İZMİR HABERLERİ

Eğitimde Şiddet İsyanı: Öğretmenler 2 gün derslere girmeyecek!

Eğitimde şiddet tırmanıyor! İstanbul'da öğrencisi tarafından bir öğretmen öldürülürken, öğretmenler iki gün derslere girmeme kararı aldı!

Abone Ol

Son Mühür / Erkan Doğan - Sağlığın ardından eğitim sektöründe de şiddet tırmanıyor! Öğrencisinin sınıfta saldırısı sonucu ağır yaralanan Fatma Nur Çelik, yaşamını yitirirken, olayda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Öğretmenler bugün ve yarın iş bırakma kararı aldı.

Öğretmenler : “Artık yeter”

İstanbul’daki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. 17 yaşındaki bir öğrencinin saldırısı sonucu ağır yaralanan Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, vahim olayda iki öğretmen ve bir öğrenci de yaralandığı, şüpheli gözaltına alındığı bildirildi. Okullarda yaşanan ve giderek tırmanan şiddet olaylarına tepki amacıyla eğitim iş kolunda faaliyet gösteren sendikalar, 3-4 Mart tarihlerinde iş bırakma kararı aldı. Eğitim-İş’in iki gün, Eğitim-Sen sendikasının ise bir gün iş bırakma kararı alırken, yurt genelinde düzenlenen basın açıklamasında, eğitim alanında artan şiddete sert tepki gösterildi.

Bakan Yusuf Tekin’e soruyoruz, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor?”

Eğitim-İş Sendikası tarafından yurt genelinde yapılan basın açıklamalarında, “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz: Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” ifadelerine yer verildi.