırdan uzaklaşılma" nedeni olarak suçun işleniş biçimi ve mağdurun yaşına dikkat çekildi. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporlarıyla sabitlenen görüntülerin vahametini, Eymen’in savunmasızlığını ve söz konusu eylemlerin toplumsal vicdanda açtığı derin yarayı temel gerekçe olarak sundu. Kararda, sanıkların inkara yönelik savunmalarının bilimsel kanıtlar ve somut veriler karşısında itibar görmediği, aksine suçun kasten ve planlı bir şekilde işlendiği vurgulandı.
Loading...
Tandır kuyusundan çıkan acı gerçek ve hukuki süreç
Korkunç olay, 2019 yılında Mine Durak’ın çocuğuna şiddet uyguladığına dair gelen bir ihbarla gün yüzüne çıkmıştı. Emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu küçük Eymen’in elleri ve ayakları bağlı haldeki cesedi, üzerine tuğlalar örülmüş bir tandırda bulunmuştu. İlk etapta "kasten öldürme" ve "eziyet" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanıkların dosyası, istinaf mahkemesinin incelemesi sonrası yeni delillerle genişletildi. Serkan Elçetin’in dijital materyallerinde yapılan incelemeler, küçük çocuğun sadece cinayete kurban gitmediğini, aynı zamanda sistematik bir istismar ve müstehcenlik sarmalına itildiğini kanıtladı.
Cezai ehliyet tam: İndirim uygulanmadı
Yargılama sürecinde sanık Mine Durak için talep edilen akıl sağlığı raporu, Adli Tıp kurumundan "cezai sorumluluğu tamdır" sonucuyla döndü. Bu gelişme üzerine mahkeme, suçun işlenişindeki fikir ve eylem birliğini göz önünde bulundurarak cezaları onadı. Özellikle çocuk istismarı ve müstehcenlik suçlarına yönelik verilen hapis cezalarında, sanıkların duruşma süresince herhangi bir pişmanlık belirtisi göstermemesi nedeniyle yasal indirim maddeleri uygulanmadı. Mahkeme, annenin "olaydan haberim yoktu" şeklindeki savunmasını, bizzat görüntülerde yer alması ve çocuğun bir "cinsel obje" olarak kullanılmasına göz yumması nedeniyle reddetti.
Adalet yerini buldu: Beraat ve mahkumiyet kararları
Davanın yan kollarından biri olan "fuhşa teşvik ve aracılık" suçlamasında, delillerin somut bir boyuta ulaşamaması ve iddianın varsayımsal düzeyde kalması sebebiyle sanıkların beraatine karar verildi. Ancak "müstehcen yayın üretimi" noktasında sunulan dijital deliller, Eymen’in maruz kaldığı trajediyi tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Ağırlaştırılmış müebbet ve toplamda 38'er yıl hapis cezasının yanına eklenen bu 8’er yıllık son mahkumiyet, adaletin en ağır şekilde tecelli etmesi noktasında emsal bir nitelik taşıdı.