Bayraklı Haberleri

Belediye önü eylem alanı! Bayraklı’da memurlardan TİS direnişi!

Bayraklı Belediyesi ile memurların örgütlü olduğu Tüm Bel Sen İzmir 2 No’lu Şube arasında yürütülen Toplu İş Sözleşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı için eylemler sürüyor.

Loading...

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’in Bayraklı ilçesinde belediye ile Tüm Bel Sen İzmir 2 No’lu Şube arasında yürütülen Toplu İş Sözleşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı için geçen hafta eylem başlatılmış ancak Kahramanmaraş’taki okula düzenlenen saldırı nedeniyle ara verilmişti. Bugün memurlar belediye önünde yeniden ses yükseltti.

Filiz: Dayatmaya devam ederlerse imza atmayacağız

Tüm Bel Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, “ 4 gündür burada haklarınıza alacaklarınıza sahip çıkmak için eylem başlattık. Toplum şiddete teslim olmuş durumda. 9 evladımızın yitirilmesini buradan kınıyoruz. Sorumluların hesap vermelerini istiyoruz. Bayraklı Belediyesi’nde 4 kez toplu sözleşme masasında müzakereler yürüttük. Hukukçular geldiğimiz noktada belediye Başkanı ile görüşelim dediler. İrfan Önal ise hukukçular konuşsun onlar ikna olursa özgürlükçü pazarlığa oturacağım demişti. Biz bu haklarımızı bedeller ödeyerek elde ettik. Bir kişinin iki dudağının arasından kararın çıkmasını kabul etmeyeceğiz. Dayatmaya devam ederlerse imza atmayacağımızı bir kez daha buradan söylüyoruz. Eş zamanlı olarak Buca, Karşıyaka ve burada TİS’lerin gasp edilmesine yönelik eylemlerdeyiz” dedi.

"Memurlar hancı, belediye başkanları yolcu"

Memur ve işçilerin karşı karşıya getirildiğini belirten Filiz, “ Belediyelerde toplu sözleşmeleri imzalarken önce mali anlamda bütçemiz yeterli değil o yüzden bu sözleşmeyi üst düzeyde yapamayız diyorlar sonra yasal sınır çerçevesi çiziyorlar. Yasak ve hukuki anlamda da anlattığımızda ikna oluyorlar sonra ise geriye çekmeye çalışıyorlar. Sürekli olarak memurlar işçiyi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Bunu reddediyoruz. İşçi ve memur bir bütündür. İşçi ve memurlar hizmet üretmediğinizde belediye başkanları koltuklarında yalnızca oturur. Memurlar hancı, belediye başkanları yolcu. Belediye başkanına, çalışanlarının gönlünde taht kurmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

Türkmen: Hukuksuzluğa karşı birlikte mücadele

Mücadele vurgusu yapan Tüm Bel Sen Genel Merkez Yürütme Kurulu Temsilcisi Bülent Türkmen, “ Kamu emekçileri yoksulluk sınırının altında çalışıyor. Emekçileri yoksullukla terbiye etmeye çalışıyorlar. İş kolumuz açısından ülkemiz kayyumlar ülkesi. 19 Mart ile birlikte İmamoğlu’na yapılan operasyonla başlayan bugün de devam eden belediyelere çökme, kayyum atanması süreci işletmeye devam ediyorlar. Bu binlerce emekçinin, seçme hakkının gasp edilmesidir. Ülkemizde bizi kim yöneteceğini bile elimizden alındığı durumdayız. Bu hukuksuzluklara karşı birlikte mücadele ediyoruz. Kazanılmış haklarımızı elimizden almaya kalkmasınlar” dedi.

Erdağ: İzmir’de kazanım mümkünken Bayraklı’da kayıp dayatmasını kabul etmiyoruz

Belediye yönetiminin SDT’lerde yaptığı 5 bin TL’lik kesintiyi vurgulayan Tüm Yerel Sen Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, “ Bayraklı Belediyesi’nde yürütülen Toplu İş Sözleşmesi sürecinde emekçiler kazanım beklerken, karşılarına 5 bin TL’lik sosyal denge tazminatı kesintisi çıkarılmıştır. Bu, açıkça emeğe müdahaledir, hak gaspıdır! Aynı İzmir’de, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde imzalanan toplu iş sözleşmesi emekçiler adına kazanımlar üretirken; Bayraklı’da emekçinin cebine uzanan bu anlayış bir tercih meselesidir.
İsteyince oluyor, istemeyince emekçi kaybediyor. Ancak bu tabloyu sadece yerel bir karar olarak görmek de eksik olacaktır. Türkiye’de emekçinin alım gücünü her geçen gün eriten, ücretleri enflasyon karşısında değersizleştiren ekonomi politikaları; belediyeleri de daraltan, emekçiyi ise doğrudan yoksullaştıran bir zemini yaratmıştır.
Bugün Bayraklı’da kesilen 5 bin TL’nin arkasında, emeği değil mali disiplini önceleyen anlayış vardır. “Yasal sınır” bahanesiyle yapılan bu kesinti; hukukun arkasına saklanarak emeğin geriye götürülmesidir.
Bu karar hukuki olabilir ama ne vicdanidir ne de kabul edilebilir. Bugün kesilen sadece bir ücret değildir;
Bu, emekçinin sofrasından eksilen lokma, çocuğunun geleceğinden çalınan imkândır. 
İzmir’de kazanım mümkünken Bayraklı’da kayıp dayatmasını kabul etmiyoruz.
Emeği yoksullaştıran politikalara da, bu politikaları uygulayan anlayışlara da boyun eğmeyeceğiz. Bayraklı Belediyesi yönetimini uyarıyoruz:
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin emekten yana yaklaşımını örnek alın, bu yanlıştan derhal dönün ve emekçinin kaybını telafi edin. Aynı zamanda iktidara da sesleniyoruz:
Emekçiyi enflasyon karşısında ezen, kamu çalışanını yoksulluğa mahkûm eden politikalarınızın bedelini biz ödemek zorunda değiliz. Aksi halde;
Susmayacağız, geri adım atmayacağız, mücadelemizi büyüteceğiz. Emeğin olduğu yerde kesinti değil, adalet olur!
Haklarımızı alana kadar durmayacağız” şeklinde konuştu.