Son Mühür- Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), küresel bir sağlık sorunu olan kansere karşı toplumsal bilinci yükseltmek ve bilimsel verileri kamuoyuyla paylaşmak adına 1-7 Nisan Kanser Haftası boyunca geniş çaplı bir farkındalık hareketine imza attı. Onkoloji Enstitüsü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen bu etkinlikler dizisi, erken tanının hayati öneminden yapay zeka destekli tedavi yöntemlerine kadar pek çok kritik başlığı mercek altına alarak İzmir’de bilimsel bir köprü kurdu.
Kanserle mücadelede bilimsel strateji ve toplumsal bilinç
DEÜ Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hülya Ellidokuz, Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, hastalığa karşı yürütülen savaşın sadece klinik odalarında değil, toplumun her kesiminde başlaması gerektiğini vurguladı. Ellidokuz, kanserle mücadelenin başarısında koruyucu hekimlik uygulamaları ile bireysel farkındalığın kilit rol oynadığını belirtti. Teknolojik dönüşümün sağlık sektöründeki yansımalarına dikkat çeken Prof. Dr. Ellidokuz, özellikle yapay zeka entegrasyonu ve multidisipliner çalışma disiplininin, tanı süreçlerini hızlandırarak tedavi verimliliğini maksimum seviyeye çıkardığını ifade etti. Üniversitenin akademik gücünü toplumsal faydaya dönüştürme kararlılığında olduklarını belirten Ellidokuz, bu tür organizasyonların sürdürülebilir bir sağlık vizyonu için vazgeçilmez olduğunu hatırlattı.
Akademik zirve: Kansere karşı ortak akıl ve gelecek vizyonu
Haftanın en prestijli etkinliklerinden biri olan “Dokuz Eylül Üniversitesi Ulusal Kanser Haftası Sempozyumu”, 1 Nisan 2026 tarihinde Aziz Sancar Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile ortaklaşa düzenlenen bu sempozyum, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar gibi önemli isimleri aynı kürsüde buluşturdu. Oturumlarda, kanser araştırmalarının laboratuvar aşamasından klinik uygulama evresine geçiş süreci tüm boyutlarıyla irdelenirken; kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları ve inovatif tedavi protokolleri katılımcılara aktarıldı. Bilim insanları, geleceğin onkoloji dünyasında teknolojinin nasıl bir yol gösterici olacağına dair öngörülerini paylaşarak, ortak akıl platformunun temellerini güçlendirdi.
Onkoloji hemşireliğinden hasta deneyimlerine uzanan yolculuk
Etkinlik takviminin ikinci gününde, Onkoloji Enstitüsü’nde düzenlenen seminerlerle mesleki tecrübeler ve hasta odaklı yaklaşımlar ön plana çıkarıldı. Uzm. Hemşire Tuba Ülgen, onkoloji servislerinde görev yapan sağlık profesyonellerinin pratik süreçteki deneyimlerini içeren kapsamlı bir sunum yaparken, Dr. Derya Geresinli ise lösemi hastalarının yaşam mücadelelerini ve tedavi sürecindeki psikososyal deneyimlerini aktardı. Bu oturumlar, kanser tedavisinin sadece tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda empati ve sabırla örülü bir insanlık yolculuğu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Disiplinler arası yaklaşım: Sanat, spor ve bilimin gücü
Kanser farkındalığını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla düzenlenen “Sanat, Spor ve Bilimin Işığında Kanser Farkındalığı” paneli, hastalığın sosyal ve kültürel boyutlarını tartışmaya açtı. DEÜ Tıp Fakültesi’nde düzenlenen bu oturumda, sağlıklı yaşamın kanserden korunmadaki etkisi ve sanatın iyileştirici gücü gibi farklı perspektifler ele alındı. Bu disiplinler arası buluşma, kanserin sadece bir sağlık problemi değil, hayatın her alanını ilgilendiren bir olgu olduğu mesajını verdi.
Erken tanının gücü ve zararlı alışkanlıkların bedeli
Programın final aşamasında, spesifik kanser türleri ve risk faktörleri üzerine odaklanıldı. Prof. Dr. Selman Sökmen, kolorektal kanserlerde tarama yöntemlerinin ve erken yakalanan vakaların tedavi başarısındaki etkisini anlatırken; Prof. Dr. Rıza Çetingöz ise akciğer kanseri ile sigara kullanımı arasındaki doğrudan ilişkiyi bilimsel verilerle ortaya koydu. Uzmanlar, önlenebilir kanser türlerine karşı alınacak basit ama etkili önlemlerin binlerce hayatı kurtarabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundular.
Gençlerden yaratıcı destek: Kanser için konuş
Akademik kadronun yanı sıra DEÜ’lü öğrencilerin de aktif rol aldığı etkinlikler, organizasyona dinamizm kattı. Translasyonel Onkoloji lisansüstü öğrencilerinin hazırladığı “Kanser İçin Konuş” isimli farkındalık videosu, dijital mecralarda büyük ilgi görürken, düzenlenen seramik atölyesi gibi sosyal etkinlikler ise katılımcılara rehabilitasyon imkanı sundu. Rektör yardımcılarından idari personele kadar üniversitenin tüm birimlerinin kenetlendiği bu hafta, DEÜ’nün sağlık alanındaki öncü rolünü ve toplumsal hassasiyetini bir kez daha tescillemiş oldu.