YAŞAM HABERLERİ

Baharın ve yazın korkulu rüyası: Bu bitkilerin olduğu bahçeye asla girmiyor

Havaların ısınmasıyla birlikte kene tehdidi yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, kimyasal ürünlerin yanı sıra bazı bitkilerin doğal bir koruma kalkanı oluşturduğunu belirtiyor.

Abone Ol

Nisan ayının gelmesiyle birlikte doğada hareketlilik artarken, kene popülasyonunda da gözle görülür bir yükseliş yaşanıyor. Uzmanlar, bu dönemde yalnızca kimyasal yöntemlere bağlı kalınmaması gerektiğini, doğal bariyerlerin de etkili bir destek sunduğunu vurguluyor. Özellikle bahçe, balkon ve kapı önlerinde tercih edilecek bazı bitkilerin yaydığı keskin kokuların keneleri uzak tuttuğu belirtiliyor.

Aromatik bitkiler doğal bir koruma kalkanı oluşturuyor

Uzmanların dikkat çektiği bitkiler arasında lavanta ve biberiye ilk sırada yer alıyor. Bu bitkilerin yaydığı yoğun koku, keneler ve sivrisinekler üzerinde itici bir etki oluşturuyor. Aynı şekilde kedi nanesi, içerdiği nepetalakton maddesi sayesinde sentetik ürünlere alternatif olabilecek güçlü bir doğal çözüm sunuyor.

Solucan otu olarak bilinen bitki ise keskin kokusuyla parazitler üzerinde doğrudan caydırıcı etki yaratıyor. Kadife çiçeği de hem görsel hem de işlevsel yönüyle bahçelerde tercih edilen türler arasında bulunuyor. Bu bitkilerin özellikle dinlenme alanlarına, yürüyüş yollarına ve çardak çevrelerine dikilmesi öneriliyor.

Karıncaların olduğu alanlar keneleri uzak tutuyor

Bilim dünyasında yapılan yeni bir araştırma da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Simon Fraser Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmaya göre keneler, karıncaların yoğun olduğu bölgelerden uzak duruyor. Bunun nedeni ise karıncaların salgıladığı feromonların, keneler üzerinde güçlü bir kovucu etki oluşturması olarak değerlendiriliyor.

Bu bulgunun, ilerleyen süreçte biyolojik mücadele yöntemlerinin gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu tür doğal yöntemlerin tek başına yeterli olmayabileceğini özellikle vurguluyor.

Uzmanlar tam koruma için ek önlemler öneriyor

Bitkisel çözümlerle riskin azaltılabileceği ifade edilse de tam bir koruma sağlanamadığı belirtiliyor. Bu nedenle bahçe veya doğa etkinlikleri sonrası vücut kontrolünün ihmal edilmemesi gerekiyor. Ayrıca bitkilerin gelişigüzel değil, stratejik noktalara yerleştirilmesi önem taşıyor.

Doğa yürüyüşlerinde de koruyucu önlemlerin elden bırakılmaması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, alınacak küçük önlemlerin büyük risklerin önüne geçebileceğini belirtiyor.