Yumurta sektöründe son yıllarda dikkat çeken bir dönüşüm yaşanıyor. Uzun yıllar boyunca beyaz yumurtalarla birlikte market raflarında yer alan kahverengi yumurtalar, üretim tercihlerinin değişmesiyle birlikte piyasadan silinme noktasına geldi. Sektör temsilcileri, mevcut eğilimin sürmesi halinde kahverengi yumurtanın önümüzdeki yıllarda tamamen ortadan kalkabileceğini belirtiyor.
Fark besin değerinde değil, tavuğun genetiğinde
Beyaz ve kahverengi yumurta arasındaki temel farkın besin değerinden değil, yumurtayı üreten tavuğun genetiğinden kaynaklandığı ifade ediliyor. Buna karşın modern üretim sistemlerinde beyaz yumurtlayan tavuk ırkları, üreticiler açısından daha avantajlı görülüyor. Bu tavukların daha uzun süre verimli kalması ve daha fazla yumurta üretmesi tercihleri doğrudan etkiliyor.
Daha az yemle daha yüksek verim sağlanıyor
Beyaz tavukların daha az yem tüketerek daha fazla üretim sağlaması, maliyetleri düşüren en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Aynı zamanda daha kompakt bir vücut yapısına sahip olmaları, yumurtlama sürecini daha az zahmetli hale getiriyor. Bu durum hem üretim sürecinde kolaylık sağlıyor hem de hayvan refahı standartlarını yukarı taşıyor.
Paketleme ve lojistikte kayıp daha düşük
Dünya genelindeki yumurta üretici birliklerinin paylaştığı verilere göre, beyaz yumurtalar daha dayanıklı kabuk yapıları sayesinde paketleme ve lojistik süreçlerinde daha az fire veriyor. Küçük boyutlu olmaları, taşıma sırasında yaşanan kayıpları azaltırken, üreticilerin maliyet hesaplarını doğrudan etkiliyor.
Pazar payı yüzde 30’a geriledi
On yıl önce market raflarında ağırlıklı olarak yer alan kahverengi yumurtaların pazar payı bugün yüzde 30 seviyelerine kadar düştü. Tüketicilerin kabuk rengine olan ilgisinin azalması ve perakende zincirlerinin tedarik istikrarını önceliklendirmesi, beyaz yumurtayı öne çıkarıyor. Bu süreçte kahverengi yumurtaya raflarda daha az rastlanması bekleniyor.
Kahverengi yumurtanın üretim zorlugu ve maliyet baskısı nedeniyle sektördeki ağırlığını kaybettiği, mevcut tabloya bakıldığında dönüşün kısa vadede mümkün görünmedigi ifade ediliyor.