Son Mühür- Cuma namazı için camilere akın eden milyonlarca inanan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hutbesinde 'Din istismarı' başlıklı mesajını dinledi.
''Önümüzdeki çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz’u gösterecek'' hatırlatılmasının yapıldığı hutbede,
''15 Temmuz; küresel güçlerin maşası olan FETÖ’nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gündür. Aynı zamanda 15 Temmuz, aziz milletimizin; Allah’ın nusret ve inayetiyle hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gündür. Kadını erkeği, genci yaşlısı tek yürek olduğumuz gündür. Minarelerden yükselen salâlar eşliğinde vatanımıza, milli ve manevi değerlerimize, istiklal ve istikbalimize sahip çıktığımız gündür'' mesajı verildi.
“Üzülme! Allah bizimle beraberdir” ayet-i kerimesine gönülden inanan şanlı milletimizin darbeye geçit vermediğine dikkat çekilen hutbede,
''15 Temmuz günü alçak saldırıyı gerçekleştirenler, hâlâ hainlik planlayanlar, şehitlerimizin kanlarına saygı göstermeyenler bilmelidirler ki, kahraman milletimiz tarih boyunca asla devletsiz kalmamıştır, Allah’ın izniyle kalmayacaktır da'' vurgusu dikkat çekti.
Ünlü şiire gönderme...
Şair Mithat Cemal Kuntay'ın,
''Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'' dizelerine gönderme yapılan hutbede,
''Kıymetli Müslümanlar!
FETÖ’yü diğer ihanet şebekelerinden ayıran en belirgin fark, yüce dinimiz İslam’ı ve muazzez değerlerimizi istismar etmesidir. Suret-i haktan görünerek; ‘hoca’, ‘cemaat’, ‘hizmet’ gibi medeniyetimize ait kavramları alçak ihtirasları için kullanmasıdır. Gerçek amacını gizlemesi, gençlerin geleceklerini karartması; menfaatleri uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü ve her türlü kötülüğü meşru görmesidir'' hatırlatmasında bulunuldu.
Bundan sonra bu türden tehlikeli girişimlere kapıyı kapatabilmek için yapılamsı gerekenler tek tek sıralandı.
Tehlike geride kaldı demeden...
Hutbede,
''Çocuklarımız ve gençlerimizi sahih dini bilgi ile buluşturalım. Özellikle aile hayatımızda ve toplumsal ilişkilerimizde güven ve samimiyeti, dostluk ve kardeşliği daha sağlam hale getirelim. ‘Artık böyle tehlikeler geride kaldı!’ düşüncesiyle rehavete kapılmayalım; Müslümanlar olarak ferasetli ve basiretli davranalım. Fitnenin asla uyumadığını, ihanetin her an fırsat kolladığını, düşmanın her gün yöntem değiştirdiğini unutmayalım'' çağrısında bulunuldu.