Son Mühür / Atakan Başpehlivan Son Mühür / Atakan Başpehlivan – Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Mart ayı meclis toplantısında yaptığı değerlendirmelerde, ekonomi gündeminin öne çıkan başlıklarına ilişkin dikkat çekici mesajlar verdi.
Başkan Yorgancılar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİK) toplantısının çıktılarının iş dünyası açısından önem taşıdığını belirtirken, küresel ölçekte devam eden ABD-İran geriliminin ekonomik etkilerine de değindi.
Ender Yorgancılar: Devir işlemi Alsancak Limanı’na katkı sağlayacak
İzmir Limanı’nın geçtiğimiz aylarda Albayrak Grubu’na devredilmesi hakkında düşüncelerini paylaşan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Alsancak Limanı bizim en önemli limanlarımızdan bir tanesidir. Peki, Alsancak Limanı neden gözden düştü? Bunun en temel nedeni, büyük tonajlı gemilerin buraya girmesinin mümkün olamamasından kaynaklıdır. Çünkü Pelikan diye tabir edilen İzmir Körfezi’nin girişinde gemi yolu diye bir bölge var, buradaki derinlik 9 metreye kadar düşüyor. Yüksek tonajlı gemilerin girmesi için 15 metreye yakın bir derinliğin olması gerekiyor. Burada kazı yapılması gerekiyor. Bu devir işleminin Alsancak Limanı’na katkı sağlayacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
“Made in EU kapsamına alınmamızla birlikte önemli bir riski bertaraf ettik”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın öncülüğünde düzenlenen toplantının ana gündeminin Avrupa Birliği’nin, Hindistan ile yaptığı serbest ticaret anlaşması olduğunu vurgulayan Ender Yorgancılar, “YOİK toplantısı son derece önemlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın öncülüğünde düzenlenen toplantıya ben de katıldım. Ana gündem AB’nin, Hindistan ile yaptığı serbest ticaret anlaşmasıydı. Yerli üretici ezdirmeyecek ilave tedbirlere, üreticinin finansmana ulaşımına dair bütün fikirlerimizi orada başladık. Bizim savaştan önceki en büyük önceliğimiz yüksek faiz ve enflasyondu. Bugün ki noktadaki en önemli konular değişmedi yine aynı. Ocak ayında ve Şubat ayındaki toplantılarda faiz indirimi yapılmadı, bu savaşın gidiş sürecine göre indirimden ziyade aynı seviyede kalmasının bile gelecek açısından önemli olacağını düşünüyorum. Savaş öncesi en önemli gündem maddemiz olan Made in Europe tasarısında, ülkemizin ürünlerinin AB menşeili olarak tanınmasından büyük memnuniyet duyduğumuzu söylemek istiyorum. Sanayimiz adına çok önemli bir riski bertaraf ettik gibi gözüküyoruz, şimdilik diyorum çünkü henüz tasarı komisyondan geçip onaylanmadı.” şeklinde konuştu.
“Koşullar iyileşene kadar enerjiye zam yapılmamalı”
Türkiye’nin, Orta Doğu’da bir ateş çemberinin içinde yer aldığını belirten ve savaştan ekonomik anlamda etkilenmemek için yapılması gerekenleri meclis toplantısında kamuoyu ile paylaşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar, “Coğrafya olarak bir ateş çemberinin içindeyiz. Bugüne kadar politikalar nedeniyle bu savaşın içine girmedik, İnşallah girmeyiz. Savaşta kazanç sağlayan sadece silah tüccarlarıdır. Yarın ne olacağını bilmediğimiz gelişmelerde hep insan kayıpları yaşanıyor. Bu savaşın kara harekatına dönüşmesi halinde planların hepsinin baştan yapılacağı söylemek gerekiyor. Tek arzumuz bu savaşın bir an önce sonlanması ve bitirilmesidir.
Bu neden önemli, ilk başta nükleer santral ve silah riskinden kaynaklıdır. Etrafımız nükleer santral ve silahlarla çevrili bir yapının çevresindeyiz. Olası sızıntılardan dolayı tarımdan dolayı çok tehlikeli şeylerin yaşanacağını biliyoruz. Diliyoruz ki nükleer tehdit sadece risk olarak kalır. Hürmüz Boğazı’nın bu kadar önemli olduğunu hepimiz bu savaşta öğrendik. Burası neden bu kadar önemli? İran bu boğazı kapattığında tedarik zincirlerinin ulaşımı geciktiğinde dünya buranın ne kadar kritik bir yer olduğunu öğrendi. Fuara gittiğimde mazot 1.74’tü, Almanya’dan döndüğümde 2.14 oldu. Bu otomatik olarak tedarik zincirlerine, servis fiyatlarına ve maliyetlere olumsuz anlamda etkiler yaşatacak.
Bu boğazın dışında oradaki petrolü diğer tarafa aktaracak herhangi bir sistem ya da tesis yok. Bugün savaş bitse bunun geriye dönüşümü, hasarın onarımının yıllar alacağı konuşulmaktadır. Bu süre zarfında da petrol fiyatlarının eski seviyelerine düşemeyeceğini düşünüyoruz. Enerjide körfeze bağımlılığımız sınırlı olsa da artan dengeler tüm düzeni bozmuş durumda. Bu bile tek başına bütçe dengesini bozmaya yeter. Rusya’daki savaş bizim ekonomimizi etkiledi ancak bu savaş bizi daha çok etkiledi. Daha kötüsünü yaşamamak için bizim önerimiz, düşüncemiz küresel koşullar iyileşene kadar enerjiye zam yapılmamasıdır. Devletimiz bazı konularda destek veriyor.” dedi.