Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun kurucusu olan ve 3 yıl boyunca Genel Sanat Yönetmeni olarak görev yapan Yücel Erten, Cemil Tugay'la yaşadığı görüş ayrılığı sonrası koltuğunu Levent Üzümcü'ye devretmişti.
İzBŞT'nin halef/selef başkanları arasında yaşanan gerginlik zincirinin son halkası, geçmişte sanatçıları işten çıkardığı gerekçesiyle eleştirilere hedef olan Levent Üzümcü'nün ''Faşizmin en iyi bildiği şeydir sanatın ve sanatçının ekmeğiyle oynamak'' mesajı oldu.
Artık nasıl bir kafası varsa!..
Üzümcü'nün mesajına göndermede bulunan ve ''Sanatçının ekmeği ile oynama alçaklığı'' başlığıyla seslenen Yücel Erten,
''Klavyeden ileri-geri sallamakla ünlü Levent Üzümcü, bugün yine bir bumerang sallamış:
“Faşizmin en iyi bildiği şeydir sanatın ve sanat emekçisinin ekmeğiyle oynamak.”
Bu açık bir gerçek. Akıl sağlığı yerinde olan herkes bunu bilir.
İşin ilginç tarafı şu: Toplumun geniş kesimlerinde ‘esas oğlan’ sanılan o acemi kahramanın salladığı bumerang, dönüp ‘tonk!’ diye kendi kafasına vuruyor. Ama artık nasıl bir kafa yapısı varsa; o, bu darbeyi hissetmiyor anlaşılan.
Sanatın ve sanat emekçisinin ekmeğiyle oynayan, bizzat Levent Üzümcüdür. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan 3 kıymetli sanatçıyı, işinden ve aşından eden odur!'' hatırlatmasında bulundu.
Üzümcü'nün çıkardıklarını tek tek saydı...
Levent Üzümcü'nün görev döneminde işten çıkardığı isimleri tek tek sayan Yücel Erten,
''Yazar, dramaturg ve İzBBŞT’nin ‘Sanat İletişim Direktörü’ Ege Kızık ile uzman Helin Kat, tiyatrodan uzaklaştırıldılar; şimdi kim bilir Belediyenin hangi bölümünde kart basıyorlar?
Tasarımcı Sanatçı, İzBBŞT’nin Kurucu Sanat Teknik Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Karabay gerekçesiz işinden atıldı. Bir yıldan fazladır mahkeme kapısında.
Oyuncu, Yönetmen ve Seçilmiş Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Altan işten atıldı. Mahkeme ‘işe dönme’ kararı vermesine rağmen; halkın kesesinden tazminat ödenerek tiyatrodan uzaklaştırıldı'' mesajı verdi.
Unutuldu mu sanıyor?
''Bütün bunlar Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü’nün marifet saydığı ve ısrarla peşine düştüğü işler. Onu suya götürüp susuz getirecek sanatçıların ekmeğiyle oynadı. Unutuldu mu sanıyor?'' diye soran Yücel Erten,
''İşte şimdi bu durumda bumerangın dönüp de ‘tonk!’ diye vurduğu yer, Üzümcü’nün kafası olmuyor mu?…
Cemil Tugay'ı töhmet altında bırakmıyor mu?
“Faşizmin en iyi bildiği şeydir sanatın ve sanat emekçisinin ekmeğiyle oynamak.” derken; kendi ağzıyla kendisini tarif eden bir tesbit yapmış olmuyor mu?…
Belki yine “Ben yapmadım, Belediye yaptı” diye tevil yoluna gitmek isteyecektir.
İyi ama o zaman da Büyükşehir Belediye Başkanı'nı faşizm töhmeti altında bırakmış olmuyor mu?…
Sizi bilmem dostlar, ben görkemli bir ‘tonk!’ sesini tâ İstanbul’dan duydum…
İnsana peynir, ekmek, şarap, akıl ve yürek gerek...'' hatırlatmasında bulundu.