İzmir Haberleri

CHP’li Nalbantoğlu’ndan 1 Mayıs mesajı: “İşçi örgütsüz bırakılıyor”

1 Mayıs öncesi acı tablodan bahseden CHP’li Rıfat Nalbantoğlu, Türkiye'deki düşük sendikalaşma oranlarına ve iş cinayetlerine dikkat çekti. Nalbantoğlu 'Bu bozuk düzen değişmedikçe 1 Mayıs gerçek anlamına kavuşamaz!' ifadelerini kullandı.

Abone Ol

Son Mühür- 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler bayramının öncesi CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu'ndan zehir zemberek bir açıklama geldi. Türkiye'deki işçilerin 'ücretli kölelik' seviyesine geriletiğini savunan Nalbantoğlu ülkede adalet ve özgürlüğün işçinin gün yüzü görmesinde etili olacağını savuundu.

Nalbantoğlu meselenin sadece maaş olmadığını vurgulayarak şu sözleri kullandı:

“Ülkemizde emeğin değeri her geçen gün daha fazla aşınmakta; işçiler, alın terlerinin karşılığını almakta zorlanmaktadır. Yüksek enflasyon karşısında eriyen ücretler, ağır vergi yükü ve güvencesiz çalışma koşulları, emekçileri adeta “ücretli kölelik” düzenine mahkum etmektedir. Bu tablo, sosyal devlet ilkesinin ciddi biçimde zedelendiğini açıkça göstermektedir.

Çalışanların karşı karşıya olduğu sorunlar sadece ekonomik değildir. Uzun çalışma saatleri, iş güvenliğinin yetersizliği ve sendikal örgütlenmenin önündeki engeller, emeğin hak ettiği değeri bulmasının önünde büyük bir engel oluşturmaktadır.

Bu durum, işçilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik olarak da baskı altında kalmasına yol açar. Emekçinin sesinin kısıldığı bir düzende ise adaletten söz etmek mümkün değildir.”

"Toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin oranı.."

17 milyonu aşan işçi nüfusunun sendikalı oranlarını ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin oranların çok düşük olmasının sıkıntısından bahsederek; “Ülkemizde yaklaşık 17 milyonu aşan işçi nüfusuna rağmen sendikalı işçi oranı yüzde 14 seviyelerinde kalmaktadır.

Daha da çarpıcısı, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçilerin oranı yüzde 10’un dahi altındadır. Özel sektörde ise bu oranlar çok daha düşük seviyelere inmektedir. Bu durum, milyonlarca emekçinin örgütsüz ve güvencesiz bırakıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Çalışma yaşamında güvencesizlik yaygınlaştıkça, kayıt dışı istihdam, taşeronlaşma ve esnek çalışma modelleri kalıcı hale getirildikçe iş kazaları da artmakta, en ağır bedeli yine en korumasız kesimler yani genç- yaşlı, kadın – erkek, çoluk- çocuk demeden emekçiler ödemektedir.

Nitekim geçen yılın verilerine göre en az 2 bini aşkın emekçi çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bu demektir ki günde en az 6 işçi yaşamını yitirmektedir. Bu, kader değil; denetimsizliğin, ihmallerin ve emeği değersizleştiren anlayışın bir sonucudur.” dedi.

"Mücadele ve dayanışma günü"

1 Mayıs'ın anma ve kutlama günü olmasının dışında bir mücadele ve dayanışma günü olduğunu vurgulayan CHP'li Nalbantoğlu sözlerine şu şekilde devam etti: “Yıllardır ülkeyi yönetenler, uyguladıkları politikalarla hem emeğe hem de emekçiye sırtını dönmüş ve ekonomide yaşanan bütün olumsuzlukların, ülkeyi yönetememe krizinin bedelini çalışanlara ödettirmiştir.

Bugün ülkemizde milyonlarca çalışan için 1 Mayıs, artan geçim sıkıntısı, güvencesizlik ve derinleşen eşitsizliklerin gölgesinde karşılanmaktadır. Emeğin değeri her geçen gün daha fazla aşınmakta, işçiler alın terlerinin karşılığını almakta zorlanmaktadır. Daha dün sonuçlanan maden işçilerinin onurlu direnişi bunun en somut örneğidir. Onun için “1 Mayıs” bir anma ve kutlama günü olmasının dışında bir mücadele ve dayanışma günüdür. Haksızlığa, hukuksuzluğa, eşitsizliğe karşı çıkma günüdür. Örgütlü mücadelenin taçlandırıldığı gündür. Onurlu bir yaşam çağrısıdır. Bu nedenle “1 Mayıs” ancak ve ancak bu bozuk ve çarpık düzen değiştiğinde gerçek anlamına kavuşacaktır.”