CHP lideri Özgür Özel, Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen Özel, önemli açıklamalarda bulundu.
"Türkiye’nin barışıyla Suriye’nin barışını iç içe gördük!"
Suriye'deki gelişmelerle ilgili konuşan Özel, "Bir kez daha ifade etmek isteriz ki siyaset konuşmak için ve çözüm üretmek için yapılır. Siyaset, ayrılıklar, kavgalar, çatışmalar üzerinden değil; barış, kardeşlik ve dostluk üzerinden yarınları kurmak için yapılır. Biz Türkiye’de süreç başladığı andan itibaren ve Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz tüm süreçlerde Türkiye’nin barışıyla Suriye’nin barışını iç içe gördük. Bunun dışında bir şeyi düşünmek, tahayyül etmek, planlamak zaten akıl ve mantıkla bağdaşır bir durum değildir.
Suriye’de bir an önce istikrarın sağlanmasından; Suriye’de hem Türkmenleri, hem Arapları, hem Kürtleri, hem Dürzileri, hem Alevileri kapsayıp anayasal güvence altına alan ve Suriye’de barışı hakim kılan bir çözümden yana olduk. Bu durum Türkiye’nin barışına da katkı sağlayacaktır. Daha önce de söyledim. Ortada bir sınır çizgisinin olması, iki taraftaki kardeşliği ortadan kaldırmıyor. Sınırın iki yanında akrabalar yaşadığı gibi Türkmenlerin de Kürtlerin de Arapların da her birimizin akrabaları olduğunu ve onlarla aramızda oluşabilecek hukukun sadece kardeşlik hukuku olduğunu görmemiz lazım.
Türkiye’de 6 - 8 milyon Arap yaşıyor ama zaman zaman işte Suriye’deki karışıklıklar, onun yarattığı iç göç Türkiye’deki sığınmacı problemleri yüzünden sanki bir Arap düşmanlığı yükseliyor. Türkiye’de Kürt kardeşlerimiz hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurları olarak birlikte yaşıyoruz. Ama işler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler, birazcık ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Biraz önce Sayın Genel Başkanın da bahsettiği gibi bir nefret söylemine varan, Kürtleri kıracak, onları rencide edecek bir dil kullanıyorlar. Bunların tamamını reddediyoruz." dedi.
"Bizim ürettiğimiz siyaset düşmanlık üretmez!"
Kazanmanın yolunun inisiyatif almaktan geçtiğinin altını çizen Özel, "Biz burada iki Eş Genel Başkan, bir Genel Başkan yan yana duruyoruz. Burada bir Türk, bir Arap, bir Kürt var. Ama hepimiz biz kardeşiz. Bizim ürettiğimiz siyaset düşmanlık üretemez. Düşmanlık üzerinden, gerilim üzerinden beslenemez. Sadece şu soruyu sormak gerekir; Ben her gün güne başlarken kendime bu soruyu soruyorum. Bu oyunda kazanan İngilizler, Amerikalılar, İsrailliler mi olmalı? Yoksa bu oyunda kazanan Kürtler, Türkler, Araplar, Aleviler, Dürziler mi olmalı?
Niye kilometrelerce ötede ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayan, ömürleri boyunca dünyanın neresinde petrol varsa, neresinde maden varsa, neresinde sömürülecek bir şey varsa oraları sömürmüş olanlar buradan yine kazançlı çıksın? Barışı sağlayalım, kardeşliği sağlayalım, demokrasiyi sağlayalım. Biz kazanalım bir sefer de. Bunun yolu herkesin cesaretle inisiyatif almasından geçiyor." ifadelerini kullandı.
"Dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz!"
"Öncelikle Suriye’deki gelişmeler ve şu anda Suriye’de yaşanan insanlık dramını dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Bir yandan Türkiye’den yardım konvoylarının çıkmış olmasını, Halep üzerinden Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılıyor olmasını olumlu görüyoruz. Ama orayı bu hale kim getirdi bir de ona bakmak lazım. Orada bir takım selefi yapılara yol verip de ondan sonra orada şehirler kuşatılınca, elektrikler kesilince, beş tane çocuk soğuktan donunca, insanlar açlığa sürüklenince buradan yardım TIR’ları yollamak yerine, bunlara sebebiyet verecek kargaşaya imkan tanımayıp, hep söylediğimiz gibi diyaloğu ve çözümü ön plana almak gerekiyor Suriye’de de.
Ama bir yandan da şunu söylemek lazım. Şehirlerin kuşatıldığı zamanda gidecek bu yardımlar doğru yere mi ulaşacak? Yoksa başkalarının eline mi geçecek? Bundan dolayı da endişeliyiz. Bu sırada içeride de görüşmede de konuştuk. Bu yardımların Öncüpınar’dan Halep’e, Halep’ten Ayn el-Arab’a, Kobane’ye ulaştırılmasının dışında çok daha pratik, lojistik olarak da aklın gereği olan, çok daha garanti bir yol var. Mürşitpınar Sınır Kapımız var. Mürşitpınar Sınır Kapısı açıldığında zaten yardımlar ulaşması gereken yere ulaşıyor. Bir kuşatmayı geçmek zorunda kalmaksızın. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz."
IŞİD konusu gündemdeydi!
IŞİD konusuna da değinen Özel, "IŞİD meselesi, gerçekten aslında Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük travmalarında hep IŞİD terörü var. Maalesef şunu hatırlayalım. Adalet ve Kalkınma Partisi yeni bir ittifak oluşturmaya niyetlendiği seçimlere giderken, doğrudan bağlantılı olmamakla birlikte, seçimlere 10 ay kala çok istisnai bir yola başvurup, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma, kanun yararına bozma, ne kadar Hizbullah tutuklusu, hükümlüsü varsa müebbet hapisler almış, 30 yıl hapisler almış hepsini saldılar. Sonra bir baktık HÜDA PAR ile bir ittifak kurdular. Anlaşıldı ki HÜDA PAR’ın talebi; o geçmiş dönemlerde operasyonlarla büyük travmalar yaratan Hizbullah hükümlülerinin bir şekilde bırakılması. Onlar yargılanmış, cezalar kesinleşmiş, hapiste duruyorlar. Adalet Bakanlığı bir sabah kalkıyor, kanun yararına bozma talep ediyor. Türk hukuk sisteminin en istisnai başvuru yollarından bir tanesi.
Her biri çıktı gitti, sonradan bir baktık ki bu, müstakbel ittifak ortağının talebiymiş. Şimdi IŞİD’in İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 40’ın üzerinde günahsızı hedef gözetmeksizin taradığı o saldırılardan hükümlü olanlar vardı. Bir anda kanun yararına bozma, olağan dışı bir takım gelişmeler. Hepsi serbest kalmış, gitmiş. Sonra bir baktık; İdlib ki orada dünyanın dört bir yanından ne kadar selefi örgüt, ne kadar cihatçı varsa Türkiye Cumhuriyeti’ni birinci hedef olarak görüyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni birinci hedef olarak görüyor. Yılbaşını en büyük düşman olarak görüyor. Anıtkabir’i ‘putun yattığı yer olarak’ gören kişiler İdlib’den o süreçte çıktılar, yayıldılar. Şimdi cezaevleri el değiştirecek, yok firar haberleri falan. Ama biri IŞİD tehlikesi sınırımızın orasında. Bu IŞİD meselesi, hepimizin tüylerini diken diken yapan, daha Yalova’da üç polisimizi şehit edenlerin veya bir yılbaşı gecesi gidip de yılbaşının kutlandığı eğlence mekanını kana bulayanların şu anda Suriye’de rejimle birlikte operasyonlar yapmaları, birtakım yerlere bayraklarının çekmeleri…
Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşının en üst düzeyde hassasiyeti vardır. Bu meseleye herkes dikkat etsin. IŞİD öyle herhangi bir siyasi unsur değildir. HTŞ’ye kravat giydirmekle, rejimin başına getirmekle dünyanın dört bir tarafında bu uğurda ölüp de cennete gideceğini düşünen, hepimizi düşman bilen, demokrasiyi düşman bilen… Yani sandıktan nefret eden, demokrasiyi ‘Allah’a şirk koşmak’ olarak gören bir takım zihniyetteki kişilerin hareket alanı bulacakları bir rejim, bir düzen düzen değildir ve orada kimseye huzur yoktur. En çok da Türkiye’ye huzur yoktur." dedi.
"Keşkek yapmaya karar verse daha çok uğraşır!"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın Aziz İhsan Aktaş davasına yönelik açıklamaları hakkındaki soruyu da yanıtsız bırakmayan Özel, "Teorik olarak şöyle söyleyeyim, Feti Bey’in değerlendirmeleri çok kıymetli. Zaman zaman sürece yönelik son derece olumlu, katkı sağlayabilecek, demokrasiden yana, adil yargılanmadan yana açıklamalar yapıyor. Bunları çok kıymetlendiriyoruz. Bunu çok önemsiyoruz. Ama bir de pratikte bir şey söyleyeyim, Feti Bey diyor ki ‘Keşke mevzuat uygun olsaydı.’ MHP için mevzuatı uygun hale getirmek, ‘Keşke’ diyor ya, ‘keşkek yapmaktan’ daha kolay. Feti Bey bu sabah keşkek yapmaya karar verse daha çok uğraşır.
Yapacakları bir tek şey var, her konuda kayıtsız şartsız destek verdikleri, her türlü siyasi riski aldıkları, emekliye sefalet ücreti verilirken bile ‘İktidar değil ittifak ortağıyız, destek vermek siyasi ahlak gereğidir’ diyerek destek verdikleri Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bu sabah bir telefon açıp, ‘Sayın Bahçeli canlı yayını uygun görmüştür. Sayın Erdoğan da ‘Devlet Bey isabet buyurmuşlar, yerinde olur’ dediğine göre biz Meclis’in açıldığı ilk gün Cumhur İttifakı olarak davaların, eğer yargılananlar da talep ediyorlarsa canlı yayınlanmasının önünde bir engel bırakmayalım’ ki bizim yargılanacak arkadaşlarımızın tamamı talep ediyor.
Çünkü tamamı, bizim iftira dediğimiz bir takım iddiaların da duyulmasını, yanıtlarının da canlı yayında verilmesini, öyle kulaktan dolma olmamasını istiyoruz. Feti Bey bugün keşkek yapmaya karar verse uğraşması lazım. Öyle ‘keşke’ dediği mesele bir telefonluk iştir. Biz de hemen komisyon toplantısına katılır, ertesi gün de Meclis’te ya da iki gün sonra yine Meclis’te oy birliği ile çıkmasına katkı sağlarız. O yüzden Feti Bey’in canı keşkek istiyorsa keşkek bizden olsun, Egeliyiz. ‘Keşke’ demesin, şu kanunu getirsin." ifadelerini kullandı.