Beyoğlu'nun kültürel dokusuyla öne çıkan Cihangir semtinde, babasından miras kalan Firuzağa Kahve'nin işletmeciliğini yapan Ufuk Bayraktar, sanat dünyasındaki başarısını iş hayatıyla da pekiştirmiş durumda. Mekan basma ve haraç talep etme iddiaları nedeniyle yargılanan oyuncu, mahkemede verdiği ifadelerde bu işletmeden elde ettiği gelire de değindi.
Cihangir'in köklü mekanı: Firuzağa Kahve neresi?
İstanbul'un bohemya havası taşıyan mahallelerinden Cihangir'de bulunan Firuzağa Kahve, yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri. Firuzağa Mahallesi sınırları içinde konumlanan bu tarihi mekan, çevresindeki Firuzağa Camii Çay Bahçesi gibi küçük ama özgün işletmelerle birlikte semtin kültürel haritasında önemli bir yere sahip.
Mekana erişim oldukça kolay. Taksim ve Tünel arasında kalan Cihangir bölgesi, toplu taşıma ile rahatlıkla ulaşılabilecek bir konumda yer alıyor. Özellikle sanat camiasından ve entelektüel çevrelerden isimlerin tercih ettiği Firuzağa Kahve, şehrin kalabalığından uzak sakin bir ortam sunuyor.
Babadan oğula devredilen işletme
Firuzağa Kahve'nin geçmişi, Ufuk Bayraktar'ın babası Cevahir Bayraktar dönemine uzanıyor. Yıllarca kahvenin başında duran baba Bayraktar, mekânı oğluna emanet ederek aile mirasını sürdürmesini sağladı. Beş yıl önce işletmeyi devralan Ufuk Bayraktar, oyunculuk mesleğine verdiği aralar dışında düzenli olarak kahvenin işleyişiyle ilgileniyor.
Mahkeme ifadesinde aylık gelirinin 1 milyon lira olduğunu belirten Bayraktar, bu gelirin önemli bir bölümünün Firuzağa Kahve'den elde edildiğini açıkladı. Oyunculuk projeleri ve işletme geliri birleşince ortaya çıkan bu rakam, sanatçının ekonomik durumu hakkında da fikir veriyor.
Oyunculuk kariyerinin başladığı nokta
Firuzağa Kahve sadece Ufuk Bayraktar için maddi bir kaynak değil, aynı zamanda sanat hayatının da başlangıç noktası. Lise eğitimini tamamladıktan sonra babasının yanında çalışmaya başlayan genç Bayraktar, kahvede garsonluk yaparken şansını denemiş ve hayatının dönüm noktasını yaşamıştı.
Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz, Firuzağa Kahve'ye geldiği bir gün Ufuk Bayraktar'ı fark etti. Genç adamın potansiyelini gören usta yönetmen, onu oyunculuk dünyasına kazandırdı. Bu tesadüf buluşma, Bayraktar'ın kariyerinde yeni bir sayfa açılmasına vesile oldu ve bugün geldiği noktanın temellerini attı.
Ünlü isimlerin adresi
Firuzağa Kahve ve çevresindeki benzer mekanlar, İstanbul'un sanat ve medya dünyasından tanınan yüzlerin sık sık uğradığı yerler arasında. Özellikle eski Cihangir atmosferini yaşatmaya devam eden bu kahveler, modern kafelerden farklı bir karakter sunarak nostaljik bir deneyim vaat ediyor.
Ufuk Bayraktar'ın varlığı da mekanın popülaritesine katkı sağlıyor. Televizyon ekranlarında izlediği oyuncuyu gerçek hayatta görmek isteyen hayranlar ve meslektaşları, Firuzağa Kahve'yi ziyaret edenlerin başında geliyor. Böylece kahve, hem geleneksel hem de modern kültürün kesiştiği bir buluşma noktası olmayı sürdürüyor.
Sonuç olarak Firuzağa Kahve, Ufuk Bayraktar için hem aile geleneğinin devamı hem de kariyerinin başladığı anlamlı bir mekan olarak öne çıkıyor. Cihangir'in ruhunu yansıtan bu işletme, şehrin kültürel zenginliğine katkıda bulunmaya devam ediyor.