GÜNDEM HABERLERİ

Diyanet İşleri bu haftaki hutbesinde IŞİD benzeri radikal gruplar için bunlar ''Bozguncu'' uyarısında bulundu

Diyanet İşleri Başkanlığı bu haftaki Cuma hutbesinde günümüzde İslam dininin en çarpıcı sorunlarından birini masaya yatırdı. ''Dini istismar edenler, kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sunarlar. İslam’ı kendi düşüncelerine hapsederler'' hatırlatmasında bulunulan hutbede, ''Maalesef, bugün, Müslüman toplumlar, İslam’ı kendi tekelinde gören, kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıyadır'' uyarısı dikkat çekti.

Abone Ol

Son Mühür- Safi Arpaguş'un Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğuna oturmasının ardından İslam'ın güzel ahlakına vurgu yapan Cuma hutbelerinde bu hafta küresel çapta insanlığın en dikkat çekici sorunlarından biri olan radikal gruplar ele alındı.
''Din istismarı'' başlıklı hutbede isim vermeden Yalova'da üç polisi şehit eden IŞİD benzeri İslam'ı şiddetle özdeşleştiren dini yapılara gönderme dikkat çekti.

Cehaletin ve hurafenin...


''İnsanın yaratılış hikmetlerinden biri, yeryüzünü imar etmektir. İnsan; sahih dini bilgiye ulaştığı ölçüde hikmet üzere bir hayat inşa eder. Bu bilgiden uzaklaşıp heva ve hevesin, cehaletin ve hurafelerin peşine düştüğünde ise, imar yerini ifsada, ıslah yerini bozgunculuğa bırakır'' hatırlatmasının yapıldığı hutbede,
''Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, aşırılığı reddetmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti” buyurmaktadır. Durum böyleyken barış ve esenlik dini İslam’ın yüce değerlerini istismar edenler, geçmişte olduğu gibi bugün de varlığını sürdürmektedir. Bu kimselerin asıl gayesi; din kisvesi altında İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak, Müslümanları birbirine düşürmektir.'' uyarısında bulunuldu.

Hadis-i şerifleri devre dışı bırakarak...


''Kıymetli Müslümanlar!
Dini istismar edenler, kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sunarlar. İslam’ı kendi düşüncelerine hapsederler.'' denilen hutbede,
''Sahih dini bilgiye dayanmayan görüşlerini desteklemek için Kur’an-ı Kerim’i ve sünnet-i seniyyeyi gerçek anlamından koparıp keyfi yorumlara yönelirler.
Ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemlerini kabul ettirebilmek için hadis-i şerifleri devre dışı bırakmaktan çekinmezler.

Müslüman katlederek...


Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymaya ve Müslümanları katletmeye aracı kılarlar. Kendilerini ıslah edici, tevhidin savunucuları olarak tanıtan bu grupların asıl yüzünü Kur’an-ı Kerim şöyle haber vermektedir: “Onlara ‘Yeryüzünde düzeni bozmayın’ denildiğinde, ‘Biz yalnızca ıslah edenleriz’ derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.” ifadeleri dikkat çekti.
''Değerli Müminler!
Dinin sahibi Yüce Allah’tır. İslam’ı en doğru şekilde yaşayan Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’dir. İslam’a göre, hiç kimse kendini, Allah ve Resûlü’nün yerine koyamaz.'' vurgusunda bulunulan hutbede,
''Onlar adına hüküm veremez. Geleneğimizden gelen dini ve tarihi birikimi yok sayamaz. Hiç kimse, dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez. Mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia edemez. Şirk ve küfür isnadıyla bir Müslümanı iman dairesinin dışına çıkaramaz. Onun canına, malına ve namusuna kastedemez'' hatırlatmasında bulunuldu.

Dini kendi tekelinde görenler...


''Aziz Müslümanlar!
Maalesef, bugün, Müslüman toplumlar, İslam’ı kendi tekelinde gören, kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıyadır.'' vurgusunda bulunulan hutbede,
''Dijital mecralarda Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya, barış dini İslam’ı şiddetle yan yana göstermeye çalışan bu aykırı gruplar, artık küresel bir problem haline gelmiştir. Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız.
Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz. Kur’an-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetimizden neşet eden İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız.
İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız.'' mesajı verildi.