Çocukluk çağının bilindik rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen suçiçeği, son dönemde gösterdiği sıra dışı yayılım hızıyla sağlık dünyasını alarma geçirdi. Uzmanlar, geçmiş yıllara oranla vaka sayılarında dramatik bir artış gözlemlendiğini belirtirken, hastalığın sanıldığı kadar masum olmadığı konusunda ebeveynleri uyarıyor. Özellikle aşı karşıtlığının artmasıyla birlikte tekrar gün yüzüne çıkan bu virüs, hayati riskler taşıyan klinik tablolarla karşımıza çıkabiliyor.
"10 yıllık meslek hayatımda ilk kez bu sıklıkla karşılaşıyorum"
Hastalığın seyrindeki endişe verici değişime dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, poliklinik şartlarında daha önce eşine rastlanmamış bir yoğunluk yaşandığını ifade etti. Meslek hayatının son on yılında bu denli yaygın bir suçiçeği dalgasıyla karşılaşmadığını vurgulayan Dr. Pekuz, son bir aydır neredeyse her gün yeni bir vakayla karşılaştıklarını dile getirdi. Bu durumun toplumsal bir bağışıklık açığına işaret edebileceğini belirten uzmanlar, el hijyeni ve izolasyon önlemlerinin her zamankinden daha kritik bir noktada olduğunu hatırlatıyor.
Karaciğer yetmezliğinden beyin zarı iltihabına kadar uzanan tehlike
Varicella Zoster virüsünün tetiklediği suçiçeği, sadece ciltte kaşıntılı döküntülerden ibaret bir süreç değil. Dr. Yönetci Pekuz’un aktardığı bilgilere göre, hastalık özellikle adölesan (ergenlik) döneminde geçirildiğinde karaciğer yetmezliği gibi ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bir yaş altındaki bebeklerde ise beyin zarı iltihabı (menenjit) ve ağır akciğer enfeksiyonları (pnömoni) riskini beraberinde getiriyor. Literatürde pankreatit ve ateşli havale gibi ağır komplikasyonların da yer aldığını hatırlatan uzmanlar, suçiçeğinin hafife alınmaması gereken, sistemsel bir tehdit olduğunun altını çiziyor.
Aşı karşıtlığı ve ulusal takvimdeki tek doz soru işareti
Vaka sayılarındaki bu ani yükselişin arkasında yatan en büyük nedenlerden biri olarak hızla yayılan aşı karşıtlığı gösteriliyor. Tıp eğitimini tamamladığı dönemden asistanlık yıllarına kadar neredeyse hiç suçiçeği vakası görmediğini belirten Dr. Pekuz, günümüzdeki tabloyu "alarm verici" olarak nitelendirdi. Mevcut ulusal aşı takviminde tek doz olarak uygulanan aşının, virüse karşı tam koruma sağlaması için iki doza tamamlanması öneriliyor. Ailelerin, çocuklarını tam koruma altına almak adına ikinci doz aşılama seçeneğini uzmanlarla değerlendirmesi gerektiği belirtiliyor.
Hamileler ve risk grupları için izolasyon şart
Suçiçeği virüsü sadece çocuklar için değil, hamileler ve bağışıklığı düşük bireyler için de ciddi bir tehdit unsuru. Özellikle kış aylarında virüsün bulaşıcılık katsayısının artmasıyla birlikte hamilelerin kendilerini kalabalık ortamlardan izole etmeleri hayati önem taşıyor. Gebelik sürecinde yaşanan bulaşların hem anne hem de bebek sağlığı açısından geri dönülemez hasarlara yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Tüm döküntüler tamamen kabuklanıp iyileşene kadar bulaştırıcılığın sürdüğü bu süreçte, semptomatik destek tedavileri uygulanırken, bilinçsiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiği önemle vurgulanıyor.