İzmir’de otomotiv ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren iş insanı T.G., geçen yıl satın aldığı yaklaşık 18 milyon lira değerindeki Porsche Taycan ile Çeşme’ye giderken aracının ön kısmından duman çıktığını fark etti. Yeşildere Caddesi’nde seyir hâlindeyken aracı yol kenarına çeken T.G., bu sırada kapıların kilitlendiğini ve içeride mahsur kaldığını belirtti.
Alevler kısa sürede büyüyünce panik yaşayan T.G., aracın dijital sisteminde yer alan acil kilit açma tuşunu tesadüfen bularak kapıyı açmayı başardı. Yoğun duman ve alevler nedeniyle hafif yaralanan T.G., son anda araçtan çıkabildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürse de araç tamamen kullanılamaz hâle geldi.
“Şans eseri kurtuldu”
Yangın sırasında araçta bulunan yüklü miktarda nakit paranın büyük bölümü de yandı. Araç, satış firmasının servisine çekildi. İtfaiye raporu ve adli bilirkişi incelemesinde, yangının aracın elektrik sistemindeki HVD (High Voltage Distribution) adlı bileşenden kaynaklandığı tespit edildi. Ancak üç ay sonra Almanya’dan gelen Porsche mühendisleri, üretim hatası iddiasını reddeden farklı bir rapor hazırladı. Bunun üzerine T.G., avukatı aracılığıyla markaya karşı suç duyurusunda bulundu.
T.G.’nin avukatı Harun Ümit Eren, müvekkilinin ölümle burun buruna geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Müvekkilim, Yeşildere’de seyir hâlindeyken aracın ön kısmından alev çıktığını fark ediyor. Araç kilitleniyor, mekanik sistemler çalışmıyor. Sol bacağı ve yüzü yanmaya başlıyor. Dijital ekrandaki acil kilit tuşuyla kapıyı açıp kendini dışarı atıyor. Bu olayda çok büyük bir şans var. Eğer eşi ve çocukları araçta olsaydı sonuç çok ağır olabilirdi.”
“Raporlar üretim hatasına işaret ediyor”
Eren, teknik raporların üretim hatasını açıkça gösterdiğini vurgulayarak, “Tarafsız bilirkişi raporu, yangının bataryadan invertöre geçişte kullanılan elektronik parçada meydana gelen deformasyondan kaynaklandığını ortaya koydu. Aynı yönde itfaiye raporu da var. Ancak Porsche Almanya buna rağmen üretim hatası olmadığını ileri sürdü. Müvekkilim maddi ve manevi olarak büyük zarar gördü” dedi.
“Türk yargısına güveniyoruz”
Eren, markanın çözüm üretmediğini belirterek, “Müvekkilim dünyanın önde gelen bir markasından adil çözüm bekliyordu ancak süreç boyunca yalnız bırakıldı. Türk yargısına başvurduk, uluslararası düzeyde de süreci takip edeceğiz. Türkiye’de insanların canı ucuz değil. Adalet yerini bulacaktır” ifadelerini kullandı.