Bayraklı Haberleri

Ege Üniversitesi yolsuzluk operasyonunda siyaset, bürokrasi ve ihale sarmalı: Hastanede çete liderine 'özel makam oda'sı

Ege Üniversitesi’nde yürütülen milyarlık yolsuzluk ve örgütlü usulsüzlük soruşturmasında şok eden detaylar ortaya çıktı. Hiçbir resmi unvanı ve sağlık görevi bulunmayan örgütün lideri Şafak Çakıroğlu'na hastane içinde 'özel oda' tahsis edildiği, milyonluk ihale vurgunlarını bu odada planladığı belirlendi. Tutuklanan Mikail Karadaş, örgüt lideri Çakıroğlu'nun talimatları doğrultusunda, paravan şirketlerin ihaleleri sorunsuz alabilmesi için şartnamelerin önceden ayarladığı iddia edildi.

Abone Ol

SON MÜHÜR / Cumhur Erkek- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar koordinesinde Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, Ege Üniversitesi Hastanesi'nin, suç örgütü tarafından adeta üs gibi kullanıldığı ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında, hastane yönetim mekanizmasının ve bürokrasinin nasıl devre dışı bırakıldığını gözler önüne serdi. Tıbbi bir unvanı veya kurumla hiçbir resmi bağı bulunmayan çete liderine, hastane binası içerisinde adeta bir genel müdürlük makamı gibi özel bir çalışma odası ayrıldığı beyanlarla açığa çıktı. İhale şartnamelerinin manipüle edilmesinden, doğrudan temin evraklarının örgüt lehine düzenlenmesine kadar tüm kirli pazarlıkların ve gizli toplantıların bu 'özel oda'da gerçekleştirildiği kayıtlara geçti.

Kamera İhalesi ve Ardışık Milyonluk 'Eft'ler

Savcılık dosyasında, kamunun paravan şirketler üzerinden nasıl zarara uğratıldığı tüm detayları ile yeraldı. 29 Milyonluk İhalede Tek Teklif (M.A., M.Ç.): Çocuk Hastanesinde kullanılmak üzere açılan Kamera Sistemi alımı ihalesinin yaklaşık maliyeti 29.769.354,32 TL olduğu ve açık ihale olarak yapıldığı, ihaleye tek teklif veren tek firmanın MBT Bilişim isimli firma olduğu ve ihalenin 23.259.100 TL. olarak MBT'ye adrese teslim olarak verildi. Üniversitenin Döner Sermaye kayıtlarında yapılan incelemede; Evsa Ticaret ile MBT Teknoloji firmaları arasında, ihalelerin hemen ardından altı gün ile bir hafta arayla 10 milyon TL, 22.7 milyon TL, 38 milyon TL ve 17.2 milyon TL gibi çok yüksek tutarlarda ardışık ve şüpheli banka transferleri saptandı.

Satın Alma Biriminde Organize Vurgun

Operasyonda en büyük vurgun yapılan birimlerde tespit edildi. Satın alma birimindeki görevlilerin, doğrudan temin evraklarındaki piyasa fiyat araştırmalarını örgüt hiyerarşisinden gelen talimatlara göre hazırlayarak kurumu fahiş fiyatlarla zarara uğrattığı yönünde şikayetçi beyanları dosyada yer aldı. Dikkat çekmemek adına ihalelerin bölünerek şüpheli diğer şirketlere dağıtıldığı, toplam bedelin 89.225.000,00 TL'yi bulduğu ve idari kadronun lüks otel konaklama faturalarının bile bu şebeke tarafından ödendiği tespit edildi. Kurumda hiçbir resmi yetkisi ve kamu görevi bulunmayan S.Ç'nün, örgüt liderinin talimatıyla imzasız ve gizli borç sorgulama listeleri üzerinden hastanedeki para ve evrak akışını hiyerarşik olarak takip ettiği teknik takibe takıldı.

İlçe Başkan Yardımcısı ve Temizlik Görevlisi Kuryenin Rolü

Siyaset, bürokrasi ve ihale üçgenindeki organizasyonun sahaya yansıyan diğer iki ayağına dikkat çeken isimler yer aldı. Kemalpaşa'da siyaset yapan Y.Y., sahip olduğu siyasi unvanı ve nüfuzunu kullanarak üniversitedeki ihale komisyonları ve idari kadro üzerinde baskı kurmak, çetenin taleplerini bürokrasiye dikte ettirmek ve yasa dışı fon akışına zemin hazırlamakla suçlanıyor. Aynı soruşturmada gözaltına alınan ve danışmanlık yaptığı iddia edilen, temizlikçi kadrosunda görülen Recai Deniz, şüpheli şirketler, satın alma birimi ve örgüt yöneticileri arasındaki imzasız borç listelerini, gizli belgeleri ve elden sıcak para transferlerini yürüten kurye olduğu iddia ediliyor.

Mikail Karadaş Hakkında Ağır Suçlamalar

Soruşturma kapsamında Mikail Karadaş'ın, suç örgütünün bürokrasi ve üniversite yönetimi üzerindeki 'siyasi nüfuz ve arabuluculuk' ayağını iddia ediliyor. Dosyaya yansıyan iddialara göre Karadaş'ın, sahip olduğu siyasi bağlantıları ve unvanları kullanarak Ege Üniversitesi'ndeki ihale komisyonları, idari kadrolar ve satın alma birimleri üzerinde baskı kurduğu öne sürülüyor. Örgüt lideri Şafak Çakıroğlu'nun talimatları doğrultusunda, paravan şirketlerin ihaleleri sorunsuz alabilmesi için şartnamelerin önceden ayarlanması sürecinde bürokratik engelleri kaldırmakla suçlanıyor. Karadaş ayrıca, şirketler ile üniversite yönetimi arasında adeta bir 'köprü' görevi görerek, usulsüz işlemlerin pürüzsüz ilerlemesini sağladığı ve yasa dışı para trafiğinin koordinasyonunda rol oynadığı iddialar arasındadır.