Diğer taraftan ödenen ilave tediyelerdeki artış çalışanlara mali anlamda nefes aldırırken, asıl gündem maddesi olan sözleşmeli personelin devlet kadrosuna alınmasına dair kulisler giderek hareketleniyor. İşte milyonlarca vatandaşı ve ailelerini yakından ilgilendiren sürece dair tüm merak edilenler.
Kamu kurumlarında, belediyelerde ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) bünyesinde alt işveren vasıtasıyla görev yapan binlerce çalışanın gözü kulağı Ankara'dan gelecek müjdeli haberlerde. Önceki yıllarda yürürlüğe giren geniş çaplı düzenlemeler çalışma hayatında büyük bir memnuniyet yaratmış ancak belirli meslek grupları bu uygulamanın dışında kalmıştı. Şimdilerde sendikaların ve siyasilerin yoğun temaslarıyla konu meclis koridorlarında yeniden alevlenmiş durumda. Hem mevcut bakanlık yetkililerinin açıklamaları hem de işçi konfederasyonlarının ardı ardına yaptığı çağrılar, güvenceli çalışma ortamı hayali kuran personelin umutlarını yeşertiyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği tartışılırken, mevcut özlük hakları ve ödenen ek ikramiyeler de çalışanların birincil gündemini oluşturuyor.
SENDİKALARDAN KAPSAMLI ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Çalışma hayatının köklü sorunlarının yavaş yavaş çözüme kavuşması, sıranın güvencesiz çalışan kesimlere geldiği inancını güçlendiriyor. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, geçmişte Hatay'da depremzede kadınlarla bir araya geldiği programda yaptığı değerlendirmede asgari ücretin vergi dışı bırakılması, EYT, 3600 ek gösterge ve geçici işçi meselelerinin tatlıya bağlandığını anımsattı. Geçici statüdeki personelin çalışma sürelerini uzatan kararların meclisten geçtiğini hatırlatan Atalay, geriye kalan en büyük sorunun çözümü için şu ifadeleri kullandı:
"Esas ana işimiz, özellikle KİT'ler başta olmak üzere bütün taşeronların meselesinin çözülmesi. Talebim ve arzum, taşeron konusunun bir daha gelmemek şartıyla ülke gündeminden kalkması. Bu talebimi sonuçlanana kadar takip etmeye, çözene kadar söylemeye, gayret sarf etmeye devam edeceğim."
Hazırlık süreçlerinin yakından takipçisi olduklarını belirten Atalay sözlerini şöyle sürdürdü:
"KİT'lerle ilgili bir çalışmaları var ama KİT'lerin dışında çalışanlar da var. Onların durumu ne olacak? Ben hem KİT'lerde hem de onların dışındaki bütün taşeronların kadro sorunu hallolsun diye talep ediyorum."
Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan da kendi kurumlarının girişimleriyle daha önce binlerce işçinin kamuda güvenceye kavuştuğunu hatırlattı. Arslan, belediyeler ve KİT'ler gibi kamu niteliği taşıyan kuruluşlardaki tüm alt işveren personeli kapsama alınana dek mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.
BAKANLIK CEPHESİNDE NELER YAŞANIYOR?
Beklentilerin odağındaki kurum olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı cephesinde de hareketlilik sürüyor. Önceki dönem bakanlarından Vedat Bilgin'in meselenin en hızlı biçimde çözüleceğine dair verdiği sinyallerin ardından, mevcut Bakan Vedat Işıkhan da sürecin rafa kalkmadığını ortaya koydu. Bakan Işıkhan, mecliste kendisine yöneltilen konuyla ilgili soru önergesine verdiği yanıtta, personelin kadroya geçiş süreçlerinin arka planda titizlikle devam ettiğini belirterek yüz binlerce çalışanın beklentisine ışık tuttu.
İLAVE TEDİYE ÖDEMELERİ YÜZ GÜLDÜRÜYOR
Kadro bekleyişi sürerken, halihazırda 4D sürekli işçi statüsünde genel ve özel bütçeli kurumlarda, belediyelerde görev yapan personelin mali hakları da güncellendi. Çalışanlara her yıl düzenli olarak ödenen ilave tediyeler, toplamda elli iki günlük brüt kazanç üzerinden hesaplanarak hesaplara yatırılıyor. İşçilerin motivasyonunu artıran ve bütçelerine doğrudan katkı sağlayan bu ödemelerin 2025 yılı ilk taksiti Kurban Bayramı öncesinde 2 Haziran tarihinde çalışanlara ulaştırıldı. İkinci taksitin ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının duyurduğu takvim doğrultusunda 17 Aralık tarihinde hesaplara geçmesi planlanıyor.
HESAPLAMA SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
İşçilerin temel bir güvencesi haline gelen tediyelerin tutarı, aylık brüt maaşın otuz güne bölünmesi ve elde edilen rakamın elli iki ile çarpılması sonucunda bulunuyor. Yaz ve kış dönemi olarak iki eşit parçaya ayrılan bu tutarlar çalışanların yaşam standartlarını yükseltiyor. Örnek bir hesaplama yapıldığında aylık brüt geliri 30.000 Türk Lirası olan bir kamu personeli, yıl boyunca toplamda yaklaşık 52.000 Türk Lirası tutarında ikramiye alıyor. Taksitlerin her biri işçi hesaplarına ortalama 26.000 Türk Lirası seviyesinde yansıyor.
ALT İŞVEREN SİSTEMİ VE ÇALIŞAN HAKLARI
Kamuoyunda taşeron olarak bilinen sistem, bir ana işverenin kendisine ait işlerin belirli bölümlerini alt yüklenicilere devretmesi ve personelin bu aracı firmalar üzerinden temin edilmesi esasına dayanıyor. Bu modelde personelin yasal bağımlılığı asıl kurumla değil, ihaleyi alan aracı firma ile kuruluyor. Ancak yasal mevzuatta yapılan köklü değişiklikler sayesinde geçmişte yaşanan mağduriyetlerin büyük ölçüde önüne geçildi. Mevcut yasalar çerçevesinde alt işveren personeli kesinlikle asgari ücretin altında çalıştırılamıyor. Sosyal güvenlik primlerinin ve sağlık sigortalarının eksiksiz yatırılması zorunlu kılınırken, fazla çalışma ücretleri, yıllık ücretsiz izin hakları ve tazminat gibi temel kazanımlar devlet güvencesi altında tutuluyor. Çalışanların iş akitlerinin keyfi veya haksız yere sonlandırılmasının da önüne geçilmiş bulunuyor.