İZMİR HABERLERİ

AK Partili Atmaca: "Cemil Tugay’a soruyoruz; Bu kötü yönetim anlayışına ne zaman dur diyeceksiniz?"

İZBB AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, İZSU'nun yaklaşık 11 milyon TL değerindeki dört adet özel donanımlı kombine kanal açma aracını satın alındıktan kısa bir süre sonra teknik uyumsuzluk (dar sokaklara girememesi) nedeniyle atıl duruma düşürdüğünü iddia etti. Bu lüks Mercedes marka araçların on yıldır çürümeye terk edildiğini ve parçalarının söküldüğünü belirten Atmaca, kamu kaynaklarının savurganca kullanıldığını vurguladı.

Abone Ol

Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediye (İZBB) Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) hakkındaki çarpıcı iddiaları kamuoyuyla paylaştı. Atmaca'nın açıklamalarına göre, kurumun envanterine katılan yaklaşık 11 milyon TL değerindeki özel donanımlı araçlar, satın alındıktan kısa bir süre sonra işlevsiz kalarak adeta çürümeye terk edildiği öne sürüldü. Sözcü Atmaca, bu durumun kamu kaynaklarının ne denli verimsiz ve savurganca kullanıldığını gözler önüne serdiğini belirterek, "Kamu malları ve kaynaklarının etkin kullanımı yerine, piyasadan fahiş fiyatlarla ihalelerle araç temin edilmekte ve İzmirli hemşerilerimizin milyonlarca Lirası heba edilmektedir" ifadelerini kullandı.

Atıl durumdaki kombine araçlar ve kiralamalara ödenen fahiş bedeller

Atmaca, söz konusu skandalın detaylarını da açıkladı. 2014 yılında üst ekipmanlı olarak satın alınan ve her biri Mercedes marka 4160 model olan dört adet kombine kanal açma aracının, edinildiği tarihten itibaren en fazla bir yıl kullanıldığı belirtiliyor. Bu araçların, özellikle Kemeraltı gibi dar ve yoğun bölgelerdeki su taşkınlarına acil müdahale için yetersiz kaldığı; üzerlerindeki yüksek basınçlı su makarası ve büyük ebatları nedeniyle sokak aralarına giremediği ve manevra zorluğu yaşadığı gözlemlenmiş. Bu teknik uyumsuzluk nedeniyle hizmete alındıktan sadece bir yıl sonra görevden çekilen araçların, o tarihten itibaren motorları ve yedek parçaları sökülerek diğer araçlarda kullanılmış ve yaklaşık on yıldır Karabağlar'daki ağır bakım tesisinde atıl vaziyette çürümeye bırakılmış.

Piyasa araştırmalarına göre, bu araçların üst ekipmansız çıplak fiyatlarının dahi 7 milyon TL civarında olduğu, üst ekipman dahil toplam değerlerinin ise 11 milyon TL'yi bulduğu tahmin ediliyor. Bu pahalı araçlar kaderine terk edilmişken, teknik yeterliliği daha düşük nitelikteki kombine kanal açma araçlarının yıllardan beri milyonlarca lira ödenerek kiralanmaya devam edilmesi ise eleştirilerin odağında yer alıyor. Sadece 2023 yılı içerisinde kanal kombine araçlarıyla rehabilitasyon hizmetine 45 milyon TL civarında bir ödeme yapıldığına dikkat çeken Atmaca, bu parayla onlarca yeni araç alınabileceği gerçeğini vurguladı. Ayrıca, çürümeye terk edilen bu atıl araçların kamu envanterinde yer aldığı ve durumun daha önce yayımlanan Sayıştay raporlarında da yer bulduğu bilgisi paylaşıldı.

Personel fazlalığı algısı ve işçi kıyımına hazırlık iddiası

AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, İZSU'nun araç yönetimi konusundaki yanlışlarının sadece satın alma ve çürütme ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda personel politikalarını da olumsuz etkilediğini iddia etti. İddiaya göre, hizmet alımı yöntemiyle yapılan araç kiralamaları aracılığıyla aynı zamanda taşeron işçi alımı da gerçekleştiriliyor. Kurumun kendi atölyelerinde yapılabilecek olan araç ve iş makinesi tamir-bakım işlerinin dahi pazarlık usulü ihale yöntemiyle dışarıya yaptırılması, kamu kaynaklarının "bonkörce dağıtılmasına" yol açıyor.

Atmaca, bu yönetim biçiminin, "İZSU bünyesinde personel fazlalığı var algısı oluşturularak faturanın işçiye kesilmesine" hizmet ettiğini ve böylece işten çıkarmalara zemin hazırlandığını öne sürdü. İZBB Başkanı Cemil Tugay'a seslenen Atmaca, "Bu kötü yönetim anlayışına ne zaman dur diyeceksiniz? İşçi kıyımına ne zaman son vereceksiniz?" diye sordu. Atmaca ayrıca, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi (AAT) işletmesinin özelleştirilmesi sürecini de eleştirerek, olası bir ihale iptali durumunda hizmetin aksamaması için tesisin fahiş fiyatlarla pazarlık usulüyle mi işletileceğini sordu ve bu yönetimle kalifiye personelin kurumda kalmayacağını belirtti. Atmaca, İZSU yönetimini "züccaciye dükkanına girmiş fil misali" benzetmesiyle eleştirerek, bu kötü yönetim anlayışının kurumsal hafızayı yok ettiğini ve emekçileri ezmeye devam ettiğini söyleyerek sözlerini sonlandırdı.