Son Mühür / Yağmur Daştan - Balçova Çetin Emeç Mahallesi’nde “Balçova Arsaları” olarak bilinen 89 hektarlık alanın yeni imar planı askıya çıktı. Plan, ağaçlandırma ve orman alanı olarak işaretlenmiş 66 hektarı “kentsel gelişme alanı”na dönüştürürken, bölgedeki bazı parsellerin Balçova ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri mülkiyetinde gösterilmesi ile başlayan tartışmalar son sürat devam ediyor. Balçova Arsa Mağdurlarının Sesi Derneği (BAMSES) Başkanı Ruhi Eroğlu, belediyelerin hak sahiplerinden alınan parselleri kendi gelir amaçları doğrultusunda kullanmak istediğini belirterek, konuyla ilgili yüzlerce dilekçe hazırladıklarını belirtti. Eroğlu, “Bu alanlar tapusuzların yeridir. Vatandaşın arazisine el koymaya çalışanlara izin vermeyeceğiz” mesajı verdi.
“Vatandaşı ikinci plana atıyorlar”
“Tapulular için bir plan hazırlandı ve 1 / 100000’lik plan içerisinde imar alanlarına alındı. Belediyenin yapacağı 1 / 1000 ve 1 / 5000’lik planların da taslak halinde olduğunu öğrendik” sözleriyle süreç hakkında bilgiler vererek açıklamalarına başlayan Eroğlu, “Elinde tapusu olanlar için nasıl bir imar hakkı gelecek, onları askıya çıktıktan sonra görecek ve ona göre hareket edeceğiz. Tapusuzlar yönünden ise sıkıntılarımız var. Aslında sıkıntı olmaması gerekiyor fakat belediyeler buna pek yanaşmıyor. Tapusuzlara verecekleri arazi de var. Bunu vatandaşa vermektense kendileri değerlendirmek istiyor. Malum belediyelerin hepsi borç içinde; oradan gelir elde etmek için vatandaşı ikinci plana atıyorlar. Biz de bu yerleri elimizden geldiğince korumaya çalışıyoruz. 1 / 100000’lik plana da o yönden karşı çıktık. Planı tapulular yönünden kabul ettik ama yaklaşık 240 bin metrekare olan ve yarısı Balçova Belediyesi’nde yarısı Büyükşehir Belediyesi’ndeki tapusuzların yerlerine itiraz ettik. Mağdur olan tapusuzlarla birlikte yeni bir strateji belirleyerek süreç başlattık. Belediyelere talep dilekçeleri hazırlıyoruz. Ellerinde tapuları bulunan ve dağıtılması gereken alanları kendi menfaatleri yönünde tasarruf etmemelerini talep ediyoruz. Bu alanların üçüncü şahıslara satılmasına ya da söz konusu yerler için proje geliştirilmesine karşıyız. Bu alanlar tapusuzların yeridir. Böyle bir niyet içinde hareket ederlerse, böyle bir duruma katkı koyan tüm kamu görevlileri hakkında da şahsi sorumluluk isteyecek ve davalar açacağız” dedi.
“Gerekirse bir komisyon oluşturulabilir”
“Vatandaşın yerine proje yapmayı, binalar dikmeyi isteyenler bunu aklından bile geçirmesin, izin vermeyiz” sözleriyle devam eden Eroğlu, “Şu anda 150 ila 200 kişi dilekçelerini verdi. Birkaç gün içinde tekrar bir girişimde bulunarak yeni dilekçelerimizi de vereceğiz. Belediyeler üzerinde bu noktada ısrarımızı asla geri çekmeyeceğiz. Belediye ‘Bizim elimizde tam veri yok’ diyor. Fakat bununla ilgili bir çalışma da yapmıyorlar. Aslında bu konuda derneğimizden de yardım alarak bir arşiv çalışması yapılıp gerekirse bakanlıktan da destek alınarak bir komisyon oluşturulabilir. Niyet olmayınca akıbet de olmuyor…” ifadelerini kullandı.
“Niyetleri baştan belli, biliyoruz”
Bir kesimin sorununun çözülüp diğer kesimin mağdur bırakılmasının eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu savunan Eroğlu, şunları aktardı: “Çözüm topal kalmasın. Gönül, önce tapusuzların problemini çözmelerini isterdi. 671 ada 91 parsel yani 1 milyon metrekare Büyükşehir’in elinde. Bunun 120 bin metrekaresini konut gelişim alanına açıyorlar. Bunu, vatandaşa tapusunu vermeden yapıyorlar ki kendileri değerlendirsinler. Niyetleri baştan belli, biliyoruz. O zaman daha fazlasını aç konut alanına, vatandaşın tapusunu da ver.
“Balçova Belediyesi’nin çok büyük kabahati var”
120 bin metrekare de Balçova Belediyesi’nin. Balçova Belediyesi’nde de çok büyük kabahat var. 1993’te İl İdare Kurulu devir komisyonu ile taşınmazlar ilçe belediyelerine devredilirken Balçova Belediyesi almamış bunu, Büyükşehir de vermemiş. Bir kısmını almış, onu da vatandaştan gizlemiş. Yani Balçova Belediyesi 1187 parselin tamamında iade almış, bir kısmını Karayolları’na diğer iki büyük parseli vatandaşa dağıtmadan elinde tutmuş. Vatandaşa da ‘Elimde dağıtacak yer yok, Büyükşehir’den alamadım’ demiş.
“Bakanlığın gerekçeli raporunda görünüyor!”
Bundan sonra şu çok önemli: Bakanlığın çevre düzeni alanı gerekçeli raporunda ‘Balçova arsaları’ olarak tabir edilen bölgede hem Balçova Belediyesi’nin hem Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetleri vurgulanmış. Şimdiye kadar hem Balçova Belediyesi hem de Büyükşehir Belediyesi ellerinde yer olmadığına dair beyanlarda bulunup yazılı cevap veriyorlardı. Büyükşehir tapu için veya arazinin Balçova’ya devredilmesi için dilekçe veren hak sahiplerine “1993 yılında İl İdare Kurulu kararı ile Balçova Belediyesi sınırları içindeki taşınmazları Balçova Belediyesi’ne devrettim, muhatabınız Balçova Belediyesi’dir” diyordu. Bunun böyle olmadığı devletin resmi raporu ile de ortaya çıktı. Bu da yeni bir gelişme… Biz bunu biliyorduk ama devletin raporu ile ispatlandı. Bunlar, vatandaşın malına el koydular, çöktüler. ‘Elimizde yer yok’ diyerek gerçek dışı bilgi verip bu sorunu çözmediler. Bundan sonra geri dönüşü yok. Biz dernek olarak bu işin üzerine sonuna kadar gideceğiz.”