Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump, ikili ilişkilere dair olumlu mesajlar verdi. Trump'ın savunma kısıtlamalarını bitirme yönünde sinyal vermesi, Türkiye'nin S-400 alımı nedeniyle çıkarıldığı F-35 programına geri dönüş ihtimalini güçlendirdi. Yaşanan bu sıcak gelişme, 2017 yılında ABD Kongresi'nin onayladığı Amerika'nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası'nı (CAATSA) yeniden gündeme taşıdı.
CAATSA YAPTIRIMLARI KALKTI MI?
Ankara'daki zirvede sürece doğrudan dahil olan Trump, kısıtlamaları sonlandırma yönünde net bir tutum sergiledi. Türkiye'nin askeri kapasitesini öven Trump, "Türkiye, (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) liderliğinizde askeri açıdan çok güçlü ülke haline geldi." dedi. Yaptırımların geleceği hakkında güvence veren Trump, "Zaten yaptırım uygulanacak çok fazla kişi ve kurum var, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz" diyerek kısıtlamaların kalkacağını söyledi. F-35 savaş uçaklarının satış ihtimalini de değerlendiren Trump, "Dolayısıyla bu kesinlikle dikkate alacağımız bir konu. Bu harika bir uçak, en iyisi, şu anda açık ara en iyi uçak ve bu kesinlikle dikkate alacağımız bir seçenek." ifadelerini kullandı.
CAATSA NEDİR, HANGİ ÜLKELERİ HEDEF ALIYOR?
Amerika'nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası (CAATSA), 2 Ağustos 2017 tarihinde yürürlüğe girdi. Yasa genel hatlarıyla ABD'nin ulusal güvenliğine tehdit olarak belirlediği Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yönelik kısıtlamalar içeriyor. Washington yönetimi, bu kanun kapsamındaki ilk dolaylı yaptırımı Eylül 2018'de Çin Merkezi Askeri Komisyonu'nun Cihaz Geliştirme Departmanı'na uyguladı.
TÜRKİYE YAPTIRIM LİSTESİNE NEDEN ALINDI?
Yasanın 231. maddesi, Rusya'nın savunma veya istihbarat sektörleriyle büyük çaplı alışveriş yapan üçüncü taraf kişi ve kurumları doğrudan yaptırım ağına dahil ediyor. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri alması, yasanın ilgili maddesi işletilerek yaptırım kararına gerekçe oluşturdu.
CAATSA YAPTIRIM MADDELERİ NELER?
Kanunun 235. maddesi gereğince, yaptırım kapsamına alınan kişi ve kuruluşlara uygulanabilecek 12 farklı kısıtlama bulunuyor. ABD başkanının bu listedeki yaptırım kalemlerinden en az beşini seçerek devreye sokması gerekiyor. Yasadaki 12 kısıtlama maddesi şu şekilde sıralanıyor:
-
İhracat ve ithalat bankası desteğinin kesilmesi.
-
Mal ve teknoloji ihracatı ruhsatı verilmemesi.
-
ABD mali kuruluşlarından kredi alınmasının yasaklanması.
-
Uluslararası mali kuruluşlardan kredi tedarikinin durdurulması.
-
Mali kurumlara ABD Merkez Bankası ile doğrudan işlem yapma izni verilmemesi.
-
Hedefteki kişi ya da kurumlarla ihale veya sözleşme yapılmaması.
-
Döviz üzerinden işlem yürütülmesinin yasaklanması.
-
Mali kurumlar ve bankalar arasında ödeme ya da kredi transferlerinin engellenmesi.
-
Yaptırım kapsamındaki kişi ya da kurumların ABD topraklarında gayrimenkul edinmesinin yasaklanması.
-
ABD'li kişi ve kurumların hedefteki yapılarla sermaye veya borç alışverişinde bulunmasının yasaklanması.
-
Yaptırım listesindeki kişilere ABD'ye giriş yasağı uygulanması.
-
Hedefteki kişi ve kurumlarla benzer işlevi olan üst düzey görevlilere de yaptırım uygulanması.