Son Mühür- Suriye'de Şam yönetimiyle YPG/SDG arasında çatışma yaşandığı dönemin hemen ardından gelen ''Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'', CHP'nin Kürt seçmenle ortak yol arayışının süreceğinin göstergesi gibiydi.
Cezaevinde bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun konferansa gönderdiği üç maddelik planda,
''Kürt meselesini eşit vatandaşlıkla çözmemiz lazım
Okullarımızda Kürtçe'nin önünü açalım
Sınır ötesi ticaretin önünü açalım'' ifadelerine yer verdiği görüldü.
CHP lideri Özgür Özel'in, kent uzlaşılarına yönelik soruşturmalara tepki gösterdiği, Terörsüz Türkiye Komisyonu'nda kalmaya devam edecekleri mesajı verdiği ve Suriye'de barışçı bir çözüm istediklerini vurguladığı konuşmasına tanık olduğu konferans, CHP İzmir milletvekillerinin çok da ilgisini çekmemiş gibiydi.
Kimler ses verdi?
Parti Sözcülüğü koltuğunu kaybeden Deniz Yücel'in yorumsuz bir şekilde sadece Özgür Özel'in paylaşımını retweet ettiği konferans için açıklamada bulunan tek isim Yüksel Taşkın'dı.
Yüksel Taşkın,
Partimizin düzenlediği Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda Genel Başkanımız Özgür Özel'i dinliyoruz.
Bizler Kürt sorununun çözümü konusunda en tutarlı ve şeffaf parti olma iddiamızı sürdüreceğiz.
Hep beraber demokrasiyi, barışı, adaleti ve refah toplumunu inşa edeceğiz'' sözleriyle sürece destek verdiğini gözler önüne serdi.
CHP'li vekiller sessiz...
CHP'nin büyük önem verdiği Barış Konferansı'na CHP İzmir milletvekillerinden,
''Tuncay Özkan, Ednan Arslan, Gökçe Gökçen, Salih Uzun, Murat Bakan, Rahmi Aşkın Türeli, Rıfat Nalbantoğlu, Seda Kaya Ösen, Sevda Erdan Kılıç, Ümit Özlale''nin tepki vermeyerek sessiz kaldıkları görüldü.
CHP'li vekillerin sessiz kalmayı tercih ettiği süreçte İzmir'den en net şekilde yükselen ses Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabey oldu.
Bu dönemde çok önemli...
Atabay mesajında,
''CHP’nin bugün düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” tam da siyaset yapmanın suç sayılmaya çalışıldığı bu dönemde çok önemli.
CHP Kürt meselesini sorumluluk alan bir siyasetle ele alma iradesini ilan etti. Demokrasinin, ekonomik kalkınmanın ve nihayetinde toplumsal bütünleşmenin barıştan geçtiğini ısrarla vurguladı.
Umut verici çünkü kapalı kapılar ardında toplumsal faydadan uzak bir alış verişe dayalı değil. Tutarlı, öngörülebilir ve demokratik bir politika hattı sundu. Katılıma, tartışmaya ve ortak akla açık bir başlangıç adımı.
Farklı siyasal geleneklerden isimlerin farklı fikirleri de olsa nezaket içinde, demokratik bir ortamda katkı yapması ayrıca değerli. İktidara yürüyen CHP temel meselelerde tepkisellikten uzak kurucu bir rol üstlenme gücüne sahip.
Kürt sorunu vurgusu...
Ekonomik ve siyasal krizlerin iç içe geçtiği, siyasal maliyetlerin arttığı bir dönemde şeffaf, toplumsal katılımla geliştirilmeye açık ortak geleceği esas alan bir çerçeve oluşturmak son derece kıymetli. Kürt sorununu dar güvenlik ya da kimlik kalıplarına sıkıştırarak denenen yol çıkmaz sokak. Tarih bunu çok defa ispatladı.
Genel Başkanımız toplantıyı başından sonuna kadar izledi. Cumhurbaşkanı adayımız Sn. İmamoğlu demokrasiye, toplumsal barışa ve birlikte yaşama dayalı siyasal hattı ilan etti.
CHP, bu süreci doğru eksende, kararlılıkla büyütmeye devam edecek. Çünkü bu ülkenin en zor meselelerinde geri durmak değil, cesaretle siyaset yapmak gerekiyor'' ifadelerine yer verdi.