Son Mühür/ Osman Günden- Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Ege Medya Platformu üyesi gazetecilerle buluşmasında sağlık sistemindeki yönetim sorununu sert sözlerle eleştirdi.
2011 yılında uygulamaya konulan 663 sayılı KHK ile başhekimlik ve müdürlük gibi kadroların sözleşmeli statüye geçtiğini dile getiren Doğruyol, bu durumun kadrolaşmaya teşvik ettiğini söyledi.
"Ülkemizde liyakat için makam ve unvan atamalarında kriterler getirilmeli"
Batı ülkelerinde bu görevler için net mesleki kriterler olduğunu ifade eden Doğruyol, Türkiye'deki durumu, "Siyasete dokunmadan başhekim olma ihtimali neredeyse imkansız gibi.
Oysa Batı’da bu makamlar için meslekte belli süre hizmet etmek, eğitim vb. gibi net kriterler bulunmakta. Ülkemizde de liyakat için bazı makam ve unvan atamalarında kriterler getirilmeli." diyerek özetledi.
"Firmalar Kazansın Diye MR ve Tomografi Rekoru Kırılıyor"
Hastanelerdeki laboratuvar ve radyoloji hizmetlerinin özelleştirilmesine tepki gösteren Doğruyol, yalnızca İstanbul'da tüm Avrupa'dan daha fazla MR ve tomografi çekildiğine dikkat çekti.
Belirlenen hedeflere ulaşmak için sistemin zorlandığını belirten sendika başkanı, radyoloji raporlarının internet üzerinden ihale edilen firmalara okutulduğunu ve kopyala-yapıştır sistemiyle hastaya bakılmadan rapor hazırlandığını öne sürdü.
"Özel hastanelerde doğan 10 bebekten 9'u otomatik yoğun bakıma alınıyor"
Son dönemde kamuoyunu sarsan "Bebek Çetesi" skandalınan da bahseden Doğruyol, özel hastanelerin kontrolsüz birer ticarethaneye dönüştüğünü savunarak, "Özel hastanelerde doğan 10 bebekten 9'u neredeyse otomatik olarak yoğun bakıma alınıyor.
Burada sosyal güvenlik aracılığıyla devlet soyuluyor, milletin parası imkanlar çarçur ediliyor. Özel hastanelerin önceliği para kazanmak.
Denetim mekanizması kurulmadığı sürece devletin imkanları çarçur edilmeye, vatandaşın sağlığı ticarete konu edilmeye devam edecektir. Para kazanmanın bir sınırı, bir çerçevesi olmalı." ifadelerini kullandı.
İzmir'de sağlık arazileri satışta
İzmir’deki sağlık yatırımlarının yetersiz olduğunu ve kentin Orta Anadolu ile Doğu bölgelerinin seviyesine ulaşamadığını belirten Doğruyol, eski hastane binalarının yıkılarak arsalarının satılmasını eleştirdi.
Selçuk Devlet Hastanesi arazisini örnek gösteren Doğruyol, bu alanların satılmak yerine Sağlıklı Hayat Merkezi ya da butik hastane olarak kente kazandırılması gerektiğini söyledi.
Ayrıca Bozyaka Devlet Hastanesi'nin yıkım sürecinden de bahsederek, 17 yıllık bir binanın yıkılmasının ekonomik açıdan ciddi zarar yarattığını ve bu süreçte bölgedeki özel hastanelerin payı olduğunu düşündüğünü ekledi.
Çözüm vatandaşı hasta etmemekte
Sağlık Bakanlığı’nın başarısının poliklinik veya ameliyat sayısıyla ölçülemeyeceğinin altını çizen Doğruyol, asıl hedefin vatandaşı hasta etmemek olması gerektiğini söyledi.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki önleyici sağlık politikalarına tekrar ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Doğruyol, aile hekimliği sisteminin güçlendirilmesini, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin butik laboratuvarlarla desteklenmesini ve kapatılan Hıfzıssıhha Enstitüsü'nün tekrar açılarak yerli aşı üretimine geçilmesini istedi.
"Haberleri masada değil, kaynağında dinliyoruz"
Toplantıda konuşan İzmir Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan ise alandaki 200 gazeteciyle beraber sahada aktif bir şekilde çalıştıklarını belirterek,
“Ege bölgesinden 200 gazetecinin bulunduğu özgün bir mesleki organizasyon olarak toplumun tüm kesimleri ile bir araya geldiklerini ve 150’yi aşkın buluşma ile haberleri masada değil, kaynaklarından dinleme fırsatı bulduklarını kaydederek, bugünkü buluşma için Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol’a teşekkür ediyorum.” dedi.