İstanbul serbest piyasada haftanın yeni işlem gününde döviz kurları yukarı yönlü seyrini sürdürdü. Dolar 43 lira seviyesinin üzerine çıkarken, Euro 50 liranın üzerinde kalıcılığını korudu. Gözler hem Hazine’nin yoğun borçlanma programına hem de Merkez Bankası’nın atacağı adımlara çevrildi.
Döviz kurları güne nasıl başladı?
Yeni günde dolar 43,0270 liradan, Euro ise 50,6110 liradan işlem görmeye başladı. Önceki gün kapanışında dolar 42,9610 liradan, Euro ise 50,5390 liradan satılıyordu. Böylece iki ana para birimi de güne sınırlı da olsa yükselişle giriş yaptı.
Piyasaların gündemi: 1,32 trilyon TL’lik iç borçlanma programı
Piyasalarda asıl dikkat çeken gelişme ise Hazine’nin yılın ilk çeyreğinde hayata geçireceği iç borçlanma programı oldu. Ocak, şubat ve mart aylarını kapsayan bu dönemde toplam 1,32 trilyon TL tutarında borçlanma planlanıyor. Bu yüksek tutar, tahvil piyasaları ve faiz görünümü açısından yakından izleniyor.
TL’nin dolar karşısındaki performansı
Türk Lirası, aralık ayında dolar karşısında yüzde 1,1 oranında değer kaybı yaşarken, 2025 yılı genelinde kayıp yüzde 17,7 seviyesine ulaştı. Buna karşın TL, 2024 ve 2025 yıllarını reel anlamda değer kazancıyla tamamladı. Bu durum, yüksek enflasyona rağmen TL’nin satın alma gücünde görece bir toparlanma olduğunu gösteriyor.
Hazine ve TCMB’nin tahvil hamleleri öne çıkıyor
Hazine, ocak ayında 488 milyar TL, şubat ayında 520 milyar TL ve mart ayında ise 313 milyar TL iç borçlanma yapmayı planlıyor. Merkez Bankası (TCMB) da bu yoğun itfa dönemi öncesinde Açık Piyasa İşlemleri (APİ) kapsamındaki Hazine tahvil portföyünü büyütme kararı aldı.
TCMB, mevcutta 262,3 milyar TL seviyesinde olan tahvil portföyünü 450 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyor. Banka, doğrudan alımların piyasa dengelerini bozmayacak, öngörülebilir ve kontrollü bir çerçevede yapılacağını vurguluyor. Ekonomistler ise bu adımların parasal gevşeme anlamına gelmediğini, bilanço dengesi açısından “normalleşme” adımı olarak okunması gerektiğini belirtiyor.
Küresel piyasalarda düşük hacim dikkat çekiyor
Yeni yıl tatili nedeniyle küresel piyasalarda işlem hacmi şimdilik zayıf seyrediyor. Ancak yatırımcılar, önümüzdeki haftalardan itibaren hacimlerin yeniden artmasını bekliyor. ABD Merkez Bankası’nda yaşanacak yönetim değişikliği, yapay zekâ hisselerindeki yükselişin sürdürülebilirliği ve Donald Trump’ın yeniden başkanlık ihtimali küresel piyasalarda yeni dalgalanmaların habercisi olarak görülüyor.
İç gündemde PMI ve vergi düzenlemeleri takipte
Yurt içinde bugün açıklanacak olan imalat sanayi PMI verisi piyasalar açısından kritik önemde. Ayrıca yıl başında yürürlüğe giren vergi ve harç artışlarının enflasyon üzerindeki etkileri de yakından izleniyor.
Akaryakıtta maktu ÖTV yüzde 6,95 artırılırken, sigarada maktu ÖTV 16 TL’den 17,27 TL’ye çıkarıldı. Gelir vergisi dilimleri yeniden düzenlenirken, cep telefonu hatlarının ilk tesisinde alınan özel iletişim vergisi 700 TL’ye yükseltildi. Yurtdışı çıkış harcı 1.250 TL olurken, IMEI kayıt ücreti ise 54 bin 258 TL’ye çıkarıldı.
Enflasyon ve faiz beklentileri
Ekonomistler, asgari ücret ve vergi düzenlemelerinin fiyatlar üzerindeki etkisini yakından izliyor. Mevcut tahminler, 2026 yıl sonu için enflasyonun yüzde 22 seviyelerinde kalabileceğine işaret ediyor. Bu oran, hükümetin yüzde 16’lık hedefinin üzerinde bulunuyor.
Önümüzdeki hafta açıklanacak enflasyon verileri ve Hazine ihaleleri piyasaların ana gündem maddeleri olacak. Anketlere göre aralık ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,98 artması beklenirken, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 31 seviyesinde bulunuyor. TCMB’nin bir sonraki faiz kararı ise 22 Ocak’ta açıklanacak.