Son Mühür / Atakan Başpehlivan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün, CHP’nin yeni MYK’sının kararıyla görevden alınmasının ardından il başkanlığında başlayan nöbet süreci ikinci gününde de devam ediyor.
Sabahın saatlerinden itibaren il binasında bulunan partililer ise Kılıçdaroğlu yönetimini protesto ederek, söz konusu görevden almaların ve atama yönetiminin CHP geleneklerinde olmadığını savunarak, genel merkez yönetiminin İzmir’e yönelik baskılarını ve politikalarını eleştirerek, binayı teslim etmeyeceklerini belirttiler.
Çağatay Güç: Özgür Özel'in, Parti Meclisi'nin ve MYK'nın alacağı kararlar doğrultusunda hareket edeceğiz
Sabah saatlerinde basın mensuplarının gündeme dair sorularına yanıt veren CHP’li Çağatay Güç, “Daha önce de belirtiyordu Cemil Başkanımız. Dünkü karar da biraz kişisel bir karar. Süreçlerle ilgili olarak hem kendisini daha fazla yıpratmamak adına hem de mutlak butlan sürecinin doğru gitmediğine dair değerlendirmeleri vardı. Zaten bu yönde açıklamasını da yaptı. Dün akşam da bir araya geldik. Bu durumla birlikte artık partide kalmanın bir anlamı olmadığını düşündüğünü ifade etti.
Ancak bu tamamen kişisel bir karardı. Biz il örgütü olarak Cemil Başkanımızı her zaman değerli bir Büyükşehir Belediye Başkanımız olarak görüyoruz ve görmeye devam ediyoruz. Eninde sonunda partimizle yeniden buluşacağımıza da inanıyoruz. Çünkü bu süreç, AK Parti iktidarının bize dayattığı bir süreçtir. Bu süreci mutlaka aşacağız ve başarıya ulaşacağız. Şöyle ki; tanımı ne olursa olsun, Cemil Tugay Cumhuriyet Halk Partilidir. Aramızdaki gönül bağı devam etmektedir. Süreçler onu bu noktaya getirmiştir. Sonuçta hep birlikte mücadele ediyoruz. Atanan mevcut mutlak butlan yönetimi ve yetkisiz MYK, bazı il başkanlarımızı ve beni görevden alabiliyor. Ancak bunun hukuki anlamda bir karşılığı yok.
Parti Meclisi'nden onay alamamış, kendi içinde uzlaşamamış bir yapının aldığı kararlar bunlar. Biz bu kararların doğru olmadığını düşünüyoruz. Sürecin eninde sonunda seçime gideceğine ve bambaşka sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Bunu halktan da görüyoruz, milletten de görüyoruz. O yüzden bu süreçlerin mutlaka değişeceğini düşünüyoruz. Genel Başkanımızın talimatı olmadan bu konuda bir adım atılması söz konusu değil. Genel Başkanımızın süreci bütünlüklü şekilde yöneteceğine inanıyoruz ve hepimiz ona göre hareket ediyoruz. Özgür Özel'in, Parti Meclisi'nin ve MYK'nın alacağı kararlar doğrultusunda hareket edeceğiz. Şu an için farklı bir durum söz konusu değil” dedi.
"Hukuki süreci başlattık"
Ayrıca, il başkanı Utku Gümrükçü’nün il binasına geleceği iddialarını da değerlendiren Güç, “Bu tür dedikodular her zaman çıkar. “Sabah gelecek, akşam gelecek” şeklinde söylemler oluyor. Ancak biz bu süreci adli mercilere taşıdık. Sonuçta tüzük gereği mevcut MYK'nın bir hükmü olmadığını düşünüyoruz. Hükmü olmayan bir MYK'nın, delege oylarıyla seçilmiş bir il başkanını görevden alamayacağını savunuyoruz. Hukuki süreci başlattık. Sonuçlar ortaya çıkana kadar beklenmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Kendisi her fırsatta deneyimli bir siyasetçi olduğunu söylüyor. Biz de kendisini tanıyoruz. Bu nedenle hukuki sürecin sonucunun beklenmesi gerektiğini ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.
