İzmir'e Aydın'dan gelen 80 yaşındaki Tülin Güzel, yıllardır süren yorgunluk, yürümekte zorlanma şikayeti ve sonrasında geçirdiği kalp krizi üzerine tedavisini buldu. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akar Yılmaz tarafından uygulanan tedavi Güzel'i yeniden rahat nefes alarak yürümeye başlamasını sağladı. Tülin Güzel'in aynı zamanda şeker hastası olması son zamanlarda yürürken çabuk yorulmasına, 1 kilometrelik yolu neredeyse 10-15 kez dükkan önlerindeki sandalyelerde dinlenerek tamamlayabilmesine sebep oluyordu.
Yaşadığı bu halsizlikleri yaşına bağlayarak önemsemeyen Tülin Güzel, Mayıs ayı başında ani bir öksürük ve karın ağrısıyla uyandı. Semptomların geçmemesi üzerine acilen hastaneye kaldırılan Tülin Güzel'in, göğüste sıkışma veya şiddetli ağrı gibi klasik belirtiler yerine mide bulantısı ve karın ağrısı eşliğinde kalp krizi geçirdiği anlaşıldı.
Gerçekleşen anjiyoda kalbi besleyen ana damarlardan birinin yüzde 99, diğerinin ise yüzde 80 tıkalı olduğu tespit edilerek stent ve balon yöntemleriyle açıldı. Ama Güzel için tedavi süreci burada sonlanmadı. Şikayetleri devam eden Tülin Güzel son tedavisiyle sağlığına kavuştu.
Yaşadığı süreci anlatan Tülin Güzel, "Mayıs ayından beri hastanelerdeyim ama moralimi hiç düşürmedim. Bu tedavi sonrasında nefes almam tamamen düzeldi. Artık yürürken eskisi gibi yorulmuyorum. Şu an sadece geçirdiğim ağır hastalıklar yüzünden bacaklarımda bir güçsüzlük var, kalbimle ilgili hiçbir sıkıntım kalmadı" diye konuştu.
"Açık kalp ameliyatı oldukça yüksek risk taşıyordu"
Operasyon hakkında bilgi veren Prof. Dr. Akar Yılmaz, "Kalp kapağındaki kaçaklar kanın akciğerde birikmesine, bu da hastanın oturduğu yerde bile nefes alamamasına yol açar. Kapaklardaki bu bozulmalar yaşa bağlı kireçlenmelerden kaynaklanabildiği gibi kalbin kendi yapısı dışındaki faktörlerden de etkilenebilir.
Kapak halkası kalp kası tarafından oluşturulduğundan; kapakların kendi hastalıkları dışında kalp kasında, kalp yetmezliği sonucu oluşan gevşeklik ya da damar tıkanıklığı sonucu meydana gelen bozulmalar da kapak yetmezliklerine neden olmaktadır.
Nitekim 80 yaşındaki hastamızda da bir damar tıkanıklığı tablosu mevcuttu ve açık kalp ameliyatı oldukça yüksek risk taşıyordu. Bu nedenle göğsü hiç açmadan, tamamen kapalı yöntemle kasıktan girerek kapağa mandallama işlemi uyguladık" dedi.
Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı:
"Kasıktaki toplardamardan girilerek kalbin sağ tarafından sol tarafına küçük bir iğne yardımıyla geçiş yapılıyor. Kameralarla kapağın sızdıran bölgesi net olarak görülerek mandal sistemi yerleştiriliyor ve kapağın uçları birbirine tutturuluyor. Böylece sızıntı ortadan kaldırılabiliyor. İşlem süresi kapağın yapısına ve takılan mandal sayısına göre değişmekle birlikte ortalama 1 saat sürebilmektedir. Ameliyatsız bir yöntem olduğu için hastalarda büyük kesiler veya yaralar olmuyor. Hastalar, operasyonun ertesi günü taburcu edilebiliyor."