Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’de 30 Ekim 2020’de yaşanan depremin üzerinden tam beş yıl geçti. Uzmanlar, kentin deprem riskini hatırlatarak yapı stoku çağrısı yaparken; bir çağrı da İzmir Büyükşehir Belediye (İZBB) Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’dan geldi. 30 Ekim depreminin ardından, İZBB Meclisi’nin 1 Mart 2021 tarihli kararı ile kabul edilen ve ağır ya da orta hasarlı binaların bulunduğu bölgelerde, “Mevcut plandaki durumu korunacak alan” statüsüyle plan değişikliği imkanı tanıyan “K bölgesi” kararlarını hatırlattı. Deprem sonrası riskli yapı stokunun dönüştürülmesi sürecinde, hak kaybı yaşanmaması ve imar haklarının dengelenmesi için alınan kararlarla ilgili belirlenen sürelerin yakın zamanda dolacağını söyleyen Yıldız, sürenin uzatılması için ‘ortak akıl’ çağrısı yaptı.
“Süreleri uzatmak zorundayız, çünkü…”
“30 Ekim’in bir sonucu olarak ortaya çıkardığımız K bölgeleri vardı. Bunların süreleri artık doluyor; kimisinin süresi yılbaşında kiminin ise 2026 yılının ekim ayında bitiyor. Doğal olarak ortak bir iradeyi tekrar ortaya koymamız gerekli” sözleriyle açıklamalarda bulunan Yıldız, “Bu süreleri uzatmak zorundayız çünkü beklendiği kadar hızlı bir dönüşüm sağlanamadı. Fakat Dünya Bankası Kredisi ortada. Orada da insanları maalesef oyaladılar. Gittiler, 43 tane Halk Konut kurdular ve insanları oraya yönlendirdiler. Bir proje dışında hiçbirinde ilerleme oldu. Sonra onların 11 tanesine Dünya Bankası Kredisi vererek yaptık ve toparladık. Şimdi bu kredinin hala yüzde 15 civarında bir kısmı kullanılmış durumda. Halbuki daha büyük bir paket hala duruyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, her seferinde dönüşümün önünü açmamızın gerektiğini söylüyor. Ancak bu İzmir gerçeğinde, depremin üzerinden geçen beş yıl süre içerisinde bakanlık 6 binin üzerinde konut yaptı, yemin ederim Büyükşehir’in ortaya koyduğu planlama ile 60 tane konut yapılamadı. ‘Bu sistemle biz bu kadar konut yaptık’ diyebiliyorlarsa açıklasınlar” ifadelerini kullandı.
“Ruhsat süreleri müteahhitleri geri itiyor”
İzmir için bir an evvel harekete geçirilmesi çağrısı da yapan Yıldız, “K bölgelerinde sürelerin uzatılmasının yanı sıra ikinci olarak da Dünya Bankası Kredisi’nde yaşanan sorunları çözmemiz şart. Burada en büyük sorun şu; ilçe belediyelerinin kestiği ruhsat sürelerinin uzaması müteahhitleri geriye itiyor. Bu noktada gerekiyorsa prototip bir model belirleyip süre kısaltacak yöntemleri kullanarak iki ila üç ay içerisinde ilerleyebilecek bürokratik süreci hızlandırıp insanların 0.69’luk krediden yararlanmasını sağlamamız lazım. Dünya Bankası Kredisi, bireysel bir kredi. Dolayısıyla şahıslara veriliyor. Doğal olarak bu durum bina sakinlerine tanınan bir kredi. Belediye ise ‘Bana ver’ diyor. Ancak bu durum mevzuata aykırı. Belediyenin müteahhitler ve bina sakinleri arasında köprü kurup ‘Ben senin ruhsatını kısa sürede vereceğim’ dese, bir ila iki ay sürede bitebilecek her şey daha kolay olacak. Bu kadar kısa sürede çözülecek bir işi sen yıla yayarsan müteahhit o işe girer mi? Sisteme göre; yıkacaksın, inşaata başlayacaksın, kredin onaylanacak, ruhsattan sonra da inşaatı su basmaz seviyesine getirdiğinde para ödenecek. Böyle bir süreci finanse edebilecek müteahhitlerle çalışması, vatandaşın mağdur edilmemesi gerekiyor. Bu nedenle belediyenin daha aksiyoner bir rol almasını bekliyoruz” diye konuştu.