"Cemil Tugay CHP'den kopmuş biri değildir"
Ayrıca, dün partisinden istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partisinden kopmuş biri olmadığını da aktaran CHP’li Çağatay Güç, “Cemil Tugay CHP'den kopmuş biri değildir. Kendisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Gönlünde de bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. Ancak AK Parti iktidarının ortaya çıkardığı mutlak butlan süreci ve buna aracılık eden eski genel başkanın tutumu süreci tıkanma noktasına getirmiştir. Sokağa çıktıklarında vatandaşın da bu konuda tepkili olduğunu göreceklerdir. Bu sürecin çok daha farklı noktalara gitme ihtimali ortadadır. Cemil Tugay da bu kararı tek başına vermemiş olabilir; toplumdaki baskının da etkisi olmuş olabilir. Bu nedenle sürecin daha sıkıntılı bir noktaya evrilmeden çözülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Kılıçdaroğlu'nun da artık bu görevi sürdürmemesi gerektiğini ifade ediyorum. Kurultaya dahi gerek kalmadan, “Bu görevi artık doğru bulmuyorum” diyerek görevi bırakmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. İzmir zaten bir bütündür. Örgütsel anlamda birlikte hareket ediyoruz. İlçe başkanlarının ya da bazı belediye başkanlarının zaman zaman duygusal veya fevri değerlendirmeleri olabilir. Ancak sonuç itibarıyla biz örgüt disiplinine sahip, partimize bağlı insanlarız. Kararlarımızı da Genel Başkanımızın istişareleri doğrultusunda alırız. Örgüt disiplini farklı bir şeydir. Bu nedenle Genel Başkanımızın, MYK'nın ve Parti Meclisi'nin kararları doğrultusunda hareket ederiz. Sürecin doğru yönetildiğine inanıyoruz.
Genel Başkanımız da dün yaptığı açıklamada, “Parti içerisindeki tüm yollar tüketilmeden yeni yollar açmanın doğru olmadığını düşünüyorum” dedi. Ancak parti içindeki yollar da artık tükenme noktasına yaklaşmış durumda. Sonuçta bu kararı hep birlikte vereceğiz. Genel Başkanımız sürekli istişare ederek ilerliyor. MYK üyeleriyle görüşüyor, Parti Meclisi üyeleriyle görüşüyor, il başkanlarıyla düzenli toplantılar yapıyor ve örgütten bilgi alıyor. İstişareyle yürüyen süreçlerde doğru kararlar alınır. Doğru kararların da halk nezdinde karşılık bulduğunu görüyoruz. Şu anda sadece Özgür Özel'in yeni bir parti kurması ihtimali konuşulduğunda bile kamuoyunda ciddi bir destek oluşuyor. Bu da sürecin doğru yönetildiğini gösteriyor. Bu nedenle Özgür Başkan'ın talimatları ve onun istişareleri sonucunda alınacak kararların doğru olduğuna inanıyoruz.” dedi.
"Tire'de istifa durumu yok"
Son olarak, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu’nun da partisinden istifa edeceğine yönelik iddialarına yanıt veren Güç, şu ifadeleri kullandı: “Tire'de bu yönde bir durum yok. Hayati Başkan bununla ilgili bir açıklama yapmadı. Sadece Cemil Başkan'a destek açıklamasında bulundu. Ben de o açıklamanın içindeydim. Sonuçta Cemil Başkan bizim Büyükşehir Belediye Başkanımızdır. Sevdiğimiz, iyi işler yapmaya çalışan, dürüst ve namuslu bir insandır. Hayati Başkan'ın açıklaması da buna yönelikti. Herhangi bir istifa durumu söz konusu değildir.”



