İzmir’de son haftalarda etkili olan yoğun yağışlar, kentin su kaynaklarına adeta can suyu oldu. Baraj doluluk oranlarında hızlı artış yaşanırken, yeraltı su rezervlerini besleyen akiferlerde de dikkat çekici yükseliş ölçüldü.
Yağışlar barajları hızla doldurdu
İzmir’de yaklaşık son 45 günde etkili olan sağanak yağışlar, geçen yılın toplam yağış miktarına yaklaşarak su kaynaklarında önemli toparlanma sağladı. Özellikle içme suyu temininde kritik öneme sahip barajlarda doluluk oranları dikkat çekici şekilde yükseldi.
İZSU verilerine göre: Tahtalı Barajı 26 Ocak’ta yüzde 0,98 seviyesindeyken yüzde 37,48 doluluğa ulaştı. Su hacmi 107 milyon 589 bin metreküpe çıktı.
Ürkmez Barajı yüzde 100 doluluk oranına ulaştı.
Balçova Barajı yüzde 84,75 seviyesine yükseldi.
Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 73,08 doluluğa erişti.
Gördes Barajı doluluk oranını yüzde 26,40 seviyesine çıkardı.
Yoğun yağışlar sonrası toprağın doygunluğa ulaşmasıyla yüzey sularının yeraltına süzülmesi hız kazandı.
Yeraltı su rezervlerinde dikkat çekici yükseliş
Yağışların yalnızca barajları değil, yeraltı su sistemlerini de beslediği tespit edildi. Torbalı Ovası’nda yapılan saha ölçümlerinde akiferlerde su seviyesinin 120 santimetre yükseldiği belirlendi.
Süzülme süreci devam ettiği için mayıs sonu ve haziran aylarında yeraltı sularındaki toplam yükselişin 3 metreye ulaşması bekleniyor.
Ocak ve şubatta yağış rekoru kırıldı
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yılın ilk aylarında olağanüstü bir yağış dönemi yaşandığını belirtti.
İzmir’de şubat ayı ortalama yağışı 100 kilogram civarında iken, ayın ilk günlerinde bu miktarın aşıldığını vurgulayan Yaşar, yılın ilk 45 gününde geçen yılın toplam yağış miktarının geride bırakıldığını ifade etti.
Yaşar ayrıca Tahtalı Barajı çevresindeki karstik yapıların yeraltı barajı gibi çalıştığını ve akiferleri verimli biçimde beslediğini belirterek son yağışlarla birlikte yeraltı su seviyesinde ölçülen yükselişin bu sistemlerin önemini gösterdiğini söyledi.
Yeraltı suları stratejik rezerv niteliğinde
Yeraltı su seviyelerindeki yükselişin olumlu bir gelişme olduğunu ancak mevcut durumun yeterli görülmemesi gerektiğini belirten Yaşar, alt akiferlerde kritik seviyelere ulaşıldığını vurguladı.
Sarıkız kuyularında mevcut akiferin tükenmesi nedeniyle yeni sondaj çalışmalarına başlandığını belirten Yaşar, su seviyesinin derin katmanlara inmesinin doğal koşullarda yüzlerce yıl sürebilecek bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlara göre:
Yeraltına sızan su miktarı bilimsel olarak belirlenmeli,
Sistemden çekilecek su bu miktarı aşmamalı,
Aksi durumda su kaynaklarının sürdürülebilirliği tehlikeye girebilir.
Barajlarda yüzde 80 doluluk hedefi
İklim projeksiyonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaşar, önümüzdeki üç yıl içinde baraj doluluk oranlarının yüzde 70–80 bandına ulaşmasının mümkün olduğunu ifade etti.
Su kullanımının sürekli devam etmesi nedeniyle barajların yüzde 100 doluluk seviyesinde kalmasının gerçekçi olmadığını belirten Yaşar, 2032–2033 dönemine kadar olan süreçte yılların önemli bölümünde yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşebileceğini öngördüklerini söyledi.