Son Mühür- İzmir siyasetinde hareketli günler yaşanırken, AK Parti Çiğli İlçe Başkanlığı ve belediye meclis üyeleri, yerel yönetim hakkında dikkat çeken bir adım atarak adliye yolunu tuttu. Çiğli Belediyesi'nin idari tasarruflarını hedef alan iki ayrı dosya ile ilgili suç duyurusunda bulunan AK Parti heyeti, kamuyu zarara uğratma ve görevi kötüye kullanma şüphelerini yargıya taşıdı. Şikayet dilekçelerinin odağında ise çeyrek asrı aşan Çamlıkent konutları sorunu ile "adrese teslim" yapıldığı iddia edilen bir ihale dosyası bulunuyor.
Çamlıkent’te 28 yıllık düğüm yargıya taşındı
Suç duyurusunun ilk ve en önemli başlıklarından birini Yakakent Mahallesi’nde bulunan Çamlıkent Kooperatifi konutları oluşturdu. Yaklaşık 28 yıldır mülkiyet ve hak sahipliği konusunda çözüme kavuşturulamayan 154 dairelik süreç, AK Parti Çiğli İlçe Başkanı Oktay Özdemir tarafından "kanayan bir yara" olarak nitelendirildi. Özdemir, mevcut belediye yönetiminin imzaladığı sözleşmeler aracılığıyla üçüncü şahıslara haksız menfaat sağlandığına dair güçlü şüpheler olduğunu ifade etti. Bu sürecin mülk sahiplerini mağdur ederken kamu gücünü yanlış amaçlarla kullandığını savunan ilçe yönetimi, sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
"Ankara Merkezli firma" ve şaibeli ihale iddiası
Adliye önündeki açıklamada dile getirilen bir diğer çarpıcı iddia ise belediyenin gerçekleştirdiği bir hizmet alımı ihalesi oldu. AK Parti cephesinden gelen bilgilere göre, açık ihale usulü ile şeffaf bir şekilde yürütülmesi gereken ağaç alım süreci, istisnai bir yöntem olan teklif toplama usulüyle yapıldı. İzmir'deki yerel üreticiler ve kooperatifler saf dışı bırakılarak ihalenin, geçmişi tartışmalı olduğu ileri sürülen Ankara merkezli bir firmaya verilmesi "adrese teslim ihale" iddialarını güçlendirdi. Bu durumun hem yerel ekonomiye zarar verdiği hem de şeffaflık ilkesini zedelediği belirtilerek, söz konusu ticari ilişkinin detaylarının incelenmesi talep edildi.
"Halkın kuruşunun takipçisi olacağız"
Hukuki sürece dair açıklamalarda bulunan AK Parti Çiğli Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Özgür Kaner, kamu kaynaklarının kullanımındaki usulsüzlük iddialarının peşini bırakmayacaklarını söyledi. Kaner, bir muhalefet görevi olarak kamu bütçesinin nerelere harcandığını denetlemek zorunda olduklarını hatırlatarak, Türk yargısının adil bir karar vereceğine inandıklarını ifade etti. Çiğli halkının hakkını korumak adına başlatılan bu hukuki girişimin, sadece siyasi bir eleştiri değil, aynı zamanda kamusal bir denetim sorumluluğu olduğu dile getirildi.
Şeffaflık ve hesap verilebilirlik vurgusu
AK Parti Çiğli İlçe Başkanlığı'nın suç duyurusu, ilçedeki yönetim anlayışına dair ciddi bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Yapılan açıklamada, bu adımların kişisel meselelerden ziyade tamamen kamusal bir görev bilinciyle atıldığı belirtildi. Çiğli Belediyesi'nin üzerindeki şüphe bulutlarının dağılması ve iddiaların netleşmesi için yargı sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi bekleniyor. Bölge kamuoyu, özellikle 28 yıllık mülkiyet sorunu ve tartışmalı ihale süreci hakkında belediye yönetiminden gelecek açıklamayı bekliyor.