Son Mühür/ Emine Kulak- Yağmur Daştan- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Mayıs Ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi gerçekleşti. Toplantı İzBB Başkanı Cemil Tugay tarafından yönetildi. Meclisin gündemini, Büyükşehir Belediyesi’nin ve Eshot Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı gelir ve giderlerini oluşturan kesin hesap oluşturdu.
İzmir toplu ulaşımının can damarı olan ESHOT'un 2025 yılına ait harcama, gelir ve borçlanma bilançoları netleşti. Plan ve Bütçe Komisyonu'nun incelemesinin ardından meclis onayına sunulan kesin hesap verileri, bütçe disiplini ve finansal gerçekleşmeler açıklandı.
Gider bütçesinde yüzde 72'lik gerçekleşme
ESHOT'un 2025 mali yılı için başlangıçta öngörülen gider bütçesi 24 milyar 200 milyon TL olarak teklif edilmişti. Mali yıl sonunda bu öngörülen ödeneğin 17 milyar 651 milyon 33 bin 694,21 TL'lik kısmı harcandı. Böylece kurumun gider bütçesi gerçekleşme oranı yüzde 72,94 olarak kayıtlara geçti ve bu kalem komisyon tarafından oy birliği ile kabul edildi.
Hedefler aştı
Giderlerin yanı sıra kurumun 2025 yılı gelir performansı, tahmin edilen rakamların oldukça üzerine çıktı. 2025 mali yılı için net 13 milyar 300 milyon TL gelir tahmini öngörülmüş, yıl sonunda 16 milyar 492 milyon 937 bin 435,50 TL net tahsilat gerçekleşti. Mali yıl gelir bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 124,01’i bulurken, ilgili önerge komisyonlar tarafından oy birliği ile kabul edildi.
İç borçlanmada bilanço
Mali yıl bütçesinde ilk etapta toplam 11 milyar 218 milyon 40 bin TL borçlanma öngörülmüştü. Bu kapsamda 569 milyon TL geri ödeme, net 10 milyar 649 milyon 40 bin TL iç borçlanma ve 240 milyon 960 bin TL dış borçlanma planlanmıştı. Yıl içerisindeki dinamik süreçte ise 592 milyon TL iç borçlanma yapıldı, buna karşılık 386 milyon 475 bin 507,22 TL iç borç ödemesi gerçekleştirildi. Mali yıl sonu itibarıyla net iç borçlanma miktarı 205.524.492,78 TL olarak dengelendi ve finansman kesin hesap kalemi de mecliste grubu bulunan tüm partilerin ortak oyuyla onaylandı.
Saatli: Azrail ekonomik olarak Türkiye’de geziyor
2025 yılı mali kesin hesabını hakkında söz alan Plan ve Bütçe Komisyon Başkanı CHP’li Meclis Üyesi Onur Saatli, “ Yüksek enflasyonun, kur baskısının, yerel yönetim bütçeleri üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu yıl olmuştur. İzBB yatırımlarını, temel belediyecilik hizmetlerini sürdürmeye devam etmiştir. 2025 yılı harcamalarında mal ve hizmet alımlarına ayrıldı. Bütçemizin önemli kısmı yatırım, ulaşım için kullanılmıştır. Asfalt kaplama için 2 milyon, Buca bağlantı tüneli için 8 milyon TL harcanmıştır. 2025 yılında sermaye giderleri kapsamında 13 milyar TL yapılmıştır. Raylı sistemler, yol yapım sistemlerinden yapılmıştır. Ulaşım hizmeti ekonomik enflasyona karşı sürdürülmüştür. Personel gider oranı yüzde 3 olarak gerçeklemiştir. Gelir tarafında ise büyük bölümü vergi paylarından oluşmaktadır. Hazine ve maliye bakanlığı, iller bankası önemli yer tutmaktadır. Öz kalem gelirlerimiz de bütçeye katkı sağlamıştır. Belediyemiz mali yükümlülüklerine yerine getirmişti. Belediyemizin kredi notu korundu. Bilançoya baktığımızda 1 trilyona ulaşmıştır. Bu tablo İzBB’nin yatırım kapasitesini ve sürdürülebilirliği ortaya koymaktadır. 2025 yılı kesin hesabı değerlendirirken sadece rakamları değil, hangi ekonomik koşullarda da çıktığına bakmalıyız. Ağırlaştırılan koşullarda hizmet etmeye çalışıyor. Faizleri yüzde 50 seviyesine çıkaran belediye değil. Bugün bırakın uzun vadeli yatırım yapmayı, kurun, faizin birkaç ay sonra nerede olacağını kimse öngöremiyor. Biz bu ortamda nasıl mali öngörü oluşturacağız? Belediyelerden kusursuz mali tablo beklemeleri gerçekçi değil. Merkez bankası ise iktidarın içini boşalttığı kamu kurumu haline gelmiştir. Ne hazinenin ne belediyenin, ne de özel kuruluşun bu mali tabloda mücadele etmesi güçtür. Sözün özü bu faizin, enflasyonun beli kırılmadıkça herkesi daha zor günler bekliyor. Burada sorun ekonomide öngörülebilirliğin ortadan kalmış olmasıdır. Kamu bankaları kredi kullandırmıyor, iller bankası sürece dahil olmuyor. Sınırlı sayıda teminat mektubu alabiliyoruz. Belediyelerin bankası olması gereken kurumun, kredilere ulaştırması gerekirken, uzaklaştırması üzücüdür. Bu personel giderlerini, belediyenin mali yapısını baskı altına almak demektir. Metro gibi dev yatırımlar Dünya’nın hiçbir yerinde öz kaynaklarla yapılmaz. Madem yapılıyordu köprüleri de özkaynak ile yapsaydınız. Bugün binlerce vatandaş verilen kredilerin yükünü ödüyor. Kamu kaynakları söz konusu olduğunda merkezi hükümet her türlü yükün altına girebiliyor ama bu İzBB’nin işi olunca kredi verilmiyor. Orada bir samimiyet görmüyoruz. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz İzmir hakkını savunuyoruz. Azrail ekonomik olarak Türkiye’de geziyor. İzmir’e köstek değil, destek olunmasını bekliyoruz” dedi.