İZMİR HABERLERİ

15 yıllık planlarda yeni iddia! Avukata ‘itirazı kaldır’ teklifi

Bayraklı’daki 15 yıllık kentsel dönüşüm sürecine ilişkin tartışmalar sürerken, planlara itiraz eden bir avukatla, itirazlarını geri çekmesi için kentsel dönüşüm derneği üyeleri tarafından görüşme yapıldığı iddia edildi.

Abone Ol

Son Mühür/ Emine Kulak- Bayraklı ilçesinde Fuat Edip Baksı, Alpaslan ve Cengizhan mahallelerini kapsayan ve yaklaşık 60 hektarlık alanı içeren kentsel dönüşüm süreci yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Bölgede bulunan konutların büyük bölümünün eski, düzensiz ve deprem açısından riskli olması gerekçesiyle 2010 yılında başlatılan dönüşüm çalışmaları, uzun süre somut bir ilerleme kaydedememişti.

Planlar 2025’te yenilendi, tartışmalar bitmedi

Bölgeye ilişkin imar ve dönüşüm planları 2025 yılında yeniden düzenlenerek Bayraklı Belediye Meclisi’nden geçti. Ancak planların kabul edilmesine rağmen, meclis toplantılarında süreçle ilgili tartışmalar devam ediyor. Planlar özellikle itirazlar, uygulama yöntemi ve sürecin şeffaflığı açısından eleştiriliyor.

Mecliste ‘siyasi kooperatifleşme’ iddiası

Son olarak Kentsel Dönüşüm Derneği’ne (BAYKENT) mensup bazı üyelerin, planlara itiraz eden avukatın yanına giderek görüşme yaptığı ve itirazların neden yapıldığını sorguladığı öne sürüldü.

Başkan Önal’a süreç eleştirisi

Öte yandan AK Partili Bayraklı Meclis Üyeleri, Belediye Başkanı İrfan Önal’a da sürecin yönetimiyle ilgili eleştiriler yöneltti. Başkan Önal’ın, kentsel dönüşüm sürecinin meclis ve kamuoyuna yeterince bilgi verilmeden yürütüldüğü yönündeki eleştirilere yanıt vermediği belirtilirken, sürece mesafeli durduğu iddia edildi.

Bazı meclis üyeleri ise Başkan Önal’ın, planlara yoğun itirazlar geleceğini öngördüğü ve kentsel dönüşüm sürecinin zorluğu nedeniyle geri adım attığı yönünde değerlendirmelerde bulundu.

“Siyasi görevler kullanılarak kamuoyu etkileniyor” iddiası

Ayrıca, kentsel dönüşüm derneği üyelerinin sahip oldukları siyasi görev ve kimlikleri kullanarak kamuoyu üzerinde etki oluşturmaya çalıştıkları da iddia edildi. Bu durumun, dönüşüm sürecinin sağlıklı ve adil yürütülmesine zarar verdiği savunuldu.