Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- Bu kez sunucu koltuğu çocuklara bırakıldı. 10 yaşındaki Masal Sürücü ve 7 yaşındaki Artun Sürücü, programın konuğu değil adeta sunucusu oldu; çocukların dünyasını, duygularını ve yetişkinlerin çocukları nasıl daha iyi anlayabileceğini Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan ile birlikte konuştular.
Samimi diyalogların, kahkahaların ve içten cevapların öne çıktığı programda çocukların bakış açısı izleyicilere hem düşündürücü hem de duygusal anlar yaşattı.
“Çocuk olmak aslında çok güzel bir şey”
Programın ilk bölümünde çocuk olmanın nasıl bir duygu olduğu konuşuldu. Masal Sürücü, çocuk olmayı “hiçbir kaygının olmaması, sevdiğin insanlarla bir arada olmak ve istediğin zaman oyun oynayabilmek” olarak tanımlarken, Artun ise büyümek istemediğini ve çocuk kalmanın daha eğlenceli olduğunu söyledi.
Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan ise her yaşın kendi içinde ayrı güzellikleri olduğunu vurgulayarak, büyümenin de kişiye yeni özgürlükler ve deneyimler kazandırdığını anlattı.
“Büyümek bazen korkutucu gelebilir ama her yaşın kendine ait güzel tarafları vardır. Çocukluk nasıl kıymetliyse yetişkinlik de kendi içinde yeni güzellikler taşır.”
“Büyükler bazen çocuk olduklarını unutuyor”
Programın en dikkat çeken başlıklarından biri ise yetişkinlerin çocukları neden anlamakta zorlandığı oldu. Bu soruya çocuklar oldukça net cevaplar verdi.
Masal, büyüklerin bazen çocuk oldukları zamanı unuttuklarını söylerken, Sedef Yıldırım Saruhan da bu durumu empati kavramı üzerinden açıkladı.
“Yetişkinler zamanla sorumlulukların içinde çocuk olmayı unutabiliyor. İş, hayat, kaygılar derken çocukların duygularını gözden kaçırabiliyorlar. Oysa çocukları anlamanın yolu empati kurmaktan geçiyor.”
Empatiyi çocuklara anlatırken kullanılan örnek ise programın en sıcak anlarından biri oldu. İngilizcedeki “Put yourself in your friend’s shoes” yani “Kendini arkadaşının yerine koy” deyimi üzerinden empati kavramı çocuklarla birlikte konuşuldu.
“Bir çocuk üzüldüğünde önce dinlenmek ister”
Çocukların en önemli sorularından biri de “Bir çocuk üzülünce ona nasıl davranmak gerekir?” oldu.
Bu soruya hem çocuklar hem de Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan birlikte yanıt verdi. Masal ve Artun’a göre yetişkinler sert davranmamalı, önce ne olduğunu sormalı ve nazik yaklaşmalı.
Sedef Yıldırım Saruhan ise çocukların çoğu zaman anlaşılmadıkları için üzüldüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bir çocuk genellikle anlaşılmadığını hissettiği için üzülür. Kendini anlatamamış olabilir ya da karşı taraf onunla empati kuramamış olabilir. Bu yüzden yetişkinler olarak önce dinlemeli, anlamaya çalışmalı ve çocukla gerçekten iletişim kurmalıyız.”
Programda, bazen yalnızca konuşmanın bile bir çocuğun kendini daha iyi hissetmesi için yeterli olabileceği vurgulandı.
“Çocukların fikirleri çok önemli çünkü onlar geleceğin yetişkinleri”
23 Nisan özel bölümünde çocukların düşüncelerine değer verilmesinin önemi de konuşuldu. Sedef Yıldırım Saruhan, çocukların yalnızca bugünün değil geleceğin yetişkinleri olduğunu vurgulayarak onların fikirlerinin önemsenmesi gerektiğini söyledi.
“Bugün burada bu programın sunucusu sizsiniz. Yarın bulunduğumuz yerleri sizler devralacaksınız. Dünyayı ve ülkeyi yönetecek olan bugünün çocukları. Bu yüzden onların düşünceleri şimdiden önemsenmeli.”
Çocukların bazen yetişkinlerin göremediği şeyleri çok daha net fark edebildiğini söyleyen Yıldırım Saruhan, çocukların dünyaya daha önyargısız ve daha saf bir yerden baktığını ifade etti.
“Çocuklar ağladığında sebep çoğu zaman anlaşılmamaktır”
Programda çocukların neden ağladığı, içine kapandığı ya da sinirlendiği de ele alındı. Sedef Yıldırım Saruhan’a göre bunun temelinde çoğu zaman kendini ifade edememek yatıyor.
“Çocuklar kendilerini anlatamadıklarında üzülürler, sinirlenirler ya da içlerine kapanırlar. Aslında yetişkinlerde de durum çok farklı değil. Biz de anlaşılmadığımızda aynı duyguları yaşayabiliyoruz.”
Bu noktada çocukların duygularını küçümsememek gerektiğini vurgulayan Yıldırım Saruhan, çocukların hissettiklerinin en az yetişkinlerin duyguları kadar gerçek olduğunu belirtti.
23 Nisan neden bu kadar özel?
Programın son bölümünde ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın anlamı konuşuldu. Çocuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de açıldığını ve Atatürk’ün bu özel günü çocuklara armağan ettiğini anlattı.
Sedef Yıldırım Saruhan, bu bayramın dünyada çocuklara armağan edilen ilk ulusal bayram olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Atatürk çocuklara çok kıymet verdiği için, geleceğin çocuklar olduğunu bildiği için bu bayramı onlara armağan etti. Bu yüzden 23 Nisan sadece bir kutlama değil; çocuklara verilen değerin en güçlü göstergelerinden biridir.”
“Bugünün çocuklarına söylemek istediğim şey: Tadını çıkarın”
Programın sonunda çocuklara mesaj veren Sedef Yıldırım Saruhan, çocukluğun kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurguladı:
“Tadını çıkarın, bol bol oyun oynayın, eğlenin. Ailenizle güzel vakit geçirin ama okulunuzu da aksatmayın. Çünkü bugün öğrendiğiniz bilgiler gelecekteki hayatınız için çok önemli.”
Duygusal final
Program, çocukların Atatürk’e duydukları sevgi ve 23 Nisan’a dair hislerini paylaşmasıyla sona erdi. Masal’ın “Türk çocuğu olduğum için çok mutlu ve gururluyum” sözleri stüdyoda duygusal anlar yaşattı.
Psikolog Sedef Yıldırım Saruhan programı şu sözlerle tamamladı:
“Bugünü bize ve çocuklarımıza hediye ettiği için Atamızı saygı ve minnetle anıyoruz. Çocukların sesini duymak, onları gerçekten anlamak ve değer vermek hepimizin sorumluluğu.”
23 Nisan’a özel bu anlamlı bölüm, çocukların dünyasına kulak vermenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı.