Foça Haberleri

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu: "Mavi Vatan ve Milli Güvenlik iki üç oy hesabına iç politikaya kurban edilemez''

CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Foça’da düzenlediği "Milli Güvenlik Konularına İlişkin Aylık Bilgilendirme Toplantısı"nda gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Ege, Doğu Akdeniz, savunma sanayisi ve askeri sağlık sistemindeki zafiyetlere dikkat çeken Bağcıoğlu; iktidarın milli güvenlik politikaları ile TBMM’ye sunulan yeni TSK kanun teklifini sert bir dille eleştirdi.

Abone Ol

Osman Günden / Son Mühür - CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Foça’da düzenlediği "Milli Güvenlik Konularına İlişkin Aylık Bilgilendirme Toplantısı" ile Türkiye’nin iç ve dış güvenlik gündemini sarsacak açıklamalarda bulundu. Ege ve Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerden askeri sağlık sistemine, savunma sanayisindeki zafiyetlerden şehit yakınları ve gazilerin haklarına kadar çok sayıda kritik başlığı gündeme taşıyan Bağcıoğlu, iktidarın milli güvenlik politikalarını ve TBMM’ye sunulan yeni TSK kanun teklifini sert bir dille eleştirdi.

İşte CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun milli güvenlik toplantısında yaptığı basın açıklamasından öne çıkan başlıklar:

Ege ve Doğu Akdeniz’de Stratejik Kuşatma Tehlikesi

Ege ve Doğu Akdeniz’de şekillenen yeni bölgesel mimariye dikkat çeken Yankı Bağcıoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA) ve ABD, Yunanistan, GKRY ile İsrail tarafından kurulan "East Med Energy Center" (Doğu Akdeniz Enerji Merkezi) girişimini hatırlatarak, "Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve askerî iş birliğini aynı çatı altında birleştiren yeni bir bölgesel mimarinin şekillendiğini gösteriyor. GKRY’nin Ada’nın tamamını temsil ettiği varsayımıyla yaptığı bu düzenlemeler, Kıbrıs Türk halkının eşit kurucu ortaklık haklarına açıkça aykırıdır" dedi. İktidarın "Mavi Vatan Kanunu" olarak bilinen Deniz Yetki Alanları Kanunu’nun onay sürecini teknik nedenlerle Ekim ayına ertelemesini eleştiren Bağcıoğlu, "Yunanistan, Nisan 2025’te yayımladığı haritayla Ege’nin büyük bölümünü kendi egemenlik alanı ilan etmişken, bizim bu kanunu ertelememiz devletin güvenirliğine vurulmuş en büyük darbe olacaktır. Kanunda, Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar (EGAYDAAK) meselesine en azından 'gri bölge' statüsüyle yer verilmeli ve Doğu Akdeniz’de derhal Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmelidir" çağrısında bulundu.

Karadeniz’de güvenlik zafiyeti ve acil helikopter ihtiyacı

Karadeniz’de Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi dışında faaliyet gösteren "DURU-67" isimli Türk balıkçı teknesine yönelik ölümcül saldırıya değinen Yankı Bağcıoğlu, denizlerdeki can güvenliği ve arama kurtarma kabiliyetlerine dikkat çekerek, "Başka bir devletin MEB alanı içinde bulunsa dahi, balıkçılık faaliyetlerine karşı ölümcül ve orantısız güç kullanılması uluslararası hukuka aykırıdır. Son dönemde yaşananlar Karadeniz’de deniz güvenliğinin kötüleştiğini net biçimde ortaya koymaktadır" dedi. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın açık denizlerdeki arama kurtarma görevleri için acil donanım ihtiyacı olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, "Sahil Güvenlik için 'deniz üzeri uygun nitelikli genel maksat helikopteri' tedariki acil bir harekât ihtiyacıdır. Yerli üretim Gökbey helikopteri keşif ve gözetleme yapabilir ancak deniz üzeri uzak mesafeli kurtarma görevleri için hazır çözümlere başvurmak zorunludur; bu kabiliyet tasarruf konusu yapılmamalı, 2014-2015’te akamete uğratılan tedarik projesi süratle yeniden başlatılmalıdır" ifadelerini kullandı.

''3 bin 500 savunma projesi ivedilikle önceliklendirilmelidir"

Türk kamuoyunda F-35 programına geri dönüşe ilişkin yaratılan algı ile ABD Senatosu’ndaki hukuki gerçeklerin uyuşmadığını belirten Yankı Bağcıoğlu, hava gücünün geleceğine yönelik belirsizlikleri eleştirerek, "ABD Senatosu tutanaklarında nettir: CAATSA yaptırımları yürürlükte olduğu sürece Türkiye’nin F-35 programına dönüşü hukuken mümkün değildir. Siyasi düzeyde verilen umut mesajları ve vaatler karşısında Türkiye’nin acil muharip uçak ihtiyacı riske atılamaz" dedi. Hava gücünün tahkim edilmesi için yerli projelere odaklanılması gerektiğini ifade eden Bağcıoğlu, "Mevcut hava gücümüzün modernizasyonu (Özgür projesi), Eurofighter (EF-2000) ve F-16 Blok 70 uçak tedarik süreçleri ile muharip insansız uçak sistemlerinin envantere girişi süratlendirilmeli, KAAN projesine ilave kaynak tahsis edilerek hızlandırılmalıdır. Savaşın doğası en gelişmiş sistemi kullanandan ziyade, kayıpları en iyi tolere edebilen aktör lehine dönüşmektedir; bu yüzden devam eden 3 bin 500 savunma projesi ivedilikle önceliklendirilmelidir" açıklamasında bulundu.

''TSK Kanun Teklifi gerçek sorunlara çözüm üretmiyor''

AKP tarafından TBMM’ye sunulan ve TSK ile ilgili bazı kanunlarda değişiklik öngören yasa teklifini değerlendiren Yankı Bağcıoğlu, sözleşmeli erbaş ve erlerin istihdamı ile denizaltı personelinin konaklama hakları gibi olumlu maddeleri destekleyeceklerini belirtmekle birlikte, teklifin geneline yönelik sert eleştirilerde bulunarak, "Bu kanun teklifi, mevcut haliyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve personelinin gerçek sorunlarına, öncelikli ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktır" dedi. Teklifin yeni mağduriyet alanları yarattığını savunan Bağcıoğlu, "TSK’dan ayrılan tabip ve diş hekimlerine ölçüsüz yükümlülükler getirilmesi, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal ettiği düzenlemelerin yeniden getirilmesi ve sözleşmeli personelin statü geçişlerinde objektiflikten uzak mülakatların dayatılması yeni sorun sahaları yaratacaktır. Başta yıllardır söz verilen emekli astsubaylarımız olmak üzere tüm muvazzaf ve emekli personelimizin özlük hakları iyileştirilmeli, liyakat esaslı atama sistemi kurulmalı ve kapatılan askeri sağlık sistemi ile askeri tıp doktrini yeniden tesis edilmelidir" şeklinde konuştu.

''Şehit yakınları ve Gazilerin sorunları komisyonda bekletiliyor''

Vatan için en büyük fedakarlığı yapan şehit aileleri ve gazilerin sosyal ve özlük haklarında yaşanan tıkanıklıkları ele alan Yankı Bağcıoğlu, kahramanların bürokratik ve ekonomik zorluklarla baş başa bırakıldığını vurgulayarak, "Er ve erbaş şehitlerinin aileleri ile gaziler için yıllardır söz verilen emsal maaş uygulaması hâlen hayata geçirilmemiştir, bu durum kahramanlarımızın yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmaktadır" dedi. Özellikle sağlık alanında ciddi bir hak gaspı yaşandığını ifade eden Bağcıoğlu, "Gazilerimizin ortez ve protez hizmetleri için yalnızca tek bir hastanenin yetkilendirilmesi ve karşılarına çıkarılan bürokratik engeller, kahramanlarımıza reva görülen sessiz bir hak gaspıdır. Ayrıca terörle mücadelede yaralanıp gazi sayılmayanların talepleri de karşılıksız bırakılmıştır; şehit aileleri ve gazilerimizin haklarının iyileştirilmesine yönelik bayramdan sonra gündeme alınacağı taahhüt edilen ancak hâlâ komisyonda bekletilen 18 kanun teklifinin bir an önce yasalaşması çağrımızı tekrarlıyoruz" diyerek konuşmasını sonlandırdı.