İzmir Haberleri

Yazın serinleten kahve tuzağı: Serinletirken vücudu susuz bırakıyor!

Uzman Diyetisyen Büşra Nur Güngör, yaz aylarında sıkça tüketilen buzlu kahvelerin diüretik etkisi nedeniyle su ihtiyacını karşılamadığını ve aksine vücutta sıvı kaybına yol açtığını belirtti. Sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen su ve mineral dengesini korumak için içilen her bardak kahvenin yanında mutlaka aynı miktarda su tüketilmesi gerektiği vurgulandı.

Abone Ol

Yaz aylarında serinlemek için ardı ardına yudumlanan buzlu kahveler, aslında vücudun su rezervlerini sinsice tüketiyor. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzman Diyetisyeni Büşra Nur Güngör, popüler yaz içeceklerinin su ihtiyacını karşılamadığı gibi aşırı tüketimde tehlikeli sıvı kayıplarına yol açtığını açıkladı. Çözüm ise basit bir formülde saklı.

"Sıvı alıyoruz ama vücuda su girmiyor"

Kahvenin idrar söktürücü yani diüretik etkisi, özellikle yüksek sıcaklıklarda vücut dengesini doğrudan sarsıyor. Sıcak havalarda terleme yoluyla zaten ciddi miktarda su ve mineral kaybediyoruz. Soğuk kahveler bu kaybı telafi etmeye yetmiyor. Tam aksine, süreci hızlandırıyor. Uzman Diyetisyen Büşra Nur Güngör, bu kısır döngüyü kırmak için "birebir" kuralını öneriyor. Kural net. İçilen her bir bardak kahvenin yanına, mutlaka aynı büyüklükte bir bardak su eklemek gerekiyor. Ancak bu şekilde vücuttaki sıvı dengesi nötrlenebiliyor.

Günlük kafein sınırını aşmamak da hayati önem taşıyor. Sağlıklı bir yetişkin için güvenli sınır günlük 400 miligram. Bu da standart boyutlarda 3-4 fincana denk geliyor. Eğer büyük boy bardaklar tercih ediliyorsa, iki bardağı geçmemek şart. Rutininde kahve olmayıp yazın aniden buzlu kahve tüketimini artıranlar ise çok daha büyük risk altında.

Kimler risk grubunda?

Piyasadaki her soğuk kahve aynı masumiyette değil. Hazır paketli, aromalı şuruplarla ve yapay tatlandırıcılarla süslenen kahveler sağlık kategorisinin tamamen dışında kalıyor.

Hava sıcaklıklarının rekor kırdığı bu günlerde bazı grupların iki kat daha temkinli olması şart. Yaşlılar, hamileler, böbrek ve kalp yetmezliği olanlar ile tansiyon ve kemik erimesi hastaları için kafein sınırı yarı yarıya düşüyor. Bu kişilerin günlük 200 miligramı aşmaması gerekiyor. Metabolizma hızı kişiden kişiye değişiyor. Normal bir insanda kafein vücuttan 4-5 saatte atılırken, hamilelerde bu süre 15 saate kadar çıkabiliyor. Üstelik bu madde doğrudan bebeğe geçiyor ve henüz gelişmemiş bebek metabolizması kafeini işleyemiyor.

Susuzluk güneş çarpmasını tetikliyor

Vücut, aşırı sıcaklara karşı kendini soğutmak için terleme mekanizmasını devreye sokuyor. Suyla birlikte mineraller de uçup gidiyor. Hücreler susuz kaldığında ise devreye güneş çarpmaları giriyor. Hastanelerin acil servisleri bu aralar yoğun. Riskten kaçınmak için susama hissinin gelmesini beklemeden su içmek tek çare.

Uzmanlar ayrıca güneş ışınlarının dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça sokağa çıkılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Dışarı çıkılacaksa da koruyucu krem, şapka, gözlük ve açık renkli pamuklu kıyafetler cankurtaran rolü üstleniyor.