Dün 15 Temmuz’du, özellikle istisnalar dışında Türkiye medyasında çıkan haberler ve özellikle iktidar ve çevresinin 15 Temmuz mesajlarına hiç şaşırmadım. Bu konudaki yazımı bugün yarın okursunuz. Çünkü herkes gibi düşünmek zorunda değilim.
Şiddetli yağmurda verdiğimiz canlarla ilgili yapılan tüm çalışmaların sonuçlarına yarınlarda bakacağız da kafama takılan nokta var. Önemle dikkatinizi çekiyorum, cuma günü iki insanımız ölmeseydi oradaki elektrik kaçağı fark edilecek miydi? Hayır tabii ki hayır. Olayın adli araştırma ve soruşturması devam ediyor da özellikle belediye ve elektrik idaresinin evlere şenlik halkla ilişkileri, basınla ilişkileri beni sinirlerimi zıplatıyor artık. Kriz yönetimi uzmanlığının 31 Mart sonrası tüm yerel yönetimlerde olmadığına artık iman ettim.
Alsancak’ta bu korkunç olay oldu, 2 can gitti, işler bir anda düzeldi mi? Peki sadece bir örnek, İzmir’in her yanında süren ve daha çok sığınmacı işçilerin çalıştırıldığı 10 katlı inşaatlarda bir iş güvenliği kuralı uygulanıyor mu? Tabii ki hayır, çünkü bir inşaatı 7 24 takip ediyorum penceremden.
Sayın Cemil Tugay ve Nilüfer Mutlu’ya, uyarım var, çevrenizde ufku dar, bilgisiz, duygusuz, ufuksuz tipleri fark edin artık. Alsancak’taki olay sizin ufkunuzu açsın, zira mesela Basmane’de, tüm şehri yakacak riskler var. O yeraltı elektrik hatları sadece Alsancak’ta sorunlu değil. İzmir’in her yerinde bu tehlike var.
Haydi bugün de eyvallah, aman diyorum adım atarken dikkat edin, çünkü sokaklar, insanlarına tuzaklarla dolu kent haline getirildi İzmir